
Bu yazıda karşılaştırmak amacıyla aynı dönemlerde yaşamış aynı unvana sahip iki Lord Stanley’den bahsedeceğim.
Kuzey İngiltere’nin Manchester şehrinin biraz güneyindeki Alderley bölgesinin derebeyi ailesinden Lord Stanley 19. yüzyıl ortalarında ailesinin itirazlarına rağmen Kuran-ı Kerim’i okuyup genç yaşında İslamiyet’le şereflenmişti. İngilizlerin dünya politikasına, kağıt üzerinde Osmanlı vilayeti olan Endonezya Aceh’teki politikasına karşı mücadele göstermiş, kültürlü, derin, medeni bir Müslümandı.
Stanley, Türk dostuydu, Osmanlı ile yakındı. İslami konularda hizmet etti. Zarif ve entellektüel bir kişi olarak tanınan Lord Stanley, başka bir İngiliz olan Liverpool camii imamı, Abdülhamid II tarafından İngiltere Şeyhülislamı olarak atanan Abdullah Quillam ile vefatına kadar yakın dosttu. Kadir gecesi arefesinde kılınan cenaze namazına Osmanlı büyükelçisi de iştirak etmişti.
Aynı dönemlerde yaşamış bir başka Lord Stanley ise İslamiyet aleyhinde çalışmış, sömürgecilik için gayret etmiş Derby bölgesi derebeyiydi. Bu Lord Stanley, Hindistan’ın sömürüsüne ve İslamsızlaşmasına gayret etti.
İngilizler 18. yüzyıl sonunda ABD’den çekilip, tarih boyu bolluk diyarı bilinen, dünyanın en varlıklı bölgesi olan ve İslami hakim sınıfça yönetilen Hindistan’a dadanmış, işbirlikçiler ve hainler sayesinde buraya yerleşmişlerdi. Başta sömürgeciliği merkezden değil, şirketleri aracılığıyla yapıyorlardı. Doğu Hind Şirketi, bugünkü nüfusu iki milyar olan Güney Asya Altkıtasını sömürmek için kurulmuştu. Bugünkü Hindistan, Pakistan, Afganistan, Nepal, Sri Lanka, Bhutan, Maldivler ve Myanmar’a çöktüler.
Sömürü amaçlı şirketin İngiltereli yönetim kurulu ve icra kurulu üyeleri, Delhi’deki Timuri/Gürhani hanedanı da denilen Babüroğullarından idareyi aldıktan sonra Londra açısından bazı endişe verici emareler sergilemeye başladılar. Müslüman tarzı giyinmeleri, bazılarının İslamiyeti benimsemesi, yerel kültüre yakınlaşmaları, Hindistan’ı öne çıkaran fikirleri savunmaları, İngiltere başkentinde korku uyandıran, “yeni bir ABD bağımsız yapısı mı oluşuyor” sorusunu yaygınlaştırdı.
Bunun üzerine İngilizler bu şirketin-devletin yönetim kurulunu lağvetti, idareyi tam kontrolüne aldı, sembolik Babürlü tahtını sona erdirdi, Londra Whitehall’dan doğrudan idareyi başlattı. Bunların icrası için 1858’de genel vali konumuna bu ikinci bahsedilen Lord Stanley’i atadı. O da bin yıl Hindistan’daki üst tabakayı oluşturmuş Müslümanları ortadan kaldırmak için görev başına geldi.
1- HAKİM KADRO: Hindistan’ın İslamsızlaştırılması sürecinde eşzamanlı süreçler başlatıldı. Birincisi bir asır boyunca bölge Müslümanlarıyla içli dışlı olmuş Doğu Hind Şirketini, onun unsurlarını tamamen devre dışı bıraktı, kritik noktalara ırkçı, bölgeye tepeden bakan İngilizleri yerleştirdi.
2- DİL DEVRİMİ: İkincisi İslamiyetin bölgedeki temel hakimiyetini oluşturan İslamiyet kültürünü temel alan ortak Urdu dilini yok etme sürecini başlattı. Bizdeki dil devriminin bir öncülü olan Hind dil devrimi ile Urdu’nun Kuran alfabesi Sanskrit Devanagari alfabesiyle değiştirildi, Arapça-Farsça kelimeler atılıp Öz-Sanskrit kelimeler kondu, böylece oluşturulan bugünkü Hindi diliyle İslami hakimiyet bir derece zayıflatıldı.
3- SÖMÜRÜ DİNİ: Üçüncüsü Müslümanların karşısına tek bir güç oluşturmak için Hind Müşrikliğini tek bir din haline getirme projesi başlatıldı. Süreçleri hala devam eden, yekvücut bir Hinduluk dini oluşturma projesinin amacı o zamanlar en büyük dini grup olan Müslümanları azınlık haline getirmekti. Hint dinleri birbirine benzese ve Vedalara dayansa da her bölgenin, kast grubunun, guru cemaatinin ayrı putları, inanışları vardı. Birinin ilahı öbürünün şeytanıydı. Kuzey Hindistan Brahmin kastının inançları esas alındı. Buna karşı çıkan dini isyanlar bastırıldı. Başta Budizm, Jainizm bile bu Hinduizm dinine eklendiyse de sonradan çıkartıldı. Bugün milyarı aşkın üyesiyle İslam düşmanı konumda bir Hinduizm yekvücut dini oluşturuldu. Normalde birkaç yüzyıl daha devam etse diğer yerlerdeki gibi tamamen İslamlaşacak dağıtık Hind müşrikliği, İslam’ı ana hasım gören kalıp bir dine dönüştürüldü.
4- SÖMÜRÜ EĞİTİMİ: Dördüncüsü, Hindi dili konuşup yeni Hindu dininin üst sınıfı Brahmin kastından kesimlere en ileri İngiliz eğitimi sunuldu. O zamanlara kadar Müslümanların tekelinde olan bürokrasi onlara verildi. Yine Hindulardan ve Sihlerden çocuklara ileri askeri eğitimler verildi, subay yapıldı, askeri kadroları güçlendirildi. Bu okullarda kuvvetle Darwinizm ögretildi, Hind-Avrupa dil teorisi ve Arya ırkı kuramları enjekte edildi. Bu üst Hindu kesimine kendilerinin pis yerlilerle karışmış asil Arya ırkı oldukları, Avrupalılara hizmetin doğalarında olduğu anlatıldı.
Bir yandan hidayete erip iyilik peşinde koşan Müslüman Lord Stanley, öte yandan İslamiyetle çok derin bir strateji dahilinde hala etkisi devam eden bir savaş yürütmüş Lord Stanley. Bir kavmin, bir hakim sınıfın iki yüzü.