1994 yılında Kahire’de düzenlenen Nüfus Konferansı’na Katolik Kililesi’nin en büyük lideri papa ile birlikte İslam dünyasından çok sayıda ulema ve İslami kuruluşu ortaklaşa tepki göstermişlerdi. Söz konusu tepki laik/seküler çevrelerde hem şaşkınlıkla karşılandı, hem de belli ölçülerde bir tedirginliğe yol açtı. Öyle anlaşılıyor ki, aynı ilahi kaynaktan neş’et eden semavi...
Kur’an’a yönelen her bilinçli kalp bilir ki onun her sûresi bir kapı açar; bazen aklın derinliğine, bazen kalbin sükûnetine, bazen de hayatın merkezine… A‘râf sûresi de işte böyle bir kapıyla başlar: “Elif, Lâm, Mîm, Sâd” (el-A`raf 7/1). İlk bakışta suskun duran bu harfler, aslında vahyin eşiğine çağıran sessiz bir tokmaktır....
Bakma, Görme, Kalple Kavrama üç ayrı olgudur. Şanı yüce olan Allah, Kitabı olan Kur’ân’da bu üç olguya bir ayet içinde mazi sığaları Nazare, Rea ve Ebsara olan üç ayrı fiille yer verir: وَاِنْ تَدْعُوهُمْ اِلَى الْهُدٰى لَا يَسْمَعُواۜ وَتَرٰيهُمْ يَنْظُرُونَ اِلَيْكَ وَهُمْ لَا يُبْصِرُونَ “Eğer onları doğru yola çağırırsanız işitmezler....
Okulların kapanmasına sayılı günler kaldı. Evlerde şimdiden yaz planları yapılmaya başlandı. Kimisi spor okullarını araştırıyor, kimisi sanat atölyelerini… Bazı aileler ise çocuklarını Yaz Kur’an Kursu’na göndermeyi düşünüyor. Özellikle de dinî hassasiyetleri güçlü olanlar. Ve genellikle şöyle bir cümle kuruyorlar: “Biz yazları boşa geçirmeyiz, mutlaka camiye yollarım. Din eğitimi bizim için...
Kur’an’da bağışlama ile ilgili üç kavram var. Bunlar: Afv, safh ve ğafr. Bunların üçü de insan hakkında kullanıldığı gibi, ‘afv ve ğafr’ daha çok Allah’ın O’nun bağışlaması hakkında geçmektedir. Bunlar Kur’an’da bir âyette birlikte, üç âyette afv ve safh beraber, ‘safh’ ise 4 âyette tek başına geçiyor. ‘Afv’ türevleriyle birlikte...
Bugünle dünü, geçmişle geleceği kucaklaştırmak için, yıkılan köprüleri yeniden kurmak gereklidir. Tarihin garip cilvesidir ki, neslimiz içerisinde, geçmişi kendileri için yüz karası görenler olduğu gibi, tarihî mefahirimizi ve geleneğimizi olduğundan fazla gösterip kutsayanlar da vardır. Zihinlerimizi her iki aşırılıktan da kurtararak dünü, bugüne taşırken, ya da bugünü dün ile anlamlandırmaya...
İslamcılığın tarihsel bir seyri olduğu gerçeği, bir olgu olarak onun varlığını, o gerçekten bağımsız olarak yeniden düşünmemize engel değildir. Çünkü İslam, sürekli kendini yenileyecek bir düzlemi inşa ederek varlığını sürdürmeye açık bir yapı arz etmektedir. Bu temel gerçeklik zemini üzerinden İslamcılığın tarihsel süreci ve bu sürecin geldiği noktada tıkanmış olması,...
HAC KURBANLARI (HEDY) TÜRKİYE’DE KESİLEBİLİRDİ Diyanet üzerinde yasal ve cemaat/tarikat baskıları olan Anayasal bir kurumdur. İslam’ı Şeriat ile birlikte sunamadığı gibi Şeriatimizin sunduğu kolaylıklardan da yararlanamamaktadır. Diyanet Hac Kurbanlarının paralarını yatırmakta ama takibini yapamamaktadır. Kaldı ki Hac kurbanları Türkiye’de kesilebilirdi. Biz bu konuyu araştırdık ve yazdık. Ama Din İşleri Yüksek...
Bizim cenahta modern bir mecra olan “medyanın kullanımı”yla ilgili şu durum tespiti ve soru önemlidir: “Cumhuriyeti, mevcut rejimi, savunan sağ ve sol cenahın aydınları toplumun belirli virajlara yönelmesi için medya dahil olmak üzere her mecrayı bu zamana kadar iyi kullanmıştır. Şimdi ise onların boş bıraktığı veya bırakmak zorunda kaldığı koltuklara...
