
Kur’an, bütün insanlar ve bütün zamanlar için kurtuluş ve hidâyet rehberidir, kılavuzdur, yol göstericidir. İnsanlara hayatları boyunca takip etmeleri gereken esasları, yasaları gösteren ve onları teşvik eden bir kitaptır.
Kur’an, insanları doğru yola iletir, Allah’ın rızasına ulaştırır, bu dünyada kalben huzurlu olmayı sağlar, âhiret mutluluğunu kazandırır. Sağlıklı bir kişiliği, huzurlu bir toplumun nasıl kurulacağını öğretir.
Kur’an bu özelliğini farklı formlarda beyan ediyor. Şöyle ki:
– Kur’an, önceden gelen ilâhî kitapları doğrulayıcı olarak, kıyâmete kadar gelecek olan her kesimden, her kültürden insan için rehberdir, onlara doğru yolu gösterir. (Bakara 2/185)
– O, Rabbine teslim olup, O’na hakkıyla kulluk yapmak isteyen, O’na ulaşmak için yollar arayan müslümanlara kılavuzluk eder, onlara esenlik ve Cennet yollarını gösterir. (Mâide 5/15-16. Nahl 16/89. A’raf 7/52)
– Kur’an, müminler, muhsinler (iyi davrananlar) ve bütün insanlar için bir hidâyet rehberi ve rahmettir. (Neml 27/76-77. Nisâ/174-175. Bakara/97, 185. A’raf/203. Yûnus 10/37, 57. Secde 32/2. Yâsîn 36/5. Lokman 31/2)
O, Allah’a karşı sorumluluk bilinci duyan, kulluk görevlerinin farkında olan kimselere kılavuzdur. (Âli İmran 3/138. Bekara 2/2)
– Kur’an, Rabbine teslim olup, O’na hakkıyla kulluk yapmak isteyen, O’na ulaşmak için yollar arayan müslümanlara kılavuzluk eder.
“… Ayrıca bu Kitab’ı da sana, her şey için bir açıklama, bir hidâyet ve rahmet kaynağı ve müslümanlar için bir müjde olarak inzâl ettik.” (Nahl 16/89)
– Kur’an, kesin olarak inanan, imanını günahlarla kirletmeyen kimseler için yol göstericidir.
“Bu (Kur’an), insanlar için basiret nûrları, kesin olarak inanan bir toplum için hidâyet ve rahmettir.” (Câsiye 45/20)
Kur’an bütün zamanlar ve mekanlar için bir ışık (nûr), aydınlatıcı ve bir kurtuluş reçetesidir.
“Elif Lâm Râ. Bu Kur’an, Rablerinin izniyle insanları karanlıklardan aydınlığa, mutlak güç sahibi ve övgüye lâyık, göklerdeki ve yerdeki her şey kendisine ait olan Allah’ın yoluna çıkarman için sana indirdiğimiz bir kitaptır…” (İbrahim 14/1-2)
“Ey ehl-i kitap!… Gerçekten size Allah’tan bir Nûr, apaçık bir Kitap geldi. Rızasını arayanı Allah onunla kurtuluş yollarına götürür ve onları iradesiyle karanlıklardan aydınlığa çıkarır, dosdoğru bir yola iletir.” (Mâide 5/14-15)
Kur’an, müslümanlar için bir huzur (sükûnet) kaynağıdır. Müslümanların kalpleri onunla doyar, gözleri onunla aydınlanır, onunla güçlenirler, onunla teselli olurlar.
Kur’an, manevi hastalıkların, kalp paslarının, sapıklık marazlarının, günah takıntılarının, vesvese sapmalarının, bunalımların şifasıdır.
Kim Kur’an’a yaklaşırsa, kim onun davetine uyarsa, kim onun ölçüleriyle hareket ederse; onun için ilaç olur, ona şifa verir, onun manevi hastalıklarını tedavi eder.
Kim ondan yüz çevirirse, kim onun ölçülerini reddederse o da sapıtır, zarara uğrar, aklı ve yüreği manen hasta olur.
“Ey insanlar! Size Rabbinizden bir öğüt, gönüllerdekine bir şifa, mü’minler için bir hidâyet ve rahmet gelmiştir…” (Yûnus 10/57-58)
“Biz, Kur’an’dan öyle bir şey indiriyoruz ki o, mü’minler için şifa ve rahmettir; zalimlerin ise yalnızca ziyanını artırır.” (İsrâ 17/82. Bir benzeri: Fussilet 41/44)
Kur’an’ın içindekiler, haberleri, hükümleri, müjde ve uyarıları insanlık için rahmettir. Daha doğrusu Allah’ın Rahman sıfatının sonucudur.
