
CUMHURİYET BAYRAMI, MÜSLÜMANLARIN NEYİ OLUR?
29 Ekim 1923 Pazartesi günü toplanan TBMM’de iki önemli konu görüşülmektedir. Birisi Teşkilatı Esasiye Kanununun bazı maddelerinin değişimi, diğeri de ilan edilecek olan cumhuriyet rejiminde başkanın seçimi. Oldu bittiye getirilmek istenen tarihi değişim.
Teşkilatı Esasiye Kanunundaki tadilatla, yeterli vekil sayının olmamasına rağmen cumhuriyet rejimi el birliğiyle kabul edilir ve ardından Mustafa Kemal ölünceye kadar olmak üzere, başkan seçilir. Artık rejim, bir oldubitti ile değiştirilmiş, başkanı da seçilmiş, muhalefet “ihtimal ki bazı kafalar kesilecektir” diyerek sindirilmiştir.
Gelecek günler, bu vatanın öz evlatları için yaşanmaz, tahammül edilemez acılara gebedir. Dininden, örfünden, gelenek göreneğinden, bin küsur yıllık tarihi birikiminden koparılacaktır. Cumhuriyet ilan edilmiş, cumhurbaşkanı seçilmiştir, ama cumhurun da sesi kesilmiştir. Cumhuriyet denilen siyasi rejim, cumhursuz olarak icra edilir. “Halkın hâkimiyeti” söylemi, resmi tarihin uydurduğu masaldan öte geçmez ki, halen de öyledir.
29 Ekim 1923’ten sonra bin üç yüz yıllık ne varsa zorla, baskı ve tehdit ile değiştirilir.
İlk yapılan en önemli icraat, İslam Dünyasının, dünya Müslümanlarının siyasi birlikteliğini sağlayan hilafet kurumu ilga edilir. Artık Kuzey Afrika’dan Hindistan’a kadar bütün dünya coğrafyasına yayılmış Müslümanların siyasi birliğini sağlayan hilafet kurumu ve halife yoktur. Tüm Hristiyan dünyanın bir papası varlığını korurken, Müslümanlar halifesiz bırakılmıştır.
Değişim çok hızlıdır. Daha önceki anayasada, “Devletin dini, Din-i İslam’dır” ifadesi, 1924 Anayasasında kaldırılarak, laiklik ilkesi getirilir. Devletin dini kurallara göre idare edilemeyeceği, bu sebepten devletin dinsizliği ilkesi kabul edilir. Yeni rejimde İslam’ın, Allah’ın ve peygamberinin yeri yoktur. Ve bu durum günümüzde de böyle devam etmetedir.
Dediğimiz gibi, değişim çok hızlı, acımasız ve amansızdır. Hiçbir değer, kutsal, inanç, maneviyat, Allah, peygamber, Kur’an sünnet, gelenek görenek, örf adet dikkate alınmaz. Kılık kıyafet kanunu denen ve dünyanın hiçbir ülkesinde olmamış, yapılmamış dayatmalar gelir. Savaşılan İngiliz’in, Fransız’ın, Batı dünyasının gavurlarının giyip kuşandıkları kılık ve kıyafetler, şapkası, smokini modernlik, medenilik adı altında Müslüman millete dayatılır. Şapka giymediği için Müslümanlar idam edilir. Korkunç zulümler işlenir.
Geleneksel eğitim kurumları kapatılır, Avrupai eğitim kurumları açılır. Gavurlara karşı savaşmış milletin çocukları, gavurların eğitim sistemi ile muhatap edilir. Dans, bale, balo, tiyatrolar özendirilir. İngiliz’e Fransız’a karşı savaşmış, canın feda etmiş şehitlerin evlatları, torunları, İngiliz, Fransız gibi yetiştirilir.
En dehşet verici değişim, harflerin kaldırılması ve Latin alfabesinin getirilmesiyle olmuştur. Bir gecede Müslüman milletin bin yıllık hafızası silinmiştir. İşin ilginç yönü, Yunan alfabesine, “Türk alfabesi” denmesidir. Artık yetişen nesil, babasının, dedesinin yazdığını okuyamayacak, geçmişten gününe malumat devşiremeyecektir.
Soyadı kanunu çıkarılmış, millete abuk-sabuk soy isimleri verilmiştir. Gelen nüfus memurunun keyfine, karşısındakinin tepkisine göre millete rast gelen eğlencesine soy isimler verilmiştir. Mesela benim soy ismim neden “Döğer” dir? Bu soy isim, kesinlikle dedem istediği için böyle olmamıştır. Saçma sapan soy isimlerle milletin hem gururuyla hem de izzeti nefsiyle oynamışlardır.
