islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
48,1332
EURO
56,1921
ALTIN
7.145,37
BIST
14.610,92
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
30°C
İstanbul
30°C
Parçalı Bulutlu
Cuma Hafif Yağmurlu
26°C
Cumartesi Hafif Yağmurlu
26°C
Pazar Parçalı Bulutlu
28°C
Pazartesi Açık
28°C

İsrail’in Ateşkese Rağmen Saldırdığı Gazze’de Her 80 Dakikada Bir Filistinli Ölüyor Veya Yaralanıyor

İsrail’in Ateşkese Rağmen Saldırdığı Gazze’de Her 80 Dakikada Bir Filistinli Ölüyor Veya Yaralanıyor
A+
A-

İsrail’in ateşkese rağmen saldırdığı Gazze’de her 80 dakikada bir Filistinli ölüyor veya yaralanıyor

Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF) Gazze Acil Durum Operasyonlar Birimi Sorumlusu Ozan Ağbaş, 10 Ekim 2025’te ilan edilen ateşkese rağmen İsrail’in saldırılarının sürdüğünü belirterek, Gazze’de neredeyse her 80 dakikada bir Filistinlinin öldürüldüğünü veya yaralandığını bildirdi.

Ağbaş, ateşkesin ardından Gazze’deki duruma ilişkin Anadolu Ajansı muhabirinin sorularını yanıtladı. Gazze’de insani durumun ateşkese rağmen düzelmediğini belirten Ağbaş, mevcut sürecin gerçek anlamda bir ateşkes olarak değerlendirilemeyeceğini söyledi.

Ateşkes sürecinde 1250’den fazla Filistinli öldürüldü

Ağbaş, Gazze Sağlık Bakanlığının verilerine göre 10 Ekim 2025’te ilan edilen ateşkesin ardından hava saldırıları, bombalamalar ve dron saldırıları sonucunda 1250’den fazla Filistinlinin hayatını kaybettiğini, yaklaşık 3 bin 900 kişinin de yaralandığını belirtti.

Bu rakamların ateşkes sürecindeki şiddetin boyutunu ortaya koyduğunu ifade eden Ağbaş, söz konusu verilerin yaklaşık 9 aylık dönemde neredeyse her 80 dakikada bir Filistinlinin öldürüldüğü veya yaralandığı anlamına geldiğini söyledi.

Ağbaş, “Bu, dünyanın hiçbir başka savaş kontekstinde ateşkes olarak algılanmaz, aktif çatışma olarak algılanır.” diyerek Gazze’deki mevcut durumu “sözde ateşkes” olarak nitelendirdi.

Çocuklar da saldırıların hedefinde

UNICEF verilerine de değinen Ağbaş, yalnızca 19 Haziran itibarıyla 265’ten fazla çocuğun hayatını kaybettiğini belirtti.

MSF’nin Gazze’de çalıştığı veya desteklediği sağlık kliniklerinde haziran ayında saldırılar nedeniyle yaralanan 650’den fazla hastanın muayene edildiğini aktaran Ağbaş, 25 Temmuz-5 Ağustos tarihleri arasında ise saldırılarda yaralanan 15’i çocuk 49 kişinin MSF’nin yönettiği bir hastaneye başvurduğunu söyledi.

Ağbaş, Gazze’deki saldırıların aylara göre de devam ettiğine dikkat çekerek, mayıs ayında 119, haziran ayında 121 ve temmuz ayında 152 kişinin hayatını kaybettiğinin bildirildiğini aktardı.

“Bu verilere baktığımızda dahi ateşkes sürecinin çok da işlemediğini ve aslında çatışmaların, şiddetin hala devam ettiğini görebiliyoruz.” diyen Ağbaş, Filistinlilerin saldırılar nedeniyle ölmeye veya yaralanmaya devam ettiğini vurguladı.

Gazze’de hastaneler kapasitesinin üzerinde çalışıyor

Gazze’deki sağlık sisteminin ağır baskı altında olduğunu belirten Ağbaş, birçok hastanede yoğunluğun artık olağan hale geldiğini söyledi.

