islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
47,5082
EURO
54,7990
ALTIN
6.269,28
BIST
13.292,93
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
27°C
İstanbul
27°C
Parçalı Bulutlu
Cuma Parçalı Bulutlu
28°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
28°C
Pazar Parçalı Bulutlu
30°C
Pazartesi Az Bulutlu
31°C

“Evde Kalsın Kızlar” Ezgisi: Modern Dünyanın Aile Krizine Karşı Bir İtiraz

“Evde Kalsın Kızlar” Ezgisi: Modern Dünyanın Aile Krizine Karşı Bir İtiraz

“Evde Kalsın Kızlar” Ezgisi: Modern Dünyanın Aile Krizine Karşı Bir İtiraz

Söz ve bestesi Mehmet Güvercin’e ait olan “Evde Kalsın Kızlar” isimli ezgi, sosyal medyada geniş yankı uyandırdı. Aile yapısındaki çözülme, artan boşanmalar, evlilikten uzaklaşan gençlik ve modern hayatın insan fıtratı üzerindeki etkilerini konu alan eser; aslında son yıllarda toplumun yaşadığı büyük kırılmayı gözler önüne seriyor.

Eserde geçen “Boşanmalar arttı, çocuk ortada” sözleri, bugün milyonlarca insanın hissettiği aile krizinin kısa ama çarpıcı bir özeti niteliğinde.

Modern Hayat ile İslami Aile Yapısı Çatışıyor

Bugün modern dünyanın ortaya koyduğu yaşam biçimi ile İslami aile anlayışı arasında ciddi bir çatışma yaşanıyor.

Bir tarafta mahremiyeti, sadakati, huzuru, fedakârlığı ve aile merkezli yaşamı esas alan İslami anlayış…

Diğer tarafta ise bireyselliği, sınırsız özgürlüğü, kariyeri ve tüketim merkezli hayatı öne çıkaran seküler düzen…

Toplumdaki sıkışmanın temelinde de bu çatışma bulunuyor.

Modern hayat, kadını ve erkeği sürekli dış dünyanın yoğun temposu içerisine sürüklerken; aile içerisindeki bağları, çocuk terbiyesini ve eşler arasındaki huzuru ikinci plana itiyor. Özellikle kadın ve erkeğin mahremiyet sınırlarının zayıfladığı karma sosyal ve çalışma ortamlarında uzun süre iç içe bulunması, zamanla güven problemlerini, duygusal kopuşları ve aile içi çatışmaları artırabiliyor.

Bugün boşanmaların yükselmesi, aldatma vakalarının çoğalması ve gençlerin evlilikten uzaklaşması yalnızca ekonomik sebeplerle açıklanamaz. Çünkü mesele aynı zamanda bir medeniyet ve yaşam tarzı meselesidir.

Kur’an’ın Çizdiği Aile Modeli

Kur’an-ı Kerim’de aile kurumunun temelinin huzur, sevgi ve merhamet olduğu açık şekilde bildiriliyor:

“Kaynaşmanız için size kendi cinsinizden eşler yaratıp aranıza sevgi ve merhamet koyması da O’nun delillerindendir.”

(Rum Suresi, 21)

İslam’da aile yalnızca iki insanın aynı evde yaşaması değildir. Aile; neslin korunması, ahlakın muhafazası ve toplumun ayakta kalması için kurulan mukaddes bir yapıdır.

Bu nedenle kadın ve erkeğin fıtratlarına uygun sorumluluklar taşıması, aile içindeki dengeyi koruması ve çocukların sağlıklı bir ortamda yetişmesi büyük önem taşır.

Peygamber Efendimiz ﷺ de aile hayatının korunmasını ümmetin geleceği açısından hayati görmüş ve:

“Sizin en hayırlınız, ailesine karşı en hayırlı olanınızdır.”

buyurarak aile içerisindeki merhamet ve sorumluluğun önemine dikkat çekmiştir.

Gençler Evlilikten Uzaklaşıyor

Bugün yüksek kiralar, geçim kaygısı, düğün masrafları ve ağır ekonomik şartlar gençleri evlilikten uzaklaştırıyor. Bunun yanında seküler hayatın yaygınlaştırdığı bireysel yaşam anlayışı da evlilik kurumunu zayıflatıyor.

Birçok genç artık evliliği huzur kapısı olarak değil; ağır sorumluluklar ve ekonomik yükler olarak görmeye başlıyor. Toplumda güven duygusunun zedelenmesi, sadakat krizleri ve aile kurumuna yönelik olumsuz örneklerin çoğalması da bu süreci hızlandırıyor.

Çalışan anne-baba modeli ise çocuk terbiyesi ve aile içi huzur konusunda yeni sorunları beraberinde getiriyor. Çocukların ekranlara, kreşlere veya dijital dünyanın kontrolsüz ortamına teslim edildiği bir düzen, uzun vadede toplumsal çözülmeyi daha da derinleştiriyor.

Aileyi Güçlendirecek Adımlar Şart

Türkiye’nin yeniden aile merkezli bir toplumsal yapıya yönelmesi gerekiyor. İslami aile yapısını koruyacak sosyal politikalar artık bir tercih değil, toplumsal bir zorunluluktur.

Devlet; evliliği kolaylaştıran, anneliği destekleyen ve aile kurumunu güçlendiren projeleri hayata geçirmek zorundadır.

Yeni evlenen çiftlere faizsiz kredi veya doğrudan hibe desteği sağlanmalı, çocuk sahibi olan ailelerin borçları silinmeli, ev hanımlarına maaş bağlanmalı ve çocuk sayısına göre vergi avantajları getirilmelidir.

Özellikle nüfus meselesi Türkiye açısından ciddi bir gelece k sorunu haline gelmektedir. Doğurganlık oranlarının düşmesi ve genç nüfusun azalması, ilerleyen yıllarda çok daha büyük sosyal krizlere yol açabilir.

Bu nedenle çocuk sahibi aileler özel olarak desteklenmeli; iki veya üç çocuklu ailelere ekonomik kolaylıklar, vergi muafiyetleri ve sosyal destekler sağlanmalıdır.

Bu Ezgi Sadece Bir Müzik Çalışması Değil

“Evde Kalsın Kızlar” ezgisi yalnızca bir müzik çalışması değil; modern dünyanın dayattığı hayat tarzına karşı aileyi, mahremiyeti ve fıtratı savunan kültürel bir itiraz niteliği taşıyor.

Bugün toplumun en büyük ihtiyacı; aileyi yeniden merkeze alan, çocuk yetiştirmeyi kıymetli gören ve insan fıtratını koruyan bir anlayışa yönelmektir.

Çünkü güçlü toplumlar ancak güçlü ailelerle ayakta kalabilir.

İSLAMİ HABER “MİRAT”

YOUTUBE

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.