BİR “DOKTOR” BOZUNTUSUNUN HEZEYANI: SAĞLIĞIMIZ KİMLERE EMANET? Hani hep deriz ya; “Mürekkep yalamakla adam olunmuyor.” İşte bunun en taze, en pespaye, en mide bulandırıcı örneği Başakşehir’de karşımıza çıktı. Kendisine sorsanız “hekim” der, “aydın” der, “Cumhuriyet’in bekçisiyiz” der… Ama kazıyın altını; altından ne çıkıyor, biliyor musunuz? Katıksız bir yobazlık, faşizmin en...
KUR’ÂN AYNASINDA CAHİLİYE Yeryüzü nice çağlar gördü; nice şehirler yükseldi, nice ordular geçti, nice saraylar göklerle yarışacak kadar büyüdü; fakat insan, Rabbinin kelâmından yüz çevirdiği her vakit, taşların şekli değişse de karanlığın adı değişmedi ve Kur’ân’ın “cahiliye” diye haber verdiği o eski yara, her çağın kalbinde yeniden açıldı. Cahiliye yalnızca...
ÖFKEYİ YÖNETME ERDEMİ Neden bu kadar öfkeliyiz? Neden problem etmeye değmeyecek şeylere tepkimiz ölçüsüz öfke oluyor? Gündelik hayatımızın içinde gerekli gereksiz, haklı haksız birçok durumda hemen parlamaya hazır kişilerin öfkesine maruz kalıyoruz. Çatışmalı iletişimden başka bir dil bilmeyen, kaba, tahammülsüz insanların kavgaya davetine kapılabiliyoruz. Neden? Akdenizli olduğumuz için mi duygularımızı...
SİYASETTEN NEFRET ETTİRDİLER! Siyaset ya da politika… “Siyaset” Arapça “s-w-s” kökünden türetilen bir kavramdır. Bu kavram “at bakıcılığı, seyislik, terbiye etme ve bir hayvanı ya da sürüyü gütme, idare etme/yönetme” anlamına gelir. Bu kelime buradan “devleti idare etme, bir toplumu yönetme ve işleri yoluna koyma” anlamlarına dönüştürülmüştür. Arapçada bir hayvanın...
SORUMLULUK AHLAKI VE SUÇU BAŞKASINA YÜKLEME SORUNU İnsan, fıtratı gereği düşünme ve karar verme potansiyeline sahip bir varlıktır. Ne var ki çoğu zaman bu potansiyelini yeterince idrak edememekte ve yaptığı yanlışların sorumluluğunu üstlenmek yerine bunları başkalarına yüklemeye çalışmaktadır. Nitekim günlük hayatta sıkça duyulan “Beni sinirlendirdi.”, “Onlar yüzünden başarısız oldum.”, “Şartlar...
GÜNAH, EMANET VE LİYAKAT İLİŞKİSİ ÜZERİNE Ahlâken bozulmuş bir nesil veya İslâmî hareket önce marjinalleşir, sonra da yok olur. Marjinalleşmemek ve yok olmamak için hareketin üyeleri, Kur’an ahlâkıyla/Muhammedî ahlâkla donanmak zorundadırlar. Bu meyanda hareket öncüleri kendileri ve üyeleri önce marifetullah konusunda derinleşip tahkikî bir tevhidi bilinç kazanmalıdırlar. Tevhit altyapısı, Kur’an’ın...
İSLAMÎ TESETTÜR; İMAN, İBADET, AHLÂK, SAĞLIK VE ESTETİKTİR İslâmî ölçülere uygun kadın giyimi olarak tanımlayabileceğimiz tesettür, Müslümanlar için îman, ibâdet, ahlâk, sağlık ve estetik mevzudur. İman: Allah, yarattığı insanların rûhları, malları ve toplumsal hayatları yanı sıra bedenleri üzerinde de egemen olan biricik Rab’dir. Tesettür, Rabbimizin bedenimiz üzerindeki Rabliğini fiilen tanıma olarak...
ÜSTÜMÜZE KURULAN YEDİ SİSTEM/YOL Kur’ân’da, “gök” anlamına gelen “semâ” kelimesinin “çoğul” kullanıma karşın “arz” kelimesi her zaman “tekil” olarak kullanılmıştır. Yine Kur’ân, “semâ”nın “yedi katlı/tabakalı/boyutlu/yollu” olduğunu bize söyler. Çok ilginçtir, semânın yedi katlı olduğunu bildiren âyetlerin sayısı da Kur’ân’da yedi tanedir. Bunların dördü Mekkî, üçü de Medenî sûreler içerisindedir. “7/yedi”...
