İnsan, giyinmek, beslenmek ve barınmak zorunda olan bir varlıktır. Ancak insanoğlu, bu ihtiyaçlarını her zaman tabiatta hazır halde bulamaz, dolayısıyla da çalışmak, üretmek ve ürettiği şeyleri de pazarlamak zorundadır. Bu sebeple insanoğlunun, toplum halinde yaşamaya başladığı andan itibaren aralarında iş bölümü yaptığı da bilinmektedir. Nitekim Kur’an’ın verdiği bir bilgiden ilk...
Zorunlu ve istisnai şartların bir gereği olarak ortaya çıkan özel cinsel eğitim anlayışı ve uygulaması, özel olarak korunması ve saygı gösterilmesi gereken mahremiyetin ve özel hayatın sınırlarını da zorlamaktadır. İşte bu sebepten dolayı da birçok ailenin yanında eğitimciler de, konunun gündeme getirilmesi durumunda tedirgin ve çekingen bir tavır takınmakta ve...
EŞİT VATANDAŞLIK MI? “Eşit vatandaşlık” denilen kavram, aslında öyle kolayca dillendirilecek bir kavram değildir. Doğrusundan başlayarak konuya yaklaşmalı ve onun gerçekten yeterli olup olmadığını değerlendirmeliyiz. Rabbü’l Âlemin ayet-i kerimede buyuruyor ki: “Biz Müslümanlarla mücrimleri bir tutar mıyız?” Yani şunu anlamalıyız: Salt eşitlik adalet değildir, hakkaniyet değildir. İnsanların çapına, kişiliğine, kimliğine...
HIRSIZLIĞIN BİR BAŞKA TÜRÜ: ZAMANI ÇALMAK Yüce Rabbimizin, “Bir işi bitirince diğerine başla” emri gereği, zihnen yorulduğumda dinlenmek için farklı konularda yazılan kitaplardan dikkatimi çekeni alıp okuma alışkanlığımı, ara sıra da olsa devam ettiriyorum. Kitaplarıma göz gezdirirken merhum Nurettin Topçu’nun “Amerikan Mektupları” isimli kitabı dikkatimi çekti ve onu alıp okumaya...
KOSTÜM DEĞİL, KİMLİK DEĞİŞİMİ Bir çocuğun cadılar bayramı kostümü giymesiyle başlayan öykü, aslında bir toplumun kimlik yorgunluğunu anlatıyor. Dinle adetin karıştığı bir çağda, özümüze dönebilecek miyiz? Geçtiğimiz yıl Millî Eğitim Bakanlığı, okullarda millî ve kültürel değerlere aykırı günlerin kutlanmasını yasaklamıştı. Oysa bu karar gelmeden önce, yılbaşı kutlamalarından cadılar bayramına kadar...
Ülkemizde yapılan seçimlerde en sık kulanılan kelimelerden biri sanırım ‘müşahit’oldu. Sözlüklerde ‘gözlemci’ anlamıyla kullanıldığı görülen kelimenin kökeni Arapça olup şahit, şehadet, şehit kelimeleriyle de aynı kökten gelmektedir. Niyetim bir seçim yazısı yazmak değildir elbette. Tuşlara takılan bir kelime olarak müşahitin çağrıştırdıkları üzerinde durmak istiyorum. Hayatta neleri gözlemlemekteyiz? Nelerin müşahidi...