islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
49,9422
EURO
55,7635
ALTIN
6.222,90
BIST
10.759,56
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Çok Bulutlu
16°C
İstanbul
16°C
Çok Bulutlu
Pazar Az Bulutlu
19°C
Pazartesi Çok Bulutlu
19°C
Salı Hafif Yağmurlu
20°C
Çarşamba Hafif Yağmurlu
16°C

İLİM MECLİSİNDEN: İSLAMCILIK NEDİR, ÖLÜR MÜ?

İLİM MECLİSİNDEN: İSLAMCILIK NEDİR, ÖLÜR MÜ?
A+
A-

“İLİM MECLİSİNDEN:

İSLAMCILIK NEDİR, ÖLÜR MÜ?”

Dün, muhterem İslam âlimi, İslam hukukçusu Prof. Dr. Hayrettin Karaman hocamızı Çorum’daki hanelerinde ziyaret ettim…

İki saate yaklaşan sohbetimizde, uzun bir ömrün ilim, tefekkür ve tecrübeyle yoğrulmuş birikiminden istifade etme fırsatı buldum…

Soruların yeni bahisler açtığı, dinî ve içtimai meselelerin hayatın gerçekleriyle birlikte değerlendirildiği bu kıymetli mecliste zamanın nasıl geçtiğini anlayamadık…

Konuştuğumuz birçok mesele arasından, üzerinde bilhassa durulmasını gerekli gördüğümüz “İslamcılık” bahsini, hocamızın öteden beri dile getirdiği anlayış çerçevesinde paylaşmak istiyorum…

Sohbetimizin bu bölümüne ilişkin hazırladığım metni kendilerine de arz ettim; okuyup paylaşmamı uygun buldular…

İslamcılık nedir?

İslamcılık; “İslam’ı sahih kaynaklarından öğrenmeyi, öğrendiğini hayatın bütününde yaşamayı, hikmet ve güzel öğütle insanları İslam’a davet etmeyi, Müslümanların birliğini ve ortak korunmasını dava edinmektir.”

Birbirini tamamlayan bu dört esas; bilmekten yaşamaya, yaşamaktan tebliğe, ferdî sorumluluktan ümmetin müşterek sorumluluklarına uzanan bir bütünlük taşır…

Çünkü İslam’ın insana yüklediği sorumluluk, ferdî hayatın sınırlarında sona ermez. İman, ibadet ve ahlakla birlikte; hukukta adaleti, iktisatta hakkaniyeti, sosyal ilişkilerde kul hakkını, siyasette ehliyet ve emaneti gözetmeyi de gerektirir.

Müslümanın inandığı değerlerle yaşadığı hayat arasında bütünlük araması, bu anlayışın özüdür.

-Sahih din anlayışının zemini Kur’an, Sünnet, sahabe uygulaması ve bu kaynaklara dayanan muteber ilmî mirastır.

-Akıl; vahyi anlamak, usulünce yorumlamak ve çağın meselelerine çözüm üretmek için çalışır.

-İctihad da bu köklere bağlı kalarak değişen şartlarda Müslümanca yaşamanın yollarını gösterir.

-Müslümanların birliği, ittihadı ise bir temenninin ötesinde sorumluluk ifade eder: Kardeşliği dayanışmaya, dayanışmayı kurumsal yapılara ve ortak iradeye dönüştürmek; ümmetin güvenliğini, hukukunu ve haysiyetini koruyacak caydırıcı gücü dert edinmek…

-Sohbetimizde üzerinde durulan temel bir husus da şuydu: İslamcılık hiçbir şahsın, grubun, cemaatin veya siyasi partinin inhisarında değildir.

Farklı dönemlerde bu düşünceyi daha güçlü, daha tutarlı temsil eden insanlar ve yapılar bulunabilir. “Ancak temsil etmek, sahip olmak değildir.” Hiçbir yapı bu davayı kendi varlığına hapsedemez; kendi serüvenini bu düşüncenin kaderiyle özdeşleştiremez.

Elbette bu iddiayı taşıyan herkesin sözü, tutumu ve icraatı eleştiriye, muhasebeye açıktır. Üstelik yüksek bir iddia, ağır bir sorumluluk yükler. Fakat şahısların hataları yahut teşkilatların başarısızlıkları üzerinden bir düşüncenin bütünü hakkında ölüm hükmü verilemez.

Öyleyse, “İslamcılık öldü mü?”

Sahih İslam’ı öğrenmeyi, yaşamayı, hikmetle tebliğ etmeyi ve ümmetin birliğini dava edinen Müslümanlar var oldukça “İslamcılık ölmez.”

Bu anlayışın geleceği, herhangi bir yapının yükselişine veya gerileyişine sığdırılamaz. Onun hayatiyeti; ilimle beslenen, amelle doğrulanan ve ümmetin derdini taşıyan Müslümanların varlığında karşılık bulur.

Bu vesileyle muhterem hocamıza nazik kabulleri, samimi sohbetleri ve kıymetli paylaşımları için şükranlarımı arz ediyorum.

Rabbim kendilerinden razı olsun; sıhhat, afiyet ve bereketli bir ömür ihsan eylesin.

Bizlere de ilmiyle istifade etmeyi, öğrendiğimizle amel etmeyi; hakkı hikmetle söyleyip adaletle yaşamayı nasip eylesin…

Erol KAVUNCU / Uluslararası Siyaset Uzmanı
YAZARIMIZ ”EROL KAVUNCU’NUN”, DİĞER YAZILARINA ULAŞMAK İÇİN BURAYA ”TIKLAYINIZ”

İslami Haber ”MİRAT” – YouTube

Yorumlar
  1. Cenk Cemil dedi ki:

    Yapmadığını anlatan veya anlkattıklarını yapmayan, sözleriyle fiilleri örtüşmeyen munafık tabiatlı kişilerin poltika arenasında “İSLAMCILIK” bayrağıyla dolaşması bu söylemlerle iktidar olması İslâm Dinine vurualn en büyük darbelerden birisidir. Elbetteki bunalr öte lemde yaptıkları tahribat sebebiyle en büyük ceza ile cezalandırlacaklardır diyorum. Ve müslümanım diyenelre de sadece şunu; Hz.Ömer’in (R.A:) halife olduktan sonra “Eğer doğru yoldan ayrılırsam beni ne yaparsınız?” sorusu, mimbere çıkıp halka bu soruyu sorduğunda, sahabeden biri (bazı rivayetlerde Selman-ı Farisi veya sahabeden başka bir zat) ayağa kalkarak şu tarihi cevabı vermiştir: “Eğer doğru yoldan ayrılırsan, seni şu kılıçlarımızla düzeltiriz!” hatırlatıyorum.