
Baş Cinsel Haramlara Sebeb İkinci Derecede Cinsel Haramlar “Şehvetle Bakmak”
“Mü’min erkeklere söyle! Gözlerini cinsel amaçlı bakışlardan çevirsinler. Fercleri (olan cinsel organlarını ve yakın çevresini gösterir ve görülür olmaktan; zinâya aracı kılmaktan) korusunlar…” (Nur 30)
Göz, kalbin ana girişi olduğu için, insanın yönetim merkezi olan kalbe şehevî bakışlarla iletilecek mesajlar, cinsel duyguların sapmasına ve kişinin cinsel haramlara düşmesine sebeb olur.
Bunun içindir ki İslâm Dîni kalbî duyguların arılığını gideren ve cinsel eğilimleri azgınlaştıran şehvetli bakışı haram kılıp, yasaklamıştır.[1]
Allah’ın Resûlü gözlerin zinâsının şehvetli bakış olduğunu şöylece açıklamıştır.
“… Gözler de zinâ eder. Gözlerin zinâsı şehvetle bakmaktır.”[2]
Şehvetli bakış bizzat bakanı cinsel haramlara yönelttiği gibi, bakılanı da yöneltir. Çünkü “Şehvetli bakış Şeytan’ın zehirli oklarından bir okdur…”[3] Bu sebeple delebildiği yeri etkiler.
Haram cinsel münâsebetlerin önce bakışmalarla başladığı, gülümseme, selâmlaşma ve konuşma ile geliştiği ve buluşma ile sonuçlandığı için, mü’min erkekler ve kadınlar gözlerini korumakla emrolunmuşlardır.
Erkekler, Gözlerini Korumakla Mükelleftir
Kur’ân‐ı Kerîm’in Nûr Sûresi’nin otuzuncu âyetinde Yüce Allah mü’min erkeklere şöyle emir buyurmuştur:
“Mü’min erkeklere söyle! Gözlerini cinsel amaçlı bakışlardan çevirsinler. Fercleri (olan cinsel organlarını ve yakın çevresini gösterir ve görülür olmaktan; zinâya aracı kılmaktan) korusunlar. Böyle yapmaları, onları onların duygularını daha arındırıcıdır. Gerçekten
Allah bütün yaptıklarınızdan haberdardır.”
Bu âyet ve îzâhını yapan hadisler, kadınların yüzleri ve elleri dışındaki vücût organlarına, erkeklerin de göbekle diz kapakları arasındaki vücût bölümlerine bakılmasını yasaklamaktadır. Şehvetle bakılması halinde kadının yüzüne bakılması da haramdır.
Haram kılınan bakışlar, hiç şüphesiz iradeli bakışlardır. Ani bakışlar günah kapsamına girmez.
Yüce Peygamberimiz şöyle emir buyuruyor:
“İlk bakıştan sonra tekrar bakma, zira birinci bakış (kaçınılması mümkün olmayacağından) senin için helâl ise de ikinci bakış (iradeyi kullanarak ve arzu duyarak olacağından) helâl değildir.”[4]
Kadınlar da Gözlerini Korumakla Mükelleftir
Yalnız erkekler değil, kadınlar da şehvetle bakabilecekleri, hatta onların bakışları daha da etkileyici ve eyleme sürükleyici olabileceği için, Yüce Allah kadınlara da şöyle emir buyurmuştur:
“Mü’min kadınlara söyle! Gözlerini cinsel amaçlı bakışlardan çevirsinler. Fercleri (olan cinsel organlarını ve yakın çevresini gösterir ve görülür olmaktan; zinâya aracı kılmaktan) korusunlar…
Kadınların şehvetle bakmaları ve şehvetli bakışa dönüşebilecek nazarları, Allah’ın Resûlü tarafından da yasaklanmıştır.
Aşağıda sunacağımız hadis bu yasağı açıklamaktadır.
Ümmü Seleme validemiz anlatıyor.
