islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
47,0373
EURO
53,6540
ALTIN
6.096,43
BIST
14.047,71
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Hafif Yağmurlu
28°C
İstanbul
28°C
Hafif Yağmurlu
Çarşamba Parçalı Bulutlu
29°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
29°C
Cuma Parçalı Bulutlu
30°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
31°C

AİLE HAYATINI ÇÖKERTİYOR, NÜFUS ARTIŞINI DA ENGELLİYORUZ

AİLE HAYATINI ÇÖKERTİYOR, NÜFUS ARTIŞINI DA ENGELLİYORUZ
01/05/2026 09:55
A+
A-

Kamâlistlerden Beter mi Olduk?

AİLE HAYATINI ÇÖKERTİYOR, NÜFUS ARTIŞINI DA ENGELLİYORUZ

• Kadının ekonomik ve sosyal gelişimini sağlamak amacıyla Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın yaptığı çalışmalar sonunda kadın istihdamı 2026 yılı ocak ayı itibarıyla Türkiye’de yaklaşık 10 milyon 409 bin kadına ulaştı.

• İş bulma ümidi olmayanlar ve diğer işsizlik türlerini kapsayan geniş tanımlı işsiz sayısı da 12 milyona yaklaştı.

Son haber şöyle:

• Tesettürlü Aile ve Sosyal Hizmetler bakanımız, kadın işçi sayısını artırmak için harekete geçti. Kadınların önünü açacak büyük bir projenin tanıtımını yaptı. Tanıtım etkinliğine Ulaştırma Bakanı da katılarak bir konuşma yaptı.

Bu haberi okurken şairinŞecaat arz ederken merd-i kıbti sirkatin söyler. / Kabadayılığını açıklarken Kıpti hırsızlığını dile getirir.” deyişini hatırladım.

Bu vesile ile bir daha anladım ki en büyük hata doğruya en yakın hata olduğu gibi, zarar verici en büyük atılımlar da bizden olan, ama İslâm’ı ve insan doğasını bilmeyen kişi ve kurumların yaptıklarıdır.

Cehaletimiz sebebiyle ülkemizi Batı’ya köle yapmak isteyen Kamâlistlerden beter olduk.

Biz Bilgilendirerek Uyarılarımızı Yineleyelim

1) Allah kadını ve erkeği birbirinin zevci yani eşi, eşiti ve tamamlayıcısı olarak yaratmıştır (Rûm 21). Buna göre de görevlendirmiştir. Aileyi kurmak, nafakasını sağlamak, maddeten ve mânen korumak ve güzel geçinmek kocanın / babanın vazifeleridir (Nisa 19, 34). Ailenin iç yönetimini üstlenmek, örfe göre işleri düzenlemek, çocuk doğurup büyütmek, kocasının malını korumak ve cinsel haramlardan nefsini sakındırmak da kadının temel görevleridir (Nisa 34).

Bu görevlerini yapması koşuluyla kadının toplumun ihtiyaçları doğrultusunda siyasi ve sosyal aktivitelerde bulunmasında bir engel de yoktur (Tevbe 71). Çünkü mümin kadınlar da toplumumuzu temsil edebilir ve hukuken tasarrufta bulunabilir konumdadır (Tevbe 71).

2) Kadının, dışarıda sürekli çalışmasını gerektireceği ve bu sebeple eş ve analık görevini yapamayacağı ihtisas dallarında okutulup yetiştirilmesinin yanlışlığı gibi, evi dışında iş gücüne katılmasının amaç edinilmesi de büyük bir hatadır.

3) Kadının evi dışında iş gücü olarak değerlendirilmesi AB kriterlerine uygun olabilir, ama biz Müslümanların inanç ve aile yapısına uymaz. İş gücü olarak erkeklerin görülmesi gerekir. Çünkü ailenin kuruluş masrafları ve nafakasını temin etmekle yükümlü olan onlardır (Nisa 34). Erkeklere iş bulamazken kadınları çalıştırmayı amaç edinmek nasıl bir anlayıştır?

