
Hizbullah Davalarında Hukuki Dönüşüm: Gasp Edilen Hakların İadesi Başladı
Hizbullah davası kapsamında geçmişte ağır cezalara çarptırılan birçok ismin “terörden arananlar” listesinden çıkarılması ve tahliyeleri, Türkiye’nin karanlık bir dönemine dair hukuki hesaplaşma olarak değerlendiriliyor. 28 Şubat sürecinin baskıcı ikliminde gerçekleşen yargılamalar ve sonrasında yargı içerisine sızan FETÖ yapılanmasının kumpasları neticesinde mağdur edilen isimler için iade-i itibar süreci işliyor.

28 Şubat’ın Baskıcı Gölgesi ve İşkence İddiaları
Dönemin Devlet Güvenlik Mahkemeleri (DGM) tarafından yürütülen süreçlerde, sanıkların ağır işkenceler altında ifade vermeye zorlandığı ve en temel savunma haklarının ellerinden alındığı biliniyor. 28 Şubat’ın ideolojik yaklaşımlarıyla şekillenen bu yargılamalar, birçok kişi için telafisi güç mağduriyetler doğurdu.
Yargıdaki FETÖ Tahribatı ve Kumpaslar
Sürecin bir diğer ayağını ise emniyet ve yargı içerisine sızan FETÖ yapılanması oluşturuyor. FETÖ’nün, kendi ajandasına hizmet etmeyen grupları tasfiye etmek amacıyla sahte deliller ürettiği ve yargı süreçlerini manipüle ettiği bugün birçok dava dosyasıyla kanıtlanmış durumda. Bu kumpaslar neticesinde verilen ağır cezalar, bugün hukuki birer hata olarak kabul ediliyor.
Kırmızı Listeden Çıkarılma: Bir Güven ve Hukuk Adımı
Son dönemde bazı isimlerin İçişleri Bakanlığı’nın kırmızı listesinden çıkarılması, muhalefet tarafından siyasi bir malzeme olarak kullanılsa da hukuki çevreler bu durumu “gasp edilen hakların geri verilmesi” olarak görüyor. Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin “adil yargılanma hakkının ihlali” yönündeki kararları, bu kişilerin yeniden yargılanmasının önünü açtı. Listeden çıkarılma hamlesi, bu isimlerin artık “firari” konumunda olmadığını, devletin hukuki statülerini hakkaniyetle yeniden tanımladığını gösteriyor.
Sonuç: Geçmişin Hukuksuzluğu Geleceğin Adaletiyle Onarılıyor
Muhalefetin iktidarı eleştirmek adına yürüttüğü argümanların aksine, bu süreç bir af değil, geçmişteki büyük hukuksuzlukların düzeltilmesi adımıdır. 28 Şubat ve FETÖ vesayetinin zindanlara mahkûm ettiği kişilerin dosyalarının yeniden incelenmesi, Türk yargı sisteminin adaleti tesis etme kararlılığını simgeliyor. Hakkı yenen her vatandaşın hukuk önünde hakkını araması, demokratik bir hukuk devletinin en büyük gerekliliğidir.
İslami Haber ”MİRAT” – YouTube