
İslami eğitim eksikliği sebebiyle Müslüman halkımız, İslam Dini’ni insan hayatını bütünüyle kuşatan bir hayat düzeni olarak algılayamamaktadır. Mesela, namaz kılmayı ve oruç tutmayı dini bir görev olarak görüyorsa da devletin uyguladığı faiz sistemine karşı çıkmayı bu görevden saymamakta ve verdiği vergilerin nerelerde harcandığından sorumlu tutulacağını idrak edememektedir. Bu da imanî bir eksikliktir.
Laik anayasal kurumlar olan Diyanet’in de ilahiyat fakültelerine sahip üniversitelerimizin de böyle bir meselesi yoktur. Devletin doğrudan ve dolaylı denetimleri, yasal baskısı ve yönlendirmesi altında bulunan tarikatlarımız, MÜSİAT, sanayi ve ticaret odaları gibi sivil örgütlerimiz de bilgi, bilinç ve amaç yoksunluğu içindedir.
Bunun içindir ki “Vergilerimizin Nerelere Harcandığını Araştırmak da İslâmî Görevimizdir” başlıklı makalemizi yayınlayarak uyarı görevimizi yapmaya çalıştık.
https: www.mirathaber.com/vergilerimizin-nerelere-harcandigini-arastirmak-da-islami-gorevimizdir
16,1 trilyon TL gelir öngörülü 2026 mali bütçesinde devletin borçları için ödeyeceği faiz gideri 2 trilyon 742 milyar TL’dir. Daha açık bir anlatımla aylık 225 milyar TL ve günlük 7.5 milyar TL.
2.7 trilyon TL, ülkemizde milli eğitime ayrılan bütçeden çok daha fazladır.
Özel sektörün ödeyeceği iç ve dış borç faizi ise bunun iki katıdır. Daha açık bir anlatımla kamu ve özel sektör aracılığı ile milletimizin ödediği günlük faiz 20 milyarı aşmaktadır.
İnsanlarımız fakirliğe mahkûm olmasın da ne olsun?
Devlet, borçlarını ve faizlerini ödeyemediğinden dolayı devamlı yeni borçlanmalara gidiyor.
Faiz ödemeleri için vergi oranları da yüksek. Halkımız kazandığının üçte birinden fazlasını vergi olarak ödüyor. Ama bu faizlere vergi mi dayanır? Dayanmıyor da. Vergiler faizler sebebiyle yüksektir.
Devlet, faizleri ana parasını geçen borçları için yeni borçlanmalara gidiyor.
Milletimiz bu faiz belasından ancak iktidarı, muhalefeti, sendikaları, özel sektörü ve sivil örgütleri ile mutabakat halinde yapılacak atılımlarla kurtulabilir. Bunun için özelde muhalefeti ve sendikaları uyarıcı özel yazılar yazdık:
https: www.mirathaber.com/chp-ye-faiz-ile-ilgili-cagrimdir/
https:www.mirathaber.com/142993-2/
Bu kangren olmuş faiz problemi, finans ekonomisi ve yalnızca yönetici kadroların değişmesi ile değil, ancak ve ancak sistemin değişmesi/değiştirilmesi ile çözülebilir. Buna yalnızca iktidar kadrosunun gücünün yetmeyeceği ortaya çıkmıştır. Kaldı ki faiz cezalandırılması gereken azim bir suç ve pek büyük bir günahtır. Bu konuda şu yazımıza bakılabilir:
https:www.mirathaber.com/kuran-ve-sunnet-hukukunda-faize-ve-faizcilere-ceza-var-midir/
Asıl ve daha da acı olan şudur: Milletçe faturasını ödemekte olduğumuz bu büyük bela ne muhalefetin ve ne de sivil örgütlerimizin gündemine gelmektedir. Dev şirketler faiz sebebiyle batarken TOBB bile umursamamaktadır.
Peygamberimizin açıklamasına göre “Teşhir, zina, eşcinsellik gibi cinsel nitelikli haramlar ve faiz bir toplumu Allah’ın cezası/azabına götürecek” ana suçlar günahlardır.
Böyle iken hıyanet ölçüsündeki gafletimiz derinleşerek devam etmektedir.
İslam ile ekonomik savaş ha? O zaman sonuçlarına da katlanacağız.
Sözü merhameti sınırsız olan Rabbimizin uyarısına bırakalım:
“Ey iman edenler! Allah’a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun; ve eğer Allah’a yürekten inanıp güveniyorsanız, faizden kaynaklanan kazançların tümünden vazgeçin! Şayet bunu yapmaz da faiz yemeye kalkarsanız, Allah’a ve Elçisi’ne karşı savaş açtığınızı ve buna karşılık Allah’ın da size savaş ilân ettiğini bilmiş olun. Fakat tövbe ederseniz, birikmiş faiz alacaklarınızdan vazgeçmeniz şartıyla, anamallarınız sizindir. Bu gibi konularda temel prensip şudur: Ne haksızlık edin, ne de haksızlığa uğrayın (Bakara 278,279).“
Allah ve Resulüne savaş açan bir sistem başarılı olur mu? Kalemine ve yüreğine sağlık sayın Hocam. Selam ve dua ile…
Ülkemizdeki DÜZEN ve SİSTEM sadece PARLEMENTERLERLE – BANKACILARA çalışıyor diye diye dilİmizde ot bitti, klavyemizin tuşları aşındı ! Maneviyatçı ve İmam-Hatip temelli 24 senelik iktidarımız zamanında Bankacılık Sektörü, Bankacılar kârları üstüne fevkalâde kâtlar katarak adeta İHYA oldular ve ALTIN DEVİRLERİNİ yaşadılar-yaşıyorlar ! Buna rağmen, bütün Diyaent ve İmam-Hatip Camiası başta olmak üzere, sahnedeki tarikatlardan İsmailAğa , Menzil ve Erenköy Tarikatları önde olmak üzere, tarikat ve cemaatlerinin prk çoğu ABD ve AB hayranı AKP^ye asla toz kondurmuyorlar ve halen desteklerini de asla esitgemiyorlar ! Şimdi bendeniz de herkese şı soruyu soruyroum ! Müslümanlar Allahımıza, Hesap Gününe ve Ahiret hayatının varlığına inanıyorlar mı dersiniz ?