
Kurban kesmek ibadettir.
Kur’ân-ı Kerim’in Saffat ve Bakara surelerinde Hz. İbrahim ve Musa kıssalarında kurbanın meşruiyetine işaret buyrulmakta, Kevser suresinde şanlı Peygamberimiz Hz. Muhammed’e (s.a.v.) kendisine özgü bir görev olarak kurban kesmesi emrolunmaktadır. Ayrıca Bakara ve Hac Surelerinde bazı şartlarda hac ibadetinin bir gereği olarak kurban kesilmesi de mecburileştirilmektedir.
Kur’ân’da Allah’ın şeairi, yani dininin saygı gösterilmesi gereken toplumsal bir göstergesi olarak sunulan kurbanın genelde bütün ümmetlere, özelde İslâm ümmetine yüklenilmiş bir görev olduğu da Hac suresinde şöylece buyurulmaktadır:
“Biz her ümmete, Allah’ın kendilerine rızık olarak verdiği kurban kesmeye uygun hayvanlardan kurban keserken O’nun adını zikretsinler diye kurban kesme ibadetini meşru kıldık. Sizin ilahınız tek bir ilahtır, O’na teslim olun. (Ey Peygamber!) Teslim olmuş o mütevazı kulları müjdele.”
Yukarıda sunulan bilgiler ve anlamı sunulan âyet, kurbanın tüm insanlık için meşrulaştırılmış bir şükür yolu ve İslâm Ümmeti’ne yüklenmiş bir ibadet görev olduğunu açıklamaktadır.