islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
49,3672
EURO
55,2356
ALTIN
6.653,51
BIST
12.150,67
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Yağmurlu
19°C
İstanbul
19°C
Yağmurlu
Çarşamba Yağmurlu
20°C
Perşembe Hafif Yağmurlu
16°C
Cuma Yağmurlu
14°C
Cumartesi Yağmurlu
14°C

FON DARBESİ, İSLAM DÜŞMANLARININ ELİNE FIRSAT VERDİ

FON DARBESİ, İSLAM DÜŞMANLARININ ELİNE FIRSAT VERDİ
13/10/2026 10:08
A+
A-

FON DARBESİ, İSLAM DÜŞMANLARININ ELİNE FIRSAT VERDİ

Türkiye’de Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesi her zaman problem çıkarılmıştır. Şu anda 2028 Cumhurbaşkanlığı seçimi atmosferine girilmiş durumda. Daha önceleri de olduğu gibi Sayın Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı olmasının önünü kesmek için perde gerisinden oyunlar tuzaklanmaktadır.

Türkiye’de kavgasız Cumhurbaşkanlığı seçimi olmamıştır. Tüm cumhurbaşkanlığı seçimleri askeri vesayetin gölgesinde yapılıyordu. İnönü bile o günkü Genel Kurmay Başkanı Fevzi Çakmak’ın desteği ile Cumhurbaşkanı olabilmişti. Ali Fuat Başgil Cumhurbaşkanı adayı olduğunda askerler onu engellemişti. Merhum Turgut Özal bu geleneği bozdu. Askerî vesayeti delen ilk sivil Cumhurbaşkanı olmuştu. Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanı seçilmesi öncesi, Yargıtay eski başsavcısı kart laik Sabih Kanadoğlu’nun ortaya attığı; “Mecliste toplantı yeter sayısı için 367 oy gerekir” garabeti yaşandı. Ülke genel seçime gitti ve Cumhurbaşkanlığı seçimi bir süre ertelendi. 2014 yılında Sayın Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı adaylığından bir yıl önce/2013 yılında Gezi olayları başlatıldı. Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı olmaması için Türkiye genelinde mitingler düzenlendi. Araçlara ve kamu mallarına zararlar verildi. Fetö terör örgütü 17 ve 25 Aralık 2013 kumpasını gerçekleştirdi.

2014’de Erdoğan %52 oyla Cumhurbaşkanı seçildikten sonra da onu yıpratmak için Güney Doğuda terörü körüklediler. Hendek olaylarını gerçekleştirdiler ve darbeye zemin hazırladılar. Çünkü Erdoğan’ı istemeyen küresel güçler böyle istiyordu. Sonunda 15 Temmuz 2016’da Fetö terör örgütü eliyle darbeye teşebbüs ettiler.

2018 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde de ekonomik darbe girişiminde bulundular. Dönemin ABD Başkanı yine Trump idi ve “Türk lirasının güçlü ABD dolarının karşısında eridiğini göreceksiniz” demişti. 2023 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde de ABD Başkanı Joe Bidon; “Bu kez darbe yaparak değil, muhalefeti destekleyerek Erdoğan’dan Suriye’de yaptıklarının hesabını soracağız” dedi. Çünkü Erdoğan onların Orta doğudaki makro politikalarını başarısız kılmıştı.

Şimdi önümüzde 2028 Cumhurbaşkanlığı seçimleri var. Şimdiden, tıpkı 2014 seçimlerinde olduğu gibi bazı olayların alt yapısı hazırlanıyor. Ekonomi ve iktidar yanlılarının fon vurgunları bahane edilerek Erdoğan’ın yıpratılıp adaylığına engel olmak istenmektedir.

Gırtlağına kadar yolsuzluğa bulaşmış, mahkemede her gün bir pisliği daha ortaya çıkan, güya Cumhurbaşkanı adayları olan Ekrem’i pîrü pâk ilan ederek Erdoğan’a yüklenmekteler. Yalan ve iftiralarla “Çamur at izi kalsın” seviyesizliği ile Bakan Mahinur Özdemir Göktaş ve Ömer Bolat ile ilgili yalan haber ortaya atarak bu işi kızıştırmaktalar. Yeni parti İzmir Milletvekili Ümit Özlale denen herif, Mahinur Göktaş’ın babası ve Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın fon vurgunu yaptıklarını ortaya attı. Adı geçen Hasan Özdemir’in, Bakan Göktaş’ın babası Hasan Özdemir olmadığı, 66 yaşında Bartınlı bir vatandaş olduğu, babasının ise Konya nüfusuna kayıtlı bulunduğu ortaya çıkıp Ümit Özlale’nin yalan ve iftirası faş olduğu halde özür dilemeyip pişkin pişkin siyaset yapması, o zihniyetin cibilliyetini gösterir.

Selanik’ten geldiğini ve jön Türklerin devamı olduğunu söyleyen, amip gibi CHP’den bölünen Özgür’ün partisinin zihniyeti budur. Onlar, “Din düşmanlığının kalıcı ve kurumsal hali” ve “Türk’e dinini, dilini ve özünü kaybettirmeye memur bir katliam müessesesi” olan CHP’nin bir versiyonudur. Fon darbesini fırsata dönüştürerek akıllarınca Sayın Erdoğan’ı yıpratıp Cumhurbaşkanı olmasının önünü kesecekler.

