İSLAM’IN LAİKLİĞE İTİRAZI İslam’ın laikliğe yönelik itirazı, çoğu zaman yanlış anlaşılmaktadır. Bu itiraz, belirli bir siyasi partiye, bir toplumsal kesime veya herhangi bir millete karşı geliştirilmiş bir tepki değildir. Aynı şekilde mesele, sadece anayasalarda geçen bir kelimeye duyulan rahatsızlık da değildir. İslam’ın itirazı, çok daha temel bir noktada başlar: Hayatın...
LAİKLİK KALKARSA NE OLUR? “Laiklik kalkarsa ne olur?” sorusu, son yıllarda Türkiye’de en çok tartışılan başlıklardan biri hâline gelmiştir. Kimi insanlar böyle bir değişikliğin özgürlükleri ortadan kaldıracağını düşünürken, kimi insanlar ise bunun toplumun inançlarıyla daha uyumlu bir düzenin önünü açacağını savunmaktadır. Ancak meseleye İslami açıdan bakıldığında sorulması gereken ilk soru...
Vahiy Penceresi Adaletin En Zor İmtihanı “Ey iman edenler! Kendinizin veya anne babanızın ve akrabanızın aleyhine bile olsa adaleti ayakta tutun, Allah için şahitlik eden kimseler olun. (İnsanlar) zengin olsunlar, yoksul olsunlar Allah onlara sizden daha yakındır. Öyleyse siz hislerinize uyup adaletten ayrılmayın. Eğer adaletten sapar veya üzerinize düşeni yapmaktan...
Devlet Teşkilâtında Ehliyet ve Liyakat Giriş İnsan, tek başına hayatını idame ettirebilecek bir varlık değildir. Aile ile başlayan, mahalle ve şehir ile genişleyen içtimaî hayat, nihayet devlet adı verilen büyük nizam içinde istikrar bulur. Devlet ise sadece sınırları muhafaza eden, vergi toplayan yahut kanun vazeden kuru bir teşekkül değildir. O;...
ADALET KAVRAMI VE SİYASETE YANSIMALARI Adalet, bir şeyi layık olduğu yere koymaktır. Uluhiyet ve Rububiyeti Allah Teâlâ’ya tahsis etmek, ubudiyeti/kulluğu insana has kılmak, Allah’tan başkasına ibadet etmemek, O’na hiçbir varlığı şirk koşmamak adalettir. İtikatta, amelde ve ahlakta orta yolu tutmak, tevhid üzerine olmaktır. Mücerret rey yerine Kur’an ve sünnetin hükmüne...
UZUN SÜRE İKTİDAR KALANLARIN HAZİN SONU Siyaset bilimi ve devlet idaresi bakımından görülmektedir ki, uzun süreli iktidarlar, çoğu zaman zirvede değil, zirvenin ardından gelen yorgunluk döneminde zorlanırlar. Bu durum yalnızca padişahlar için değil, modern devletler, siyasi partiler ve hatta büyük şirketler için de geçerlidir. Çünkü iktidarın en büyük düşmanı muhalefet...
HİCRET DEVAM EDİYOR Mekke’yi terk ederken Hz. Peygamber (s.a.v.), kendisine öğretilen şu hicret duasını okumuştur: “وَقُل رَّبِّ أَدْخِلْنِي مُدْخَلَ صِدْقٍ وَأَخْرِجْنِي مُخْرَجَ صِدْقٍ وَاجْعَل لِّي مِن لَّدُنكَ سُلْطَانًا نَّصِيرًا” “(Medine’ye gitmek için yola çıktığın andan itibaren Rabb’ine el açıp yalvararak) de ki: “Ey Yüce Rabb’im; gireceğim (Medine dâhil her) yere esenlik ve...
ΙΙ. ABDÜLHAMİD’İN TRAJİK PARADOKSU Tarih, sadece geçmişin bir dökümü değil, bugünün aynası, yarının tasavvurudur. Yakın tarihimiz ise ibret nazarıyla bakıldığında, devletlerin ve liderlerin mukadderatına dair en yalın hakikatleri fısıldayan terbiye edici bir öğretmendir. Bu öğretmenin en çarpıcı derslerinden biri, hiç şüphe yok ki Osmanlı Devleti’nin en fırtınalı dönemine mührünü vuran...
DÜN KURTARICI KABUL EDİLENLERİN, BUGÜN HAİN İLAN EDİLDİĞİ BİR DÜNYADAYIZ Çözülmesi gereken bir sürü problemi olan Türkiye’nin gündemine bakar mısınız? Bir zamanlar Erdoğan’ı iktidardan düşürme uğruna “Kimi hindu, kimi yamyam, kimi bilmem ne bela” olan bütün muhalif gruplar bir araya gelerek Kemal Kılıçdaroğlu’nu Cumhurbaşkanı adayı olarak seçmişti. Parayla yaptırdıkları anketler onlara...
