islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
47,1623
EURO
53,9803
ALTIN
6.093,03
BIST
13.981,05
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
31°C
İstanbul
31°C
Açık
Pazartesi Açık
32°C
Salı Parçalı Bulutlu
32°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
29°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
28°C

 BİR ANADOLU MÜTEFEKKİRİ: HACI BEKTAŞ VELİ

 BİR ANADOLU MÜTEFEKKİRİ: HACI BEKTAŞ VELİ
A+
A-

BİR ANADOLU MÜTEFEKKİRİ: HACI BEKTAŞ VELİ

Anadolu irfan geleneğinin önemli isimlerinden olan Hacı Bektaş Veli, 1209-1271 yılları arasında yaşamış bir mütefekkirdir. Anadolu’ya geldiğinde, mazlum ve yoksul halkın safında yerini almış, bir süre Amasya’da Baba İlyas’la birlikte hizmet verdikten sonra Sulucakarahöyük’e yani bugünkü Nevşehir’in Hacıbektaş ilçesine yerleşmiştir.

Kendini ilim ve irfan yoluna adayan Hacı Bektaş, Ahmet Yesevi’nin dervişlerinden Lokman-ı Perende’nin ders halkasına katılmış ve O’ndan Yesevilik tarikatının erkânını öğrenmiştir. Onun yaşadığı 13. yüzyılda Anadolu siyasi istikrarsızlıkların, Moğol istilalarının ve toplumsal buhranların yaşandığı karanlık bir dönem olmuştur. Toplumsal gruplar arasında bağların koptuğu ve halkın umutsuzluğa kapıldığı bu fetret devrinde, Horasan’dan dalga dalga gelen Türkmenler Anadolu coğrafyasını sadece askeri güçle değil, daha çok gönül fethiyle imar etmeye çalışmışlardır. İşte bu gönül mimarları arasında sayılan Hacı Bektaş Veli, Anadolu’da barış ve hoşgörü kültürünün mayasını çalan bir mütefekkir olarak tarihteki saygın yerini almayı başarmıştır. Yetiştirdiği öğrencilerini Anadolu’nun ve Balkanlar’ın çeşitli yerlerine göndererek buralarda İslâm’ın yayılmasına çalışmıştır. Osmanlı döneminde fetih hareketlerine katılan Bektaşiler, hem toplum hem de devlet nezdinde büyük bir itibar görmüştür. Bektaşi dergâh ve tekkelerine devlet bütçesinden pay ayrılmış ve böylece Bektaşiliğin Anadolu’da kurumsallaşması sağlanmıştır.

Hacı Bektaş Veli’nin eserleri ve hakkında yazılan velâyetnameler inceliğinde, O’nun Kur’an ve Sünnete uygun bir düşünce ve yaşantı sahibi olduğu, dine davet (tebliğ) faaliyetlerini bu çerçevede sürdürmeye çalıştığı anlaşılmaktadır. Başta Makalât olmak üzere, Besmele Tefsiri, Fatiha Tefsiri, Kırk Hadis ve daha başka eserleri bulunan Hacı Bektaş Veli, Anadolu kültür hayatında oldukça etkili olmuştur.

Hacı Bektaş Veli için döneminin mütefekkiri denmektedir. Çünkü Batı’da kralların bilimle uğraşanları engizisyon mahkemelerinde süründürdüğü ve yargılayıp öldürdüğü bir dönemde Hacı Bektaş Veli, “İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır” diyerek yeni bir aydınlanma çığırı açmıştır. Onun yaşadığı dönemden birkaç asır sonra bile Batı’da yaşananlar, Anadolu irfanının değerini daha iyi anlamamızı sağlamaktadır. 16. yüzyılın ikinci yarısında yaşayan ünlü uzay bilimci Bruno, dünyanın yuvarlak olduğunu bilimsel tespitle ortaya koyan Kopernik’in buluşlarını desteklediği için 1600 yılında engizisyon mahkemelerinde yargılanmış ve alınan karar gereği yakılarak öldürülmüştür. Yine o dönemde matematik ve fizik bilgini Galile yaptığı çalışmalar nedeniyle yargılanmış, tehdit ve baskılar karşısında daha fazla direnmeyip artık bilimle uğraşmadığını söyleyerek canını kurtarmış, “Dünya yine de dönüyor” diyerek bilimsel çalışmalarını gizlice sürdürmüştür.

