
/Önce şairler vurulurlar yüreklerinden/
Göğe doğru yol almakta umut
Hayal dünyasında düşler uçuşuyor
Bir kadın sırtında küfe Salınmakta
Sarkacın ucu zamana dokunuyor
Hangi yön bana doğrudur.
Ben hangi yöndeyim.
Perdelenen gönüllere darbeler (mi) indirmekteyim.
Sen gelince Eylül
Hastalanır yeryüzü
Kovalar birbirini acılar
Başlar hüzün senfonisi
Liseli bir heyecandır ve kıpırtı yüreklerde
Kara sevda müsveddesi çarpıntı
Issız parklarda ayrılıkları ateşleyen
Arabesk duygulardır
Eylül
Zaman geçmekte
İçi boşalmış bir ağaç gövdesi gibi an
Eylül’de bir çocuk selam veriyor kerhen
Bir hayal zorluyor gerçeği
Bilerek
Senden ayrılmanın hüznü var
Fısıltılardan korkuyor birileri
Çığlıklar suskunluğa tutsak
Sevinçler göz yaşlarına…
Eylül’de Yüreğim
Bir kasımpatının sarışın sessizliğinde
Kardelen kıyamları özlemekte
Hüzün senfonisi Eylül
/Senin adın en çok bir şairi yaralar/
EYYUP YÜKSEL
İSLAMİ HABER “MİRAT” -YOUTUBE-
Hayallerin mazide kaldığını gören ve akleden insan hüzünlenir ve duygulanır buda gönüle düşen şiire dönüşür. Geçen geçmiştir. Hazan mevsimi başlamıştır tefekkür ve tezekkür edenler için.