TÜREDİ ZENGİNLER VE YOZLAŞMA İnsanın değeri, sahip olduğu servet ile değil; sahip olduğu bu servetin kendisini yönetmesine izin verip vermemesi ve onu bir amaç hâline dönüştürüp dönüştürmemesiyle doğrudan ilişkilidir. Zira servet, kimileri için bir yükseliş vesilesi olurken, kimileri için de karakterini çözen ve ahlâkını çürüten bir etkene dönüşür. Nitekim nice...
HAKİMİYET, MİLLETİ DE YARATAN ALLAH’INDIR Bu aralar birbirinden güzel yazılar yazan İslam Başaran kardeşimizin son yazılarından olan ALLAH BİRDİR; İKİ ALLAH’TAN BİRİ DEĞİLDİR yazısını okuyunca -o doğmadan- yaklaşık 54 yıl önce 27 yaşında yazdığım ve hatibi olarak İstanbul Süleymaniye Camii minberinden okuduğum hutbemi hatırladım. Hamd ettim. Türkiye bu günlere nasıl...
İSLÂM MEKKE’DE MEKKÎ MEDİNE’DE MEDENÎ ÇÖZÜMDÜR Seyyid Kutup, Yusuf Suresi’nin girişinde Hz. Yusuf’un Mısır’a yönetici oluşunun başlangıç yıllarından hareketle Müslümanların “cahili toplumların sorunlarını çözme” çabaları arasında ilgiler kurmuştur. Vardığı sonuca göre, İslam toplumu ile cahiliye toplumu taban tabana zıttır. İki karşıt toplumun sorunları da birbirinden farklıdır. Cahiliye toplumunun sorunlarını üreten...
İSLAMİ İDDİANIN LAİK SİSTEME ENTEGRASYONU VE İSLAMİ AKIL Türkiye’de Müslümanların siyasal iddiası başlangıçta yalnızca bir partiye iktidar kazandırmak, devlet imkânlarını kullanmak veya seküler düzen içinde daha görünür hâle gelmek değildi. Asıl iddia; Allah’ın hükmünü hayatın merkezine almak, adaleti egemen kılmak, zulme karşı durmak, başörtüsü ve dinî kimlik üzerindeki baskıları kaldırmak,...
EMANETE LAYIK OLANI ATAMAK ÜZERİNDEN HZ. ÖMER’İN BAŞARISININ NEDENLERİ Siyasal emaneti güçlü insanların omuzlarına yükleyen Allah Resulü, çok sevmesine rağmen Ebu Zerr’i Gıfari’ye görev vermemiştir. Görev vermeyişinin gerekçesini ise ona şöyle açıklamıştır: “Ey Ebu Zer! Ben seni (çok seviyorum ama) zayıf görüyorum. Sakın, iki kişi de olsa onlara başkan olma...
MODERN ÇAĞIN PARTİCİLİĞİ MENFAAT PUTÇULUĞUNA ÇANAK TUTTU! Siyasette ideal; genel olarak ülkenin, yerel olarak beldenin insanlarının maddi manevi müşterek ihtiyaçlarını gidermek için yönetimi en iyi şekilde yapma iddiasıyla halktan yetki almaktır. Osmanlı Devleti’nin son yılları dahil olmak üzere Türkiye siyasetinin yakın tarihi, ister genel ister yerel, özellikle iktidarda olan veya...
BÜROKRATLAR YASALAR YERİNE KEYFİYETİ KOYARSA DEVLET ÇÜRÜR Türkiye’de devletin önündeki en büyük tehditlerden biri dış düşmanlar değil, hukuk yerine korkunun, liyakat yerine çıkarın, adalet yerine keyfiyetin yerleşmesidir. Çünkü bir devleti çökerten şey yalnızca ekonomik krizler ya da siyasi saldırılar değildir; devlet adına yetki kullanan insanların hukuku bırakıp kişisel korkularına göre...
MÜSLÜMAN ZİHNİN DAĞINIKLIĞI Bugünün Müslüman dünyasında en büyük krizlerden biri bilginin yokluğu değil, bilginin istikametsizliğidir. Kitaplar çoğalmış, konuşmalar artmış, ilim meclisleri genişlemiş, dijital mecralarda dinî içerik fazlalaşmıştır; fakat bütün bu yoğunluğa rağmen Müslüman zihinde bir dağınıklık, kararsızlık ve istikametsizlik görülmektedir. Çünkü bilgi vardır ama hikmet eksiktir; ilim vardır ama hayatı...
Sendikalarda ve Odalarda “Ömürlük” Saltanat: Demokrasi Mi, Hanedanlık Mı? Türkiye’nin en büyük konfederasyonları, sendikaları ve meslek örgütleri; demokratik birer yapı olmaktan çıkıp kişilerin ve ailelerin yönettiği birer “kapalı devre” sisteme dönüşüyor. Paylaşılan veriler, çalışma hayatının zirvesindeki isimlerin çeyrek asrı, hatta yarım asrı bulan görev süreleriyle koltuklarına adeta kök saldığını kanıtlıyor....