Hacı Bektaş Veli 1270’lerde Anadolu’ya geldiğinde küçük beylikleri ve aşiretleri İslâm düşüncesi etrafında birleştirerek Anadolu’da Müslümanlığın yayılmasına katkı sağlamıştır. Onun yaşadığı coğrafya, farklı dini, etnik ve kültürel unsurların bir arada var olduğu heterojen bir özellik taşıyan insanlar arasında dışlayıcı bir dil yerine kucaklayıcı bir üslup benimsemiştir. Çünkü onun hayat felsefesinin temelinde insan sevgisi, bilimsellik, toplumsal eşitlik, adil paylaşım, hoşgörü ve barış gibi değerler bulunuyordu. Savaş yerine barışı, düşmanlık yerine dostluğu, kin ve nefret yerine sevgi ve hoşgörüyü benimseyen Hacı Bektaş Veli, insan merkezli bir düşünür olarak tarihteki müstesna yerini almıştır. Yetmiş iki millete aynı gözle bakmayı ilke edinen bu mütefekkir, insanlar arasında ırk, din, mezhep ayrımı gözetmeksizin herkesi “can” olarak nitelendirmiştir. Onunla bütünleşen “İncinsen de incitme” ilkesi, toplumsal barışın zedelendiği bir çağda, şiddete ve nefrete karşı verilmiş en büyük felsefi cevaptır.

Hacı Bektaş Veli’nin temel eseri olan Makalât, insanın manevi yolculuğunu sistemleştiren bir rehber niteliğindedir. Bu rehber, insanın hamlıktan olgunluğa geçiş evrelerini sembolize eden “Dört Kapı Kırk Makam” üzerine kuruludur. Bu kapılardan geçerek ulaşılan manevi makamlar, bireyi bencil arzularından arındırarak toplum için faydalı, barışçıl ve adil bir “insan-ı kâmil” yani olgun insan haline getirmeyi amaçlamaktadır.

Hacı Bektaş Veli, yaşadığı coğrafyanın yerel şartlarında ürettiği düşüncelerle, bugünün modern dünyasının en çok ihtiyaç duyduğu insan hakları, hoşgörü ve barış gibi değerleri yüzyıllar öncesinde gündeme taşımayı başarmıştır. ​Onun “eline, diline, beline sahip ol” düsturu, bireysel ahlak ile toplumsal huzuru birbirine bağlayan evrensel bir formüldür. Anadolu topraklarında yeşeren bu irfan felsefesi, coğrafi sınırları aşarak insanlığın ortak mirası haline gelmiş ve karanlık dönemlerde yönünü kaybeden toplumlara bir kutup yıldızı olmaya devam etmektedir.

Günümüz Anadolu toplumunu bir arada barış içerisinde yaşaması, her şeyden önce sevgi, saygı ve hoşgörü kültürünün gelişimiyle mümkündür. O nedenle yüzyıllardır bir arada kardeşçe yaşamış, derdi, tasası, kederi, dostu ve düşmanı aynı olan bu toplumda bir arada yaşama kültürünü koruyup daha da geliştirmek gerekir. Aynı toplumun farklı kesimleri sadece savaşta değil barışta da birlikte kardeşçe yaşama iradesini gösterebilmelidir.

Hacı Bektaş Veli’nin tarihte olduğu gibi günümüzde de önemini koruyan, barış ve kardeşlik iklimini besleyen bazı öğütlerini düşünmemizde yarar vardır.

Hacı Bektaş Veli diyor ki;

  • İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır.
  • İnsani ilişkilerde sevgi ve hoşgörü sahibi ol.
  • İncinsen de incitme.
  • Eline, beline, diline sahip ol.
  • Düşmanının da bir insan olduğunu asla unutma ve onu aşağılama.
  • Hiçbir insanı ve hiçbir milleti küçümseme, çünkü tevazu gömleğini giymek, olgun kişilerin işidir.
  • İnsan soyu ve sopuyla değil, ahlakı ve güzel huyuyla değerli olur.
  • İnsan için en büyük meziyet, kalbini temiz tutup kötülüklerden arınmaktır.
  • Düşünce karanlığını ışıkla aydınlatanlara ne mutlu!
  • Bir olalım, iri olalım, diri olalım.

Prof. Dr. Hüseyin Yılmaz

Yazarımızın Diğer Yazılarını Okumak İçin Lütfen Bu Linki Ziyaret Ediniz.

Mirat Haber – YouTube

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.