islami haberortadoğu haberlerimirat analizmirat tv
DOLAR
13,7169
EURO
15,5070
ALTIN
785,88
BIST
1.910
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Çok Bulutlu
17°C
İstanbul
17°C
Çok Bulutlu
Salı Gök Gürültülü
16°C
Çarşamba Yağışlı
13°C
Perşembe Çok Bulutlu
14°C
Cuma Çok Bulutlu
17°C

Atatürkçüler! Atatürk elden gidiyor

Atatürkçüler! Atatürk elden gidiyor

Bilgisi ve bilinci artıkça her insanın düşünceleri ve yargılarında değişimler olabilir. Ne var ki değişimler olumluya evrilebildiği gibi olumsuzluğa da kayabilir.

Haydar Baş ve Rivayeti

Haydar Baş kardeşimizi öteden beri düşünceleri ile takip edebilmiş değilim. Onda Atatürkçülük konusunda bir istikrar mı yoksa bir değişim mi var karar veremedim. Ama fark etmez, aşağıdaki sözlerini istikrar veya değişim örneği olarak kabul edebiliriz:

Atatürk’ün annesi Molla Zübeyde Hanım, Seyyid Feyzullah Efendi’nin soyundan. Peygamberin soyundan gelenlere ‘seyyid’ denir. Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin’in her ikisinin soyundan gelenlere de ‘hem seyyid, hem şerif’ denir. Mesela Atatürk’ün babası Ali Rıza, hem seyyid, hem şeriftir.”

Seyyid Ve Şerif Kimdir

Önce Seyyid ve Şerif konusuna Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisinden alıntılarla bir açıklık getirelim:

“ İslâmiyet’ten sonra Hz. Peygamber’in soyunu devam ettiren kızı Hz. Fâtıma ile Hz. Ali’nin çocukları ve torunlarına (Seyyid gibi) Şerif unvanı da verilmiştir…
Hz. Peygamber’in kızı Fâtıma’nın Hz. Hasan ile Hüseyin vasıtasıyla devam eden soyundan gelenler için seyyid ve şerif tabirleri kullanılarak bunların toplum içerisinde rencide edilmemesi ve kendilerine olan saygının sarsılmaması bütün İslâm toplumlarında temel prensip olmuştur
. “

Haydar Baş’ın nakline göre Atatürk hem ana ve hem de baba tarafından Seyid ve Şerif olduğuna göre kendisi de Seyyid ve Şerif’tir.

O halde seçkin ve saygın bir Müslüman olarak kendisine din temellibir saygının gösterilmesi gerekir. Bu saygı geleneğimizin de bir gereğidir.

Atatürk Seyyid/Şerif miydi? Yoksa Deist/Ateist mi?

Haydar Baş, Atatürk’ü Seyyid ve Şerif olarak seçkin ve saygın bir Müslüman gibi göre dursun Atatürkçülerin büyük çoğunluğu onu Peygamberlik kurumuna inanmaksızın yalnızca Allah’a inanan bir Deist veya O’na da inanmayan bir Ateist olarak da nitelerler. Özel bir çalışmamız olmadığı için biz ortada kalacaktık ama onun ölümü öncesindeki şu ifadelerini nereye koyacağız?

TBMM’de ölümünden önce en son açılış konuşmasını yapmış olan Atatürk, CHP’nin misyonunu anlattıktan sonra cümlelerini şöyle bağlamıştı:

Fakat, bu prensipleri, gökten indiği sanılan kitapların dogmaları ile asla bir tutmamalıdır. Biz, ilhamlarımızı, gökten ve gayipten değil doğrudan doğruya hayattan almış bulunuyoruz.”(Kaynak: M. Kemal Atatürk TBMM Zabıt Ceridesi, cild 20, Içtima 1, 1.11.1937, sayfa 3. Büyük Millet Meclisi Kütüphanesi.)

Atatürk’ten bağımsız olarak bir yargıda bulunacaksak bu ifadelerin sahibini İslâm’ın münkiri olarak görmek konumundayız. Her neyse…Her neyse dedimse de unutmadan nakledeyim; Haydar Baş Atatürk’ü bir de uydurma bir makam olan Kutbu’l-Aktab yani Evliyanın yeryüzünde tasarruf edebilir şahı olarak ilan etmez mi… Böylesi yaklaşımlardan Allah’a sığınırız.

Amacımız Atatürk’ü Araştırmak Değil

Bizim amacımız Atatürk’ün deistliği/ateistliğini kanıtlamak veya Seyyidliği/Şerifliğini belgelemek değildir. O da kullardan bir kuldu, niceleri gibi o da yaşadı ve öldü. Şimdi inancı ve amelleriyle başbaşa; nimetlenmekte veya azap görmektedir…Dileyen, istediği gibi inanır.

Bu yazıda ki asıl gayemiz Seyyidlik ve Şeriflik meselesine açıklık getirmektir. Müslümanlar olarak biz Peygamberimizin soyundan gelen ve bilfarz gelecek olan imanlı ve amelli insanlara saygı duyarız. Ama o kadar, ötesi yoktur. Onları ayrıcalıklı bir konuma oturtmak ve Seyyid ve Şerif olarak yüceltmek gibi görevlerimiz de yoktur.

İslâm’ın Üstünlük İlkeleri

Çünkü İslâmın üstünlük ilkeleri bellidir, özetleyelim:

I. İslâm’da yücelik ölçüsü Takva’dır; îman ve ameldir.(Hucurat 13) İslamî iman çizgisinde Allah’ın emirleri ve yasaklarına kim daha çok bağlı ve etkili bir toplumcu olursa yüce ve daha yüce olan odur.

II. İman etmedikçe Peygamber çocuğu veya eşi olmanın hiçbir ayrıcalığı yoktur. Kan bağı, değil âhiret azabından dünyevî felaketlerden bile koruyamaz. (Hûd 43,81)

III. Rabbimizin huzurunda kendisi de sorguya çekilecek olan Peygamberimiz Kur’ânî doğrultuda daima “Rabbimin huzurunda ben bile nasıl sorgulanacağımı bilmiyorum…” demiş, ( A’râf 6;Ahkâf 9) yetkisi olmadığı için hiçbir kişiye Cennet garantisi verememiştir. Amcası Abbas’a ve kızı Fatıma’ya da şöyle buyurmuştur:

“Güzel amellerle kendinizi kurtarmaya çalışın, ben sizi Allah’ın azabından koruyamam.” (Buharî Vesaya 11)

Yüceltme/Kutsallaştırma Günahkâr Kılar

Yüceltme/kutsallaştırmak için şahıslara Seyyid’lik ve Şerif’lik yamanmasının hiçbir İslâmî temeli yoktur. Böylesi niteleme kişileri büyütmediği gibi yüceltici kişileri de günahkâr kılar. Bu sebeple Atatatürk’ü Seyyidleştirip Şerifleştirmek ona yücelik kazandırmaz. “Şehlik, dervişlik, müritlik, dedelik, seyitlik, çelebilik, babalık, emirlik, nakiplik, halifelik,” gibi unvanların kullanımını yasaklayan devrim yasası yürürlükteki anayasada varlığını korurken suç nitelikli Seyyid türü yamamalar Atatürk’e de saygısızlık olsa gerek.

Haydar Baş’ın ifadeleri yanı sıra izlediğimiz fakat hayra yormadığımız bazı olaylar şöylece başlık atmamıza sebep oldu:

Atatürkçüler! Atatürkçülük elden gidiyor haberiniz var mı?

Gelişen Olaylara İslami Bakışın Adresi

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.