4) Kadının iş gücüne katılım ifadesi yanlıştır. Kadın başkasının evinde/iş yerinde yardımcı, çocuk – hasta bakıcı, işçi, öğretmen, psikolog vs. olarak çalıştığında çalışmış/işgücüne katılmış oluyor da bütün bu işleri daha fazlasıyla kendi evinde/bağında bahçesinde yaptığında çalışmış olmuyor mu? Analarımıza ve eşlerimize saygısızlık etmiş olmuyor muyuz?

5) Kadının çalışması ailenin kurulmasını geciktirmekte ve bu durum ahlâkî sakıncaları beraberinde getirmektedir. Nikâh dışı birlikteliklerin bir diğer anlatımla zinanın/lezbiyenliğin arttığını göremiyor muyuz?

6) Çalışan kadın doğurmak istememekte, bu da onu koruyucu yöntemlere baş vurdurmakta, sonuçta cinsel hayatı olumsuz etkilenmekte ve kadın hastalıkları daha bir yaygınlaşmaktadır. Çalışan kadının uğradığı cinsel tacizler ve saldırılar da kanayan bir yaramızdır. Kadına yönelik şiddetten şikâyet etmiyor muyuz?

7) Aile içinde kadına yönelik şiddetin bir sebebi de kadının ev dışında çalışmasıdır. Çünkü bu durum kadının doğasını etkilemekte/dışa eğilimlerini artırmakta ve kıskançlıklara sebep olmaktadır. Çalışmak bir zorunluluk ise işi eve getirici politikalar izlenmelidir. Hükümetimizin görevi bu olmalıdır.

8) Yöneticilerimizin söylemiyle en az üç çocuk istenmektedir. Doğrudur da. Sağlıklı doğum ise genç yaşlarda olmaktadır. Doğum çağlarında evin dışında çalışmaya yönlendirilen kadın üç çocuğu nasıl doğurup büyütecektir?

9) Ev dışında çalışmak özellikle çocuklu kadın için zulümdür. Çocuğuna karşı analık görevini yapamadığı için ruhsal bir eziklik hissederken, özel günlerde bile çalışmak mecburiyetinde kalması bedenini de yıpratmaktadır. Ana sütü ve şefkatinden yoksun büyüyen çocukların toplumumuza maliyetini düşündük mü?

Gözünü emekliliğe çeviren kadın nasıl doğuracak, büyüyen çocuklarına nasıl ilgi gösterecek, problemlerine nasıl çözüm üretecektir.

10) Evlilikler ertelenmekte, kurulan ailelerde de boşanmalar çoğalmaktadır. Bunun ana sebeplerinden biri de kadının iş çevresinden etkilenmesi ve ailede fıtrî ve İslâmî olan görev bölümünden uzaklaşılmasıdır.

Kadın; kadınlık yapacak, ev işlerini üstlenecek, doğuracak, büyütecek bir de her sabah kalkıp işe gidecek… Devlet politikaları ile bunu teşvik ederek kadına zulmetmiş olmuyor muyuz?

Kızlarımıza, Kadınlarımıza Önem Verelim

Kızlarımıza, kadınlarımıza önem verelim.

İsteyen aileler için kız okullarını artıralım. Bütün kızlarımızı üretken kılmak için sanat liselerinden mezun edelim. Üniversite tahsili yapacak zeki kız çocuklarını da ailelerinden koparmadan bulundukları şehirde doğalarına uygun alanlarda okutalım. Onları eşliğe, analığa ve toplumumuza mânen katkı verecek kültür ve güzel sanat dallarında insanımıza hizmete hazırlayalım.

Erkek ve kız çocuklarımızı, tahsil çağlarının hemen akabinde evlendirici politikalar oluşturup geliştirelim. 3-5 çocuk doğurana emeklilik bağlayalım.

Yıkıcı “Borca dayalı para sistemi ve faize müstenit ekonomi” sebebiyle özel ve kamu sektörü olarak her gün faize ayırdığımız (22,5 milyar) liranın onda biri ile bile bu tür politikalar gerçekleştirilebilir.

İhtiyaç duyan ailelerin kızlarına, kadınlarına da iş alanları açılabilir.

İktidar Nimeti Elden Gider

İslami değerlerimize sahip çıkması gereken iktidarımız ve onun tesettürlü bakanı ve KADEM gibi sivil örgütlerimiz, bizi yukarıda açıklananlara yönlendirmesi gerekirken yapılanlara ve yapılmak istenenlere bakınca ürperiyoruz. Bunlar batıya özentiden kaynaklanan dayatılmış feminist politikalar değil de nedir?

