islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
47,5420
EURO
54,8612
ALTIN
6.216,54
BIST
13.458,10
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
31°C
İstanbul
31°C
Az Bulutlu
Salı Parçalı Bulutlu
31°C
Çarşamba Açık
32°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
30°C
Cuma Parçalı Bulutlu
31°C

BİR KURBAN, KURBANLIK, ETTEN DAHA FAZLASINI TAŞIR

BİR KURBAN, KURBANLIK, ETTEN DAHA FAZLASINI TAŞIR
A+
A-

KURBAN: BİR İBADETİN SESSİZCE AŞINAN HAFIZASI…

BİR KURBAN, KURBANLIK, ETTEN DAHA FAZLASINI TAŞIR

Makalenin Sesli Anlatımı 

Kurban; İslam’ın binlerce yıldır canlı tuttuğu en kadim ibadetlerden biridir. O, yalnızca bir hayvanın kurban edilmesi değil; yakınlaşmanın, teslimiyetin, şükrün, fedakârlığın ve paylaşmanın ete kemiğe bürünmüş halidir. Kurban, Hz. İbrahim’in sadakatini, Hz. İsmail’in teslimiyetini çağlardan çağlara taşıyan ilahi bir hikmettir…

Ancak, son yıllarda kurban vekâletlerinin yurt dışına gönderilmesinin hız kazanması ile birlikte, üzerinde ciddiyetle durup düşünülmesi gereken yeni önemli bir durumlarla karşı karşıyayız…

Elbette insanlar kurbanlarını vekâlet yoluyla kestirebilirler. Dünyanın farklı coğrafyalarında açlıkla mücadele eden, savaşın ve yoksulluğun pençesinde yaşayan kardeşlerimize ulaşmak son derece kıymetli ve takdire şayan bir hassasiyettir.

Ancak özellikle yurt dışına verilen kurban vekâletlerinde, ibadetin usulüne uygun şekilde yerine getirilmesi, kurbanların gerçek ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması ve emanet edilen vekâletin ehil, güvenilir ve denetlenebilir kurumlar eliyle ifa edilmesi hususunda bağış sahiplerinin azami hassasiyet göstermeleri büyük önem taşımaktadır

Diğer taraftan, burada gözden kaçırılmaması gereken önemli bir husus vardır: Bir ibadetin yardım boyutu güçlenirken, ibadet boyutunun zayıflaması tehlikesi…

KURBANI SADECE YARDIMA İNDİRGEMEK, İBADETİN RUHUNU EKSİLTMEKTİR…

Zira kurban, yalnızca ihtiyaç sahibine et ulaştırmak değildir. Eğer mesele sadece et dağıtmak olsaydı, yılın herhangi bir gününde ihtiyaç sahiplerine yapılan bir ‘‘et yardımı’’ da aynı sonucu doğururdu. Oysa kurban; müeyyen bir vakit için, evlerde günler öncesinden başlayan hazırlıktır, çocukların, ailenin kurbanlık seçerken yaşadığı heyecandır, bayram sabahının manevi iklimidir, tekbirlerle yapılan ibadettir, akrabaya ve komşuya uzanan ikramdır. Kurban, bir toplumun ortak hafızasını diri tutan büyük bir eğitim mektebidir.

Bugün birçok çocuk kurbanın ne olduğunu yaşayarak değil, sadece duyarak öğrenmektedir. Eğer bu eğilim kontrolsüz biçimde devam ederse yarının nesilleri kurbanı bir ibadet olarak değil, bankadan yapılan bir havale işlemi olarak algılayacaktır. İşte üzerinde durulması gereken temel endişe budur.

Daha da önemlisi, kurban vekâletlerinin yurt dışına gönderilmesi meselesi son yıllarda sadece bir tercih olmaktan çıkıp adeta bir yarışa, bir kampanyaya, bir organizasyon başarısı göstergesine dönüşmüş görünmektedir…

Ancak asıl olanın, imkânı bulunan kişinin kurbanıyla doğrudan ilgilenmesi, kurbanının kendi yaşadığı çevrede ve usulüne uygun şekilde kesmesi ya da kesilmesine şahit olması, ailesinin ve çocuklarının bu ibadetin manevi atmosferini yaşayabilmesidir. Vekâlet ise bu asıl uygulamanın yerine geçen değil, gerektiğinde başvurulan bir imkan olarak değerlendirilmelidir.

