islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
48,9821
EURO
55,7624
ALTIN
6.570,31
BIST
12.899,35
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Hafif Yağmurlu
20°C
İstanbul
20°C
Hafif Yağmurlu
Salı Yağmurlu
19°C
Çarşamba Çok Bulutlu
21°C
Perşembe Hafif Yağmurlu
20°C
Cuma Hafif Yağmurlu
19°C

Eyüp Sultan’ın Gölgesinde Pierre Loti: İstanbul’un Hafızası Kimin?

Eyüp Sultan’ın Gölgesinde Pierre Loti: İstanbul’un Hafızası Kimin?
A+
A-

Eyüp Sultan’ın Gölgesinde Pierre Loti: İstanbul’un Hafızası Kimin?

İstanbul sadece taş ve topraktan, camilerden, saraylardan ve köprülerden ibaret değildir.

İstanbul aynı zamanda bir medeniyet hafızasıdır.

Bu şehirde hangi sokağın, hangi meydanın, hangi tepenin hangi isimle anıldığı bile bize kim olduğumuzu anlatır.

İşte bu yüzden Eyüp’teki bir tepenin yıllardır “Pierre Loti Tepesi” olarak anılması üzerinde yeniden düşünmek gerekiyor.

Çünkü burası sıradan bir İstanbul manzarası değildir.

Burası, Hz. Peygamber’in hicretinden sonra kendisini evinde misafir eden büyük sahâbî Ebû Eyyûb el-Ensârî‘nin, yani Hâlid b. Zeyd b. Küleyb el-Ensârî’nin makamının bulunduğu Eyüp Sultan’ın hemen yanı başıdır.

Bir tarafta Mihmandâr-ı Nebî Eyüp Sultan…

Diğer tarafta onun bulunduğu semte hâkim tepede Pierre Loti ismi…

İnsan ister istemez soruyor:

Neden?

Pierre Loti kimdi?

Pierre Loti, gerçek adıyla Louis Marie Julien Viaud, Fransız deniz subayı ve yazardı.

İstanbul’a gelen, Eyüp’te vakit geçiren ve Haliç manzarasından etkilenen Loti, İstanbul’u eserlerine de taşıdı.

Ancak bugün tartışmamız gereken, onun İstanbul’u sevip sevmediğinden çok daha önemli bir mesele var:

Bir yabancı yazarın ismi neden Eyüp Sultan gibi İslam tarihi açısından son derece önemli bir bölgenin sembolü hâline getirilmiştir?

Üstelik Pierre Loti‘nin özel hayatı ve cinsel kimliği de akademik biyografi çalışmalarında tartışılan konular arasındadır. Bu husus, onun tarihî şahsiyet olarak değerlendirilmesinde göz ardı edilmesi gereken bir ayrıntı değildir.

Fakat meselenin özü yine de burada değildir.

Asıl mesele medeniyet hafızasıdır.

Bu tepenin adı eskiden neydi?

Burada dikkat çekici bir başka ayrıntı daha var.

2012 yılında dönemin Bitlis Milletvekili Vahit Kiler, Pierre Loti Tepesi’nin adının yeniden İdris-i Bitlisi Tepesi olarak değiştirilmesini istedi ve tepenin geçmişte bu isimle anıldığını ifade etti.

Yani bugün üzerinde Pierre Loti ismini taşıyan tepenin, İstanbul’un ve Osmanlı tarihinin kendi hafızasına ait bir isimle anıldığı dönemler de vardı.

Peki neden bugün hâlâ Pierre Loti?

İşte asıl soru burada başlıyor.

Eyüp Sultan ve İslam medeniyetinin hafızası

Eyüp Sultan, Müslümanların İstanbul’daki en önemli manevî merkezlerinden biridir.

Burada, Hz. Peygamber’in mihmandarı Ebû Eyyûb el-Ensârî’nin makamı bulunmaktadır.

Dolayısıyla burası sadece bir semt değildir.

İslam tarihinin İstanbul’daki canlı hafızasıdır.

Böyle bir yerde şehir hafızasına kazınacak isimlerin belirlenmesi yapılırken, önceliğin bu toprakların kendi tarihî ve manevî şahsiyetlerine verilmesi neden yanlış olsun?

Neden İdris-i Bitlisi olmasın?

Neden Eyüp Sultan Tepesi olmasın?

Neden bu bölgenin İslamî kimliğini ve tarihî karakterini yansıtan başka bir isim olmasın?

Bu soruları sormak kimseye düşmanlık etmek değildir.

Bu, kendi tarihimize sahip çıkmaktır.

Mesele Batı’yı reddetmek değil

Biz Batı’nın edebiyatını okuyabiliriz.

Bilimini öğrenebiliriz.

Sanatını inceleyebiliriz.

Teknolojisinden faydalanabiliriz.

Fakat başka bir medeniyeti tanımak, kendi medeniyetimizi unutmayı gerektirmez.

Batı kendi kültürünü, tarihini ve şehir hafızasını koruyorsa bizim de kendi değerlerimizi korumaya hakkımız var.

Bizim de kendi âlimlerimizi, tarihçilerimizi, devlet adamlarımızı, sanatçılarımızı ve manevî şahsiyetlerimizi şehirlerimizde yaşatmaya hakkımız var.

Çünkü mesele Pierre Loti’nin şahsına düşmanlık etmek değildir.

Mesele, Eyüp Sultan’ın gölgesinde neden hâlâ bir yabancının ismini taşıyan tepe bulunduğunu sorgulamaktır.

İstanbul kendi hafızasına dönmeli

Pierre Loti İstanbul’a gelmiş olabilir.

Eyüp’te bulunmuş olabilir.

Haliç’e hayran kalmış olabilir.

Bunların hepsi tarihimizin bir parçasıdır.

Fakat bir insanın İstanbul’a hayranlık duyması, onun adının Eyüp Sultan’ın yanı başındaki bir tepeye verilmesini zorunlu kılmaz.

İstanbul’un kendi isimleri var.

Kendi kahramanları var.

Kendi âlimleri var.

Kendi medeniyet mirası var.

Ve belki artık yapılması gereken, geçmişle kavga etmek değil;

İstanbul’un kendi hafızasını yeniden hatırlamaktır.

Batı kendi kültürünü yaşatırken, bizim de İslam medeniyetimizi, örfümüzü, tarihimizi ve şehirlerimizin ruhunu yaşatmaya hakkımız var.

Çünkü kendi hafızasını kaybeden bir millet, başkasının hafızasında yaşamaya mahkûm olur.

Eyüp Sultan’ın yanı başındaki tepenin adı da belki artık bu gözle yeniden düşünülmelidir.

İSLAMİ HABER “MİRAT”

YOUTUBE

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.