15 TEMMUZ KÜRESEL DECCAL DÜZENİN KÖLELİĞİNE BAŞKALDIRIDIR! Cumhurbaşkanımızın, henüz 15 Temmuz yaşanmadan önce FETO ile ilgili olarak dile getirdiği “aldandım” söyleminin doğru bir şekilde okunması ve algılanması gerektiğini düşünenlerdenim. FETO’nun ülkemizde kurduğu ve ikibinli yıllardan sonra Amerika’dan yönettiği teşkilat yapılanmasındaki gizliliği ve saf Anadolu’nun dindar halkından devşirdiği gücü kendi ülkesine...
GÜLEN BAŞARILI OLSAYDI Sahi, Gülen başarılı olsaydı ne olacaktı? Nasıl bir Türkiye bizi bekliyordu? Yazacaklarım bir kehanet okuması değil, onların niyetleriyle ilgili. Mesela Gülen’in dönüşü, Humeyni’nin İran’a dönüşü gibi muhteşem olacaktı. Gülen, beraberindekilerle birlikte önce İstanbul’a gelecekti. Öyle çok da beklemeyecekti. Hatta başaracaklarından o kadar emindiler ki, billboardlar için afişler,...
LOKMAN (A.S.)’IN NASİHATLERİ: KUR’AN’IN IŞIĞINDA İNANÇ, AHLÂK VE ADAB-I MUÂŞERET Lokman (a.s.), Kur’ân-ı Kerîm’de adı geçen mümtaz şahsiyetlerden biridir. Adı, otuz birinci sûreye isim olmuş; bu sûrede kendisine verilen hikmet ve oğluna yaptığı öğütler örnek bir eğitim modeli olarak insanlığa sunulmuştur. İslâm âlimleri arasında Lokman (a.s.)’ın peygamber mi yoksa kendisine...
YAZILAN VE YAŞANAN TARİH 70’lerin en popüler kitaplarından biri Mustafa Müftüoğlu’nun “Yalan Söyleyen Tarih Utansın” kitabıydı. Zaman içinde Müftüoğlu yazmaya devam etti, şimdi 12 cilde baliğ olan kitap hala piyasada bulunmaktadır. Düzenli olarak kitabı okumuş değilim ama piyasaya çıktığı günden beri ismi hep hoşuma gitmiştir. Müftüoğlu şiirsel bir ifade kullanarak...
KONUŞ EY KUR’AN, DAĞILSIN KARANLIKLAR Sen, taşlara kazınmış eski bir hatıranın solgun sesi değilsin; çağları aşarak insanın en derin yalnızlığına inen, kalbin karanlığını yaran, aklın zincirlerini kıran, zamanı mahkûm eden ilahî hitapsın; yeryüzü kaç defa kararmış olursa olsun, her doğan sabahla birlikte yeniden dirilen hakikatin kendisisin. İnsan seni rafların sessizliğine...
ÇOCUKLARIMIZA KORKUYU MU TEVEKKÜLÜ MÜ ÖĞRETİYORUZ? Bisiklete binmeyi yeni öğrenmiştim. İlk defa parkta, dar bir yolda tek başıma sürüyordum. Karşıma bebek arabasıyla yürüyen biri çıktı. O ana kadar her şey yolundaydı. Sonra içimi bir korku kapladı. “Ya dengemi kaybeder de bebek arabasının üzerine düşersem?” Bir anda bütün dikkatim değişti. Yola...
İSLAMCILIK ÖLDÜ, YAŞASIN MÜSLÜMANLIK! İnsanlık tarihinin büyük kırılma ve buhran dönemleri, entelektüel zihnin en hararetli çalıştığı, kurulu düzenlerin sorgulandığı ve kaçınılmaz olarak “kurtuluş nazariyelerinin” ortaya çıkmaya başladığı dönemlerdir. Ancak bu nazariyelerin trajik bir ortak yazgısı vardır: Doğdukları iklimin panik havası, aceleciliği ve psikolojik baskısı dolayısıyla bir tarafları sakat doğar. Kriz...
DİNDE AŞIRI GİDENLER HELAK OLURLAR! Yaşadığımız toplum içinde, fıkıh yapmak suretiyle, dinde aşırı gitmenin temel iki versiyonundan bahsedebiliriz. Bunlardan birisi; Yahudi ve Hıristiyanların ortak temayülüdür. Kendilerini seçilmiş insanlar, “Allah’ın ahbapları” olarak görmek suretiyle dinin emirlerine kayıtsız kalan bir anlayıştır. Böyle bir anlayışta kişiler kendilerini mutlak kutsala nispet ederek âdeta üzerlerinden...
ERTLENSE BİLE ALLAH KELİMESİNİ (HÜKMÜNÜ) GERÇEKLEŞTİRİR Allah (st) önce Kur’ân’ın fesâhât ve belağâtına (üstün söz sanatına), lafzının ve anlamının pekiştirilmiş olduğuna, buna rağmen müşriklerin/kâfirlerin ona iman etmediğine işaret ettikten sonra onların inkârlarının yalnızca kör bir inat ve azgınlık yüzünden olduğuna dikkati çekiyor. Bir âyette şöyle deniyor: “Biz onu Arapça bilmeyenlerden...