Örtünme ile emrolunduğumuzdan sonraydı. Meymûne ile beraber Hz. Peygamber’in yanındaydık. Bu sırada Abdullah b. Ummû Mektûm çıkagelince Allah’ın Resûlü (bize) şöyle buyurdular:
‐ Bu zattan korununuz,
‐ Ya Resûlallah! Bu zat a’ma değil midir? O bizi görmez
Evet (o a’madır, görmüyor, ) ama siz de mi a’masınız?Siz de mi onu görmü yorsunuz? (Gözlerinizi koruyunuz.)[5]
Nûr Sûresi’nin yukarıda manâları sunulan otuz ve otuzbirinci âyetlerinde cinsel organların zinâ, homoseksüellik ve sevicilik gibi cinsel haramlardan korunmaları emrolunurken, önce gözlerin korunmasının emrolunması Allah bilir cinsel organların ancak gözlerin korunmasıyla korunabileceği hakikatine işaret etmek içindir.
Burada üzerinde durulması gereken bir mühim husus da, gözlerin korunması ile alâkalı ilâhî emirlerin, yalnız canlı vücûtlardan korumaya özgü olmayacağıdır. Çünkü sunulan âyetlerde gözlerin nelerden korunacağı açıklanmamıştır.
Bu sebeble İslâmî ölçülere göre çıplak olan canlı vücûtlardan gözleri korumak gerektiği gibi, aynı şekilde olumsuz mesajlar veren medya erotizminden, çıplak resimler ve pornografik filmlerden de korumak lâzımdır.
Televizyon, kitab, gazete ve dergilerden oluşan medyanın, sömürücü erotizminden korunmayı gerektiren bir sebeb de, onun giderek cinsel iktidarsızlığa düşürmesidir. Cinsel iktidarsızlığı irademizle benimsemenin yaratılış düzenimizi bozma ve değiştirme anlamında bir haram olduğunu özel bölümünde açıklamıştık.
Bağımsız bir cinsel haram olan fakat baş cinsel haramlara da yol açan “Şehvetle Bakmak” bahsini, gözleri korumanın önemini açıklayan bir hadisle bağlayalım:
“(Kıyamet Günü’nde) Bütün gözler ağlayacaktır. Ancak Allah yolunda uyanık kalan gözler, Allah’ın azâbına uğramak korkusuyla sinek başı örneği yaş akıtan gözler ve bir de Allah’ın haram kıldıklarına bakmaktan korunan gözler ağlamayacaktır.”[6]
(Devam Edecek)
ALİ RIZA DEMİRCAN
[1] Allah’ın Resûlü Veda Haclarında Arafat ve Müzdelife vakfelerinden sonra Minaya doğru yol alırlarken, amcası Abbas’ın oğlu Fazl’ı devesi üzerine alır. Bu sırada genç bir kadın, Allah’ın Resûlü’nün önüne çıkarak yaşlanan babasının yerine hac yapıp yapamayacağını sorar. Sorarken de genç sahâbî Fazl’la bakışırlar. Allah’ın Resûlü dikkatlerini çeken bu bakışmayı engellemek için Fazl’ın başını çevirir. Niçin çevirdiğini soran Hz. Abbas’a da şöyle buyurur:
Genç bir adamla genç bir kadının bakıştıklarını gördüm. Şeytanî duygulardan korunabileceklerine de emin olamadım.
Manevî duyguların gelişkin ve etkili olduğu bir ortamda Mina’ya şeytan sembollerini taşlamaya gidilirken, Allah’ın Resûlü’nün arzulu bakışmalara bilfiil engel olması, olunması gerektiğini bize öğretmektedir. Bu sebeble görevimiz bakışmalara ve buluşmalara engel olacak kurumlar ve metodlar oluşturmak olmalıdır. (Bak. Tirmizî Hn. 885)
[2] Ebû Davûd Nikâh 44 (Hn. 2153).
[3] K. Hafâ Hn. 2864.
[4] Müsned, 5/351
[5] Ebû Davûd Libas 37 (Hn. 4112).
Bu hadis, Hz. Peygamberin boşanmış bir kadını iddetini geçirmesi için akrabasından olan Abdullah bin Ümmü Mektum’un evine göndermesi ile ilgili buyruğuyla çelişkili görülmektedir. Bize göre bir çelişki yoktur. Sözü edilen buyruk kadının şehevi bakışlardan korunmasını öğretirken bu hadîs de gözlerine hakim olması gerektiğini öğretmektedir. Bir diğer anlatımla cinsel fitnenin erkekler yanısıra kadınlardandan da kaynaklanabileceğine işaret etmektedir.
[6] el‐Camiüs‐Sağir Küllü aynin… mad. (2/94)