islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
49,1985
EURO
55,4264
ALTIN
6.585,43
BIST
12.374,26
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
21°C
İstanbul
21°C
Az Bulutlu
Çarşamba Az Bulutlu
22°C
Perşembe Çok Bulutlu
20°C
Cuma Açık
22°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
24°C

ATATÜRK FİLMİNDE BAŞÖRTÜSÜ VE KADEH SAHNESİ

ATATÜRK FİLMİNDE BAŞÖRTÜSÜ VE KADEH SAHNESİ

ATATÜRK FİLMİNDE BAŞÖRTÜSÜ VE KADEH SAHNESİ: DİNÎ SÖYLEMLERLE UYGULAMALAR ARASINDAKİ ÇELİŞKİ

Son dönemde vizyona giren ve Mustafa Kemal Atatürk’ün hayatını konu alan sinema filmi, izleyiciler ve tarihçiler arasında yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. Filmde yer alan, Atatürk’ün Fikriye Hanım’ın başörtüsünü çıkarttırması ve ardından yan yana oturarak içki kadehi tokuşturdukları sahne, kamuoyunda farklı kesimlerin tepkisini ve değerlendirmelerini beraberinde getirdi. Mustafa Kemal ile Fikriye Hanım’ın başörtüsü ve kadeh sahnesi, dinî söylemlerle özel hayat arasındaki mesafeyi sorgulatıyor. Cumhuriyet sonrasında dinî hayata yönelik müdahaleler de bu sorgulamayı derinleştiriyor.

Başörtüsünden Kadeh Tokuşturmaya

Aktarılan film sahnesinde Mustafa Kemal, Fikriye Hanım’ın başörtüsünü çıkarmasını istiyor. Ardından ikili yan yana oturarak içki kadehlerini tokuşturuyor. “Veda” filmine ilişkin dönem yazısında da başını açma ve kadeh kaldırma anlatılıyor.

Bu anlatım, Mustafa Kemal’in dindar kimlikle sunulmasına yönelik itirazları gündeme getiriyor. Başörtüsü ve içki üzerinden çizilen portre, İslami yaşayışla örtüşmüyor.

Topluma Verilen Mesaj ile Benimsenen Hayat

Mustafa Kemal’in halka yönelik konuşmalarında dinî ifadeler belirgin yer tutuyordu. Balıkesir’de 7 Şubat 1923’te yaptığı konuşma, bunun örneklerinden biridir. Mustafa Kemal burada İslam’ın akıl ve mantıkla uyumunu vurguladı.

Buna karşılık Cumhuriyet sonrasında benimsenen politikalar, dinin kamusal alanını daralttı. Bu farklılık, dinî söylemlerin siyasi hedefler doğrultusunda kullanıldığı yönündeki eleştiriyi güçlendiriyor. Toplumun inançlarına seslenen sözlerle sonraki uygulamalar arasındaki mesafe, açıklanmayı bekliyor. Mustafa Kemal’in topluma sunduğu kimlikle kişisel tercihleri arasındaki farklılık sorgulanmalıdır. Dindarlık değerlendirmesi, yalnızca halka yönelik olumlu dinî ifadeler üzerinden yapılamaz.

Cumhuriyet Sonrasında Dinî Hayata Müdahaleler

30 Kasım 1925’te tekke, zaviye ve türbelerin kapatılması kararlaştırıldı. Şeyhlik, dervişlik ve müritlik gibi unvanların kullanılması da yasaklandı. Dinî hayatın önemli kurumları böylece devlet kararıyla faaliyetlerinden uzaklaştırıldı.

1928’de anayasanın devletin dinini İslam olarak belirleyen hükmü kaldırıldı. 1932’de ise ezanın Türkçeleştirilmesi uygulaması başladı. Bu adımlar, devletin dinî hayatı kendi tercihleri doğrultusunda şekillendirdiğini gösteriyor. Dinî kurumlara ve uygulamalara getirilen yasaklar açıkça belgelenmiştir. Diyanet’in kurulmuş olması da bu müdahaleleri ortadan kaldırmaz.

Mustafa Kemali Anlamak İçin Sözleri Kadar Kararlarına da Bakılmalı

Mustafa Kemal’in, dinle ilişkisinin uygulamaları üzerinden değerlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz. Halka verilen dinî mesajlar, sonradan benimsenen yasakları ve müdahaleleri perdelememelidir. Filmdeki anlatım, bu çelişkiyi görünür kılan bir temsil olarak değerlendirilebilir.

İslami Haber ”MİRAT” – YouTube

 

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.