“Gerçekten onlara, inanan bir toplum için yol gösterici ve rahmet olarak, ilim üzere açıkladığımız bir Kitap getirdik.” (A’raf 7/52)
“… Bu (Kur’an), Rabbinizden gelen basiretlerdir (kalp gözlerini açan beyanlardır). İman eden bir kavim için hidâyet ve rahmettir.” (A’raf 7/203)
“Biz bu Kitab’ı sana sırf hakkında ihtilafa düştükleri şeyi insanlara açıklayasın ve iman eden bir topluma da hidâyet ve rahmet olsun diye indirdik.” (Nahl 16/64)
“Kendilerine okunmakta olan Kitab’ı sana indirmemiz onlara yetmemiş mi? Elbette iman eden bir kavim için onda rahmet ve ibret vardır.” (Ankebût 29/51. Ayrıca bkz: Yûsuf 12/111)
Kur’an, akleden insanlar için bir öğüt ve hatırlatmadır.
Kur’an’ın isimlerinden biri de ‘ez-Zikr’ veya el-Tezkira’dır. Yani hatırlatan, öğüt veren ve uyarandır.
“İşte bu (anlatılan âyetler), şüphesiz bir öğüttür (tezkira’dır). Artık kim dilerse Rabbine (varan) bir yol tutar.” (Müzemmil 73/19)
“Asla (düşündükleri gibi değil)! Bilsinler ki bu, gerçekten bir ikazdır (tezkira’dır)! Dileyen ondan (düşünüp) öğüt alır.” (Müdessir 74/54-55)
Kur’an, bütün insanlar; “Ey insanlar! Size Rabbinizden bir öğüt (mev’iza), gönüllerdekine bir şifa, müminler için bir hidâyet ve rahmet gelmiştir.” (Yûnus 10/57. Ayrıca bkz: Zümer 39/27. İbrahim 14/52)
âlemler; “İşte o peygamberler Allah’ın hidâyet ettiği kimselerdir. Sen de onların yoluna uy. De ki: Ben buna (peygamberlik görevime) karşılık sizden bir ücret istemiyorum.
Bu (Kur’an) âlemler için ancak bir öğüttür (zikrâ’dır).” (En’am 6/90. Ayrıca bak. Yûsuf 12/103-104. Sâd 38/86-87)
mü’minler; “(Bu), kendisiyle insanları uyarman, inananlara öğüt (zikrâ) vermen için sana indirilen bir kitaptır. Artık bu hususta kalbinde bir şüphe olmasın.” (A’raf 7/2. Ayrıca bkz: Zariyât 51/55. Bakara 2/221, 231. Âli İmran 3/118-120)
muttakiler; “Doğrusu o (Kur’an), takva sahipleri için bir öğüttür (tezkiradır).” (Hâkka 69/48)
“Andolsun ki biz size (gerekeni) açık açık bildiren ayetler, sizden önce yaşayıp gitmiş olanlardan örnekler ve takvaya ulaşmış kimseler için öğütler (mev’iza) indirdik.” (Nûr 24/34. Ayrıca bkz: Tâhâ 20/1-3. Âli İmran 3/138-139. Kâf 51/45)
diri olanlar; “(Bu Kur’an) Ataları uyarılmamış, bu yüzden kendileri de gaflet içinde kalmış bir toplumu uyarman için (li-tünzira) indirilmiştir.” (Yâsîn 36/6)
“Biz ona (Peygamber’e) şiir öğretmedik. Zaten ona yaraşmazdı da. Onun söyledikleri, ancak Allah’tan gelmiş bir öğüt (zikir) ve apaçık bir Kur’an’dır.
Diri olanları uyarsın ve kafirler cezayı hak etsinler diye.” (Yâsîn 36/69-70. Ayrıca bkz: En’am 6/155-157) için öğüt ve mev’ızadır, hatırlatma ve uyarıdır.
Kur’an, kötü insanları, zalimleri, inadına inkâr edenleri, üstelik Tevhid diniyle savaşanları kötü sonuçlarla, Cehennem cezasıyla uyarıyor, hatta onları tehdid ediyor.
Buna karşın iman edip sâlih amel işleyenleri ise güzel sonuçlarla, ilahî ödüllerle, sonsuz kurtuluş ve Cennetle müjdeliyor.
“(Kur’an) Rahman ve Rahîm olan Allah katından indirilmiştir. (Bu,) bilen bir kavim için, âyetleri Arapça okunarak açıklanmış bir kitaptır.
Bu kitap müjdeleyici ve uyarıcıdır (beşir ve nezîrdir). Fakat onların çoğu yüz çevirdi. Artık dinlemezler.” (Fussilet 41/2-4)
“Biz onu böylece Arapça bir Kur’an olarak indirdik ve onda ikazları tekrar tekrar açıkladık. Umulur ki onlar (bu sayede günahtan) korunurlar; yahut da o (Kur’an) kendileri için bir ibret/hatırlatma (zikir) ortaya koyar.” (Tâ-hâ 20/113)
Zuhruf Sûresi 44.ayet için özel bir yazı hazırlamalısın. Kıyamet günü hesabın Kur’ani Kerimden olacağı bilinmelidir.