Yine bir Kurban Bayramına eriştik.. Fakat, içimiz hala buruk ve neşemiz, gerektiği gibi değil. Neden? Çünkü, dindaşlarımız öldürülüyor… Irkdaşlarımız, esir ve baskı altında. Yani, vücudumuzun birkaç yerinde yaralar var, bu yüzden huzurlu değiliz. Ayrıca bizler; fiziki olarak rahatlık içinde iken, ruhen ve fikren hür olmadığımızı ve inandığımız gibi yaşama imkanlarını...
Kurbanın lügat anlamı, “yaklaşmak”, “Allah’ın rahmetine yaklaştırmaya sebep olan şey” anlamlarına gelir. Onun için kurban, kurbiyyettir, Allah’a yaklaştıran bir ibadettir, teslimiyettir. Dinî bir terim olarak da, kurban bayramı günlerinde ibadet maksadıyla, belirli şartları taşıyan hayvanı usulüne uygun olarak kesmeyi ve bu amaçla kesilen hayvanı ifade eder. Kurban, Allahu Teâlâ’nın lütfettiği...
Dili “Allah” der… Ama kalbi hangi putun önünde eğilir, bilinmez. Ta ki musibet gelir… Ve kalbi bir neşter gibi yarar. O yarıktan dökülen kan, ya sabırdır… ya isyan… Kur’an uyarır: “İnsanlardan öylesi vardır ki Allah’a âdetâ pazarlıkla kulluk eder; bir hayır dokunsa mutlu olur, ama bir musibet gelse yüz çevirip...
BİR DİĞER İĞRENÇ İFTİRA b.) İlahiyatçı M. Öztürk’ün iğrençlik saçan bir iftirası da şu: Kalem suresinde geçen UTULL ve ZENÎM kelimeleri Allah’ın dili/kullanımı olamayacağından Kur’ân’ın söz ve mâna olarak Allahın Kitabı olarak kabul edilemeyeceği ama bu ahlak dışı bayağı ifadeleri kullanan Hz. Muhammed’in sözü olabileceğidir. İftiracı ilahiyatçının deşifre ettiğimiz sözleri...
HÂTIRA YAZMAK NEDEN ÖNEMLİ? Bilgi, görgü artırmak ve araştırmalarda bulunmak üzere 1995 yılı sonbaharında iki aylığına İngiltere’ye bir seyahatim oldu. Londra’da kaldığım bu süre içinde bazen hafta sonları birkaç Türk öğrenci ile birlikte civardaki ormanlara yürüyüşe giderdik. Bir defasında ormanda yürürken yolun kenarında mermer parçalarından yapılmış yıldıza benzeyen bir şekle...
“Bir hayata çattık ki, hayata kurmuş pusu / Geldi ölümlü yalan, gitti ölümsüz gerçek / Siz hayat süren leşler, sizi kim diriltecek” “Dertsiz” bir sürü insan, “dertsizlik derdi” ile malul. Onların dertlerinin devası da yok, şifası da! Ne dünya derdi var, ne ahiret derdi. “Kenar-ı Dicle’de bir kurt aşırsa bir...
İnsan olarak yaratılan herkese akıl verilir. Önemli olan verilen aklı kullanabilmektir. Aklını hakikati bulma ve yaşama gayesiyle kullanamayan kişiyi Allah şüphe, şirk ve inkâr pisliklerine bulaştırır. Görelim: “Allah’ın izni; aklı ve iradeyi kullanma yeteneği ve vahy bilgiler rehberliği olmasaydı, hiçbir insan imana eremezdi! Ve Allah aklını kullanmayanların üzerine pislikleri salar.“...
Müşrikler “Vaad ne zaman gerçekleşecek” derken aslında kibrin ve gururun beslediği alaylı bir dil kullanıyorlardı. Peygamberlerin yabancısı oldukları bir dil değildi bu. Çünkü her gönderilen elçiyle o devrin inkârcıları önce alay yoluyla mücâdeleye başlamışlar ve sonra dozu gittikçe artan düşmanlıklarıyla onların varlıklarını ortadan kaldırmaya kadar gitmişlerdir. Kur’ân, müşrik karakterin bu değişmez özelliğini...
Zor ama çok zor bir dönemde; bir tarihsel döngü ile gelip hayatımızın baş köşesine yerleşen ve adanmışlık, fedakârlık, paylaşma, dert ortağı olmak ile özelde Müslüman dünya için ama aslında bütün insanlık için büyük bir önemi haiz ve yılda bir gerçekleştirilen bir evrensel kongre özelliğini taşıyan hac ibadeti gibi pek çok...