Neden toplumlar böyle ciğeri beş para etmez adamları seçer? Kur’an ölçeğinde olayı değerlendirecek olursak: Yüce Allah Enfal suresinde: “Ey iman edenler! Eğer Allah’tan sakınırsanız, O, size iyiyi kötüden ayıracak bir kabiliyet/furkan verir; günahlarınızı örter ve sizi bağışlar.” (8/Enfal:29) buyuruyor. Bu ayetin açılımı şudur: “Ey iman edenler! Allah’a karşı kulluk sorumluluğunuzu hakkıyla yerine getirir ve yolunuzu Allah’ın kitabıyla bulmaya çalışırsanız, O size hakkı batıldan ayırmaya yarayan bir ölçü, yani ahlakî ve manevî planda değerlendirme yeteneği/furkan verecek ve kötülüklerinizi silip örtecek, sizi bağışlayacaktır. Çünkü Allah, bağış ve cömertliğinde sınırı olmayandır.”  

İşte ayette “ittika” olarak geçen ve bunun anlamını; “Allah’a karşı kulluk sorumluluğunu hakkıyla yerine getirmek” olarak ifade ettiğimiz “Takva”, bozulduğu zaman insanın değer yargıları tersine döner. Takva da ancak ilim, amel ve ihlas ile kazanılabilir. İyiyi kötüden, doğruyu yanlıştan, güzeli çirkinden ayırt edebilme melekesine “basiret” de denir. Basiretle ilim ve Allah’a kulluk doğru orantılıdır. Basiretini kaybeden kişi, güvenilir kimseyi güvensiz, hain kimseyi güvenilir; yalancı ve sahtekârı dürüst, dürüst ve doğru kimseyi de yalancı sayar. Bu, tam anlamıyla manevi körlüktür.

Eğer insanlar, hadisi şerifte “Ruveybida” diye tabir edilen, değersiz, kişiliksiz, şahsiyetsiz, cahil, ciğeri beş para etmez, hain, hırsız, yalancı, namussuz, düzenbaz, aciz, sefih, fâsık ve karakteri bozuk adamları seçiyorlarsa, “Allah korkusu” inancını kaybetmiş olmalarındandır. “Takva” dediğimiz bu değeri kaybedenler, beraberinde “Furkan” dediğimiz “İyiyi kötüden, hakkı batıldan ayırt etme” melekesini de kaybedeceği için ayak takımı seviyesine düşecektir. Ayak takımı da kendi gibi ayak takımlarını söz sahibi edecektir.

Böylelikle o toplum, belasını kendi eliyle başına getirmiş olur.  Bu bela artık, diğer belaları çeker ve o toplumun âdeta kıyameti kopar. Böyle bir toplumda mal, can, ırz, din ve akıl emniyeti kalmaz. Onun için Rasûlullah (sav); “Emanet zayi edildiğinde kıyameti bekle!” buyurmuştur. Sahabe, “Emanetin zayi edilmesi nasıl olur ya Rasûlallah?” diye sorunca, “Emanet, ehli olmayana verildiğinde kıyameti bekle!” diye cevap vermişlerdir. (Buhari, İlim, 2 (59).

Devleti; Adalet, Liyakat ve Emanet esasları ayakta tutar. Hayat Kitabımızda Yüce Rabbimiz: “Allah size, mutlaka emanetleri ehil olanlara vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder.” (4/Nisa:58) buyurmaktadır.

Kendinde olan güzel hasletleri değiştiren, değer yargılarını tersine döndüren, iyi ve kötüyü yanlış algılayan, kısaca furkanını kaybeden bir toplum, “hak”tan uzaklaşır, hevâ ve hevesini ilahlaştırır.

Rasûlullah’ın, bir hadislerinde belirttiği “Ruveybida Adam”; seviyesiz, bilgisiz, aciz, fâsık, sefih, yalancı, değerlerini kaybetmiş, ferasetsiz ve ayak takımı tarafından “dürüst”(!) diye ilan edilmiş şahsiyetsizlerdir. Ona destek verenler de mürekkep yalamış veya yalamamış, ünlü veya ünsüz, unvanlı veya unvansız ayak takımıdır.

İşte bugün toplum olarak içerisinde bulunduğumuz hâli pür melâlimizin gerçek sebebi budur. Değersiz, kişiliksiz, şahsiyetsiz, cahil, ciğeri beş para etmez, hain, hırsız, yalancı, namussuz, düzenbaz, aciz, sefih, fâsık ve karakteri bozuk adamlar, yönetime talip olup halkın başına geçmek için her türlü yalan, iftira ve kumpasa baş vurmaktadırlar. Yalancı, hırsız, ırz düşmanı adamları doğru, doğru adamları da yalancı; hain adamları güvenilir, güvenilir adamları da hain ilan etmektedirler.  

Ne diyelim? “Nasıl iseniz, öyle yönetilirsiniz.”  Necasetten terazinin de tezekten gramı oluyor işte… Teemmül oluna!

Musab Seyithan

Yazarımızın Diğer Yazılarını Okumak İçin Lütfen Bu Linki Ziyaret Ediniz.

Mirat Haber – YouTube 

 

Yorumlar
  1. Sancak dedi ki:

    Yazının başlığında FON var,ama içeriğinde fonlardan hortumlanan paralar ve kişilerle ilgili tek cümle yok.sanki aslında öyle bir talan da yok..bu fon mevzusu dış güçler ve içerideki hainlerin bir komplosu