Cumhuriyet rejimiyle birlikte İslam’a ve Müslümanlara topyekün savaş açılmıştır. Tek hedef, bu topraklardan İslam’ın silinmesidir. Meclise “Hıristiyan olalım” diye önerge verenler olduğu gibi, “Avrupa’dan damızlık erkek getirelim” diyenler dahi olmuştur. Müslümanların kitabı olan Kur’an’ı Kerim’in okunması, öğretilmesi yasaklanmış, ciddi cezalar verilmiştir. Kurulan cumhuriyet rejimi, Müslümanların topraklarında on sekiz yıl boyunca ezanı yasaklamış, camileri kapatmış, satmış, ahır yapmıştır. Elif – Be cüzleri toplatılmış, öğretenler jandarma dipçikleriyle köy meydanlarında dövülmüş, mahpushanelerde yatmıştır. Yeni rejimin başkanı, “Arap oğlunu saçmalıklarını Türkoğlu öğrensin” diye laflar etmiştir.
Cumhuriyet rejiminin başkanı, yeni kurulan devletin, “gökten indiği sanılan kitaplarla yönetilemeyeceğini” yüksek sesle haykırmış, o günden bu güne de söylediği uygulana gelmiştir.
Şer’i hukuk kaldırılmış, yerine kendileriyle savaştığımız Avrupa’nın beşeri hukuku getirilmiş, adına da “medeni hukuk” denmiştir. Oysa getirilen hukuk medeni değil, nefsini ilah edinenlerin ürettiği cahili hukuktur.
Elli yaş ve üstü olan günümüz nesli, üçüncü nesildir. Bu yaş üstü neslin dedeleri dini, namusu, vatanı için cephelerde can vermiş, babaları yokluk, sıkıntı, zulüm ve baskı altında yaşamış, üçüncü nesil ise teslim olmuştur. Ve gelin görün ki, şevkle cumhuriyet bayramını kutlamaktadır.
Şimdi düşünelim biraz, cumhuriyete bayramı, Müslümanların neyi olur?
YAKUP DÖĞER
YAZARIMIZIN DİĞER YAZILARINI OKUMAK İÇİN LÜTFEN BU LİNKİ ZİYARET EDİNİZ
İSLAMİ HABER “MİRAT”
*Soru:*
23 Nisan, 19 Mayıs, 29 Ekim ve benzeri günler kutlanır mı?
*Cevap:*
Bismillahirrahmanirrahim
*Tabikide Hayır!*
Bu günler Müslümanlar için birer bayram değil, bilakis birer *kara* gündür.
*Peki neden kara gün deniliyor?*
📌 Çünkü bu günlerde İslam’ın hükmü kaldırıldı.
📌 Devletin dini İslam’dır maddesi anayasadan çıkarıldı.
📌 _Devlet dinden ayrıldı, dinsiz laik sistem getirildi.._
📌 Hilafet kaldırıldı, ümmet Halifesiz bırakıldı.
📌 Mahkemelerden, okullardan ve ailelerden Kur’an’ın hükümleri uzaklaştırıldı.
📌 Kur’an harfleri kaldırıldı, yerine Latin harfleri getirildi.
📌 Din dersleri kaldırıldı.
📌 İslam takvimi terk edildi, Miladi takvim esas alındı.
📌 Kılık-kıyafet değiştirildi, sarık ve cübbe yasaklandı.
📌Kafirlerin örfüne dayalı olan şapka giymek zorunlu hale getirildi.
📌 Cuma tatili kaldırıldı, milyonlarca Müslüman’ın Cuma’ya gitmesi zorlaştırıldı.
📌 Medrese ve tekkeler kapatıldı, ilim ve feyz kaynakları kurutuldu.
📌 Kadınlar açılıp saçılmaya, disko ve eğlence mekanlarına yönlendirildi.
📌 Meyhaneler açıldı, faiz, zina ve içki serbest bırakıldı.
📌 Hakimiyet hakkı, Allah’a mahsus olmaktan çıkarılıp millete verildi.
📌 Putlar önünde eğilmek, saygı duruşunda bulunmak normalleştirildi.
*Allah subhanehu ve teala en iyisini bilir.*
1920:Devletin dini islamdır.
1924:Hilafet mülgadır.
1928:Devletin dini islamdır .Anayasadsn kaldırılmış.TBMM nin görevi şeriatin ahkamını tenfiz etmektir.Kaldırılmış.Vallahi ,milletvekişi yemininden kaldırılmıştır.
1937:laiklik anayasaya konulmuştur.
Değiştirişmesi dahi teklif edilemez hükmü ne zaman eklenmiş bilmiyorum.ali göçmez
Yazarımızın yüreğine sağlık. Keşke bu millet kuzu kuzu teslim olacağına aklını kullansa
1920:Devletin dini islamdır.
1924:Hilafet mülgadır.
1928:Devletin dini islamdır .Anayasadsn kaldırılmış.TBMM nin görevi şeriatin ahkamını tenfiz etmektir.Kaldırılmış.Vallahi ,milletvekişi yemininden kaldırılmıştır.
1937:laiklik anayasaya konulmuştur.
Değiştirilmesi dahi teklif edilemez hükmü ne zaman eklenmiş bilmiyorum.ali göçmez
Katkılarınız ve yorumlarınız için teşekkür ederim arkadaşlar. Allah razı olsun.