İslâm’ın cahiliyiz. Ne yapmamız gerektiği bilmiyoruz. Bilenleri de araştırıp istihdam etmiyoruz. Üstelik böyle bir derdimiz yok. Allah bu iktidar nimetini elimizden alır. Bu nankörce gidiş devam ederse alacak da:

Rabbiniz size şu gerçeği dildirdi: (Konulan İslâmî kurallara uyarak) şükrederseniz nimetlerimi/iktidarınızı artırırım. Eğer sahip kılındığınız nimetlere nankörlük ederseniz maddî ve manevî azabım sürekli ve şedid olur.” (İbrahim 7)

Ali Rıza Demircan

Yazarımızın Diğer Yazılarını Okumak İçin Lütfen Bu Linki Ziyaret Ediniz.

Mirat Haber – YouTube

 

Yorumlar
  1. galip koç dedi ki:

    Belki de hedeflenen bu güzel yazınızda saymış olduğunuz olumsuz durumlardır. İştir kişinin ayinesi lafa bakılmaz.

  2. Nuh dedi ki:

    Sayın hocam tespitler çok çok doğru ve eksiği var, şöyle ki bu sistemi kuranlar ve yönetenler istediklerini (seytani ve batıl) uygulamaları içerden olan ama bilgisiz yada hırs düşkünü, melek yüzlü de olabilir kişi ve kurumlarla çok rahat yapıyorlar ve bunun farkındalar. Düşmanın zaaflarını biliyorlar. Oluşacak direnç ve karşı hamleleri nasıl engeleyeceklerini de çok iyi biliyorlar. Toplanan verilerle müslümanları nasıl manipüle edeceklerini de deneyerek uygulayarak öğrenmişler. Burada şu ayet kalbimize oturmalı “Şeytan sizi Allah ile aldatmasın” buna en güzel örnek tarihte muaviye’nin şeytani bir (siyasi) planla saf ve temiz bir imana sahip Hz Ali’yi nasıl şehit etiği ve buna sahabeleri bile alet ettiği, ibret almamız için Alla’ın kaderi olarak yaşanmıstır. Tarih bir övgü veya sövgü yeri değildir, ibret alma yeridir. İbret almalı dersler çıkararak yolumuza sıratı müstakim olarak devam etmeliyiz. Dünyevi istek ve arzular çeldiricidir. Bu konuda kadınlar daha zayıftır, düşman en zayıf halkaya saldırır fizikte/savaşta kural budur. Vesselam

  3. Mücahit dedi ki:

    Allah sizden razı olsun hocam.İslamiyeti, hangi konuda olursa olsun çok güzel ele alıp her yönüyle anlatıyorsunuz.
    Rabbimden sağlık sıhhat diliyorum.
    Sizleri ekranlarda dahafazla görmek dileğiyle.(Günümüz koşullarında sizin gibi, islamiyeti tam manasıyla anlatan hocaları ekranlara çıkarmak istemediklerini de biliyorum.)

  4. Abdurahman Fetvaci dedi ki:

    Günümüzde kadınlar çoçuk üreten fabrika pozisyonuna indirgendiği için;
    Kreşlerde,çocuklar ana-babasız,
    Huzur evlerinde,ana-babalar evlatsız olarak yaşam döngüsü oluştu.

  5. Cenk Cemil dedi ki:

    Yav, dünya nüfusunu insnların kontrol edebileceğine dair kimsenin elinde bir beyyine var mı ay, var mı? Neymiş efendim her aile en az 3 çocuk yapsınmışmış ! Yav, sizkimsiniz ya ?.. Her aileye en az 3 çocuk dağıtıyorsunuz !.. Çocukarı -haşa- yaratan siz misiniz ? Yoksa, dilediği nefis, dişediği zqamanda dünyaya getiren Rabbimiz mi ? Cahillik ne kadar büyük bir aymazlıktır. Rabbimizin işine kimse burnunu soımasın diyorum.

  6. Ali cahat akbulut dedi ki:

    Hocam teşekkürler ediyoruz .durumumuz hiç parlak değil. Ne ummuştuk ne bulduk .