KURBANIN YAŞAYAN HAFIZASI: AİLE, ÇOCUK VE MAHALLE

Bu noktada; Diyanet İşleri Başkanlığı gibi toplumun dini rehberliğini üstlenen kurumların da önemli bir sorumluluğu bulunmaktadır. Özellikle kurban ibadetinin hikmeti, toplumsal işlevi ve uygulama dengesi konusunda daha kapsamlı açıklama ve bilgilendirmelere ihtiyaç vardır. İnsanlara sürekli vekâlet vermenin yollarını göstermek değil; kurbanın bireysel, ailevi ve toplumsal boyutlarını da özellikle vurgulamak gerekmektedir.

Çünkü ibadetler yalnızca sonuçlarıyla değil, süreçleriyle de insan içindir. Kurbanın evden, mahalleden, şehirden ve toplumdan çekilmesi; paylaşma kültürünün, komşuluk hukukunun, bayram sevincinin de zayıflamasına yol açacaktır.

Bir başka husus da toplumsal dengedir. İslam ahlakı uzaklardaki mazlumu gözettiği kadar yanı başındaki muhtacı da görmeyi emreder. Merhamet, yakınla uzak arasında tercih yapmak değil; her ikisini de kuşatabilmektir.

Bu sebeple mesele, “yurt dışına kurban gönderilsin mi, gönderilmesin mi?” meselesi de değildir. Asıl mesele, kurbanın anlamını koruyabilmektir. İbadetin ruhunu yaşatacak dengeyi muhafaza edebilmektir.

Eğer imkân varsa, kurbanın en azından bir hissesinin de kişinin yaşadığı çevrede kesilmesi; aile fertlerinin, çocukların, komşuların ve ihtiyaç sahiplerinin bu manevi iklime ortak edilmesi son derece kıymetlidir. Zira kurbanın yalnızca ekonomik ve lojistik bir organizasyona dönüşmesi, onu yaşatan toplumsal hafızanın zayıflamasına yol açacaktır.

Bugün bu konulara dikkat edilmezse yarın çok geç olacaktır. Çünkü bazı değerler bir anda kaybolmaz; sessizce aşınır. Bazı ibadetler bir günde terk edilmez; önce anlamları unutulur.

Diğer taraftan, kurbanı bir ekonomik hesap cetveline sıkıştırmak, onu kendi medeniyet bağlamından koparmak anlamına gelir. Zira ibadetlerde belirleyici olan maliyet değil, niyet, hikmet ve ruhtur.

BİR KURBAN, KURBANLIK, ETTEN DAHA FAZLASINI TAŞIR

Unutulmamalıdır ki kurban sadece sofralara et taşımaz; aileye huzur, kalplere merhamet, nesillere bilinç, topluma kardeşlik taşır. Kurban sadece bir bağış değildir; bir aidiyettir. Sadece bir yardım değildir; bir şahitliktir, bir teslimiyettir.

Son söz olarak; Mazlumları sevindirirken ev halkını, mahallemizin yetimlerini unutmamak,

uzaklara ulaşırken yakınımızdakini ihmal etmemek, kurbanın evrensel rahmetini yerel merhametle buluşturmak zorundayız.

Zira kurbanın gerçek hikmet ve bereketi, hem dünyanın öbür ucundaki ihtiyaç sahibinin duasında, hem de kapısını çaldığımız komşumuzun… yüzündeki tebessümde saklıdır VESSELAM.

Erol KAVUNCU

YAZARIMIZ ”EROL KAVUNCU’NUN”, DİĞER YAZILARINA ULAŞMAK İÇİN BURAYA ”TIKLAYINIZ” 

İslami Haber ”MİRAT” – YouTube

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.