Sağlık çalışanlarının bazı durumlarda aynı hastane yatağında iki veya üç hastayı tedavi etmek zorunda kaldığını aktaran Ağbaş, MSF’nin işlettiği çocuk hastanelerinden birinde yatak doluluk oranının yüzde 100’e ulaştığını ifade etti.

Ağbaş, ihtiyaç ortaya çıktığında bu sayının daha da artabildiğini belirterek Gazze’de sağlık hizmetlerine yönelik ihtiyacın son derece yüksek olduğunu kaydetti.

“Gazze’ye yardım gidiyor” algısı gerçeği yansıtmıyor

Gazze’de sağlık hizmetlerinin hâlâ ciddi biçimde kısıtlandığını belirten Ağbaş, uluslararası yardım kuruluşları ve Birleşmiş Milletler kuruluşlarının da sahada yapabileceklerinin sınırlı olduğunu söyledi.

Dünya kamuoyunda Gazze’ye yardım girişlerinin arttığı yönünde bir algı oluştuğunu belirten Ağbaş, ancak ilaç ve tıbbi malzeme açısından sahadaki durumun önemli ölçüde değişmediğini ifade etti.

Ağbaş, İsrail hükümetinin “çift kullanımlı” olarak değerlendirdiği tıbbi ürünlere ilişkin sürekli değişen bir liste bulunduğunu ve sağlık kuruluşları açısından hayati önem taşıyan bazı ürünlerin Gazze’ye girişine izin verilmediğini söyledi.

MSF dahil 37 uluslararası kuruluş kayıt sorunuyla karşı karşıya

Gazze’de faaliyet gösteren uluslararası sivil toplum kuruluşlarının son bir yılda ciddi baskılarla karşılaştığını belirten Ağbaş, İsrail makamlarının kuruluşlardan Gazze’de çalışan personelin listesini paylaşmalarını istediğini ve bunun bir tür “kayıt zorunluluğu” haline getirildiğini söyledi.

MSF’nin de aralarında bulunduğu yaklaşık 37 uluslararası kuruluşun bu talebi reddettiğini aktaran Ağbaş, bunun sonucunda birçok kuruluşun kayıtlarının iptal edildiğini ve uluslararası çalışanların Gazze’den ayrılmak zorunda kaldığını belirtti.

“Koordinasyon mekanizmalarında artık yer alamıyoruz”

Ağbaş, kayıt sorunları nedeniyle MSF’nin İsrail makamlarıyla iletişiminin de sekteye uğradığını ifade etti.

Kayıtlı bir kuruluş olarak kabul edilmedikleri için doğrudan ciddiye alınmadıklarını belirten Ağbaş, insani yardım faaliyetlerinin koordinasyonunda da artık eskisi gibi yer alamadıklarını söyledi.

Ağbaş, tüm bu gelişmelerin Gazze’de sağlık ve insani yardım faaliyetlerini daha da zorlaştırdığını vurguladı.

HABER YORUM

Ateşkesin adı var, kendisi yok maalesef…

Ne acı değil mi?

Gazze’de ölümün dakikaları bile sayılıyor…

Gazze‘de her 80 dakikada bir Filistinlinin öldürülmesi veya yaralanması…

Dünyanın herhangi bir yerinde böyle bir tabloya “savaş” denildiğinde kimse şaşırmaz ama Gazze‘de buna ateşkes deniliyor…

Ve bunu kimse yadırgamıyor artık…

Anlaşılan o ki, vicdanlarımız da sayılara alıştı…

1250’den fazla ölü…

Yaklaşık 3900 yaralı…

265’ten fazla çocuk…

Bu rakamları okuyoruz, üzülüyoruz, sonra başka bir habere geçiyoruz.

İşte asıl tehlike de burada yatıyor…

Aslında haykırarak ayağa kalkmamız ve tüm dünyaya şu soruları sormamız gerekiyor:

1-Bir insanın öldürülmesi için kaç dakika beklemeniz gerekiyor?
2-Bunun artık savaş değil, zulüm olduğunu dünyaya nasıl anlatmamız gerekiyor?

Ve asıl soru:

“ARTIK İSRAİL’E, MÜSLÜMANLARIN BİRLİK OLUP  GÜÇ KULLANMA VAKTİ GELMEDİ Mİ?”

İSLAMİ HABER “MİRAT”

YOUTUBE

 

 

 

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.