Bismillah… Depremle ilgili makalelerimizde uzunca yazdığımız gerçekleri şöylece özetleyebiliriz. Deprem Allah’ın yarattığı bir doğa olayıdır. Ancak biz insanlara göre gelişi belirli ve düzenli değildir. Yeryüzünün ihtiyacı olarak doğal doğrultusunda gelebileceği gibi insanların inançları ve yaşamları ile bağlantılı olarak zamanı, mekânı ve şiddeti belirlenerek deneme, uyarı ve ceza şeklinde de gelir....
Bazen gökyüzüne bakan gözler, yıldızların ışıltısına takılıp kalırken hakikatin izini kaçırır. İnsanlar ağaçlara, taşlara, şehir kalıntılarına bakar ama çoğu zaman kalpleri oralardan geçmez. Oysa Yûsuf sûresinin 105. ve 106. ayetleri, bu bakışla fark edilemeyen büyük sessizliği bozar. Ayetler her yerdeyken insanlar, onları görmezden gelmeyi alışkanlık hâline getirmiştir. Tevhidin berrak çağrısı...
İslam’a Sarılmadıkça Felah Yoktur Dinimiz İslam’ın gösterdiği yoldan her gün biraz daha saptığımızı, gelenek göreneklerimizden uzaklaştığımızı, insani ilişkilerimizin her geçen gün kopup toplumun bireyselleştiğini gördükçe, insanın içi ürperiyor. Ahlaksızlığın, merhametsizliğin, vicdansızlığın ve bunların sonucunda meydana gelen insani zevalin nelere mal olduğunu da her gün gözlerimizle görüyoruz. Peki, bilgi seviyesi yükselsin...
-Hüküm Hükm’ün fiili ‘hakeme’; temelde ıslah etmek, düzeltmek maksadıyla menetmek, engellemek manalarına gelir. “Islah etmek amacıyla onun kötü bir iş yapmasına veya dilediğini yapmasına engel oldum” şeklinde bir söyleyiş vardır. (el-Isfehânî, R. el-Müfredât, s: 181) Hüküm ayrıca; hükmetmek, karar vermek, idare etmek, ata gem vurmak, sözü geçmek, hükmünü yürütmek, kuvvetli...
Biz, ezberin kutsandığı bir eğitim sisteminden geçtik. Sınavlarda, kitapta yazanı kelimesi kelimesine tekrar edenler tam puanı aldı; sorgulayan, “neden?” diye soranlar ise susturuldu. Aileler, çocuklarının itirazlarını asi bir başkaldırı gibi gördü. “Biz senin için en iyisini düşünüyoruz” cümlesi, bir anlayışın değil, bir otoritenin parçasıydı. Bu anlayışın ürünü olarak büyüyen çocuklar...
Doğru, sahih ve sahici bir ilişki kurmayı başaramayan bir zihnin Müslümanlığı faziletli/ahlaki bir zeminde inşa etmesi giderek zorlaşacaktır. Bu yüzden ilk hamle muttaki bir kulun kendi bütünlüğü içinde varlığını idame edecek bir entelektüel ahlaki yapının eksikliğini kavrayarak bu konuda sağlam, güçlü ve hakikatli bir çalışma ortaya koymak şart olmuştur. Bu...
Geçtiğimiz hafta Kıbrıs’ta, İrsen Küçük Ortaokulu’nda başörtüsü takan öğrencilere ayrımcılık yapılmıştı. Kıbrıs Türk Ortaöğretim Öğretmenler Sendikası (KTOEÖS) başörtüsüne karşı tutumunu sürdürerek tüm ortaokul, lise ve meslek liselerinde eylemler düzenledi. Sendika, bilimsel ve laik eğitimi savunduklarını belirterek başörtüsüne karşı durmaya devam edeceklerini ilan etti. İşte bu duruma tepki gösteren KKTC Hamitköy Camii...
Peki Allah tasavvurumuzun içini nasıl ve ne ile dolduracağız? Kur’an’a göre merhameti kendine ilke edinen Yaratıcımızın değer ve ilkeleriyle dolduracağız. “Kime aittir göklerde ve yerdeki her şey?” diye sor! “Kendisine merhameti ilke edinen Allah’a aittir” diye cevap ver.”(En’am,6/12) Allah’ımızın merhamet eksenli başat nitelikleri, RAHMÂN-RAHÎM’dir. RAHMÂN: Allah’ın merhametinin bolluğunu esas alırken;...
Siyaset biliminde otokrasi, tek kişinin, küçük bir zümre veya bir partinin siyasi erklerin toplanması, erklerin elinde toplandığı kişi veya partinin üstünde denetleyici hukuk veya normların bulunmaması halidir. İlk bakışta tamamen siyaset veya yönetimle ilgili görünen otokrasinin feminizmle veya kadın hareketleriyle ne gibi ilişkisi vr, diye sorulabilir. İki yönden ilişkisi var:...
Değer ve norm, birbirini tamamlayan iki bileşen olup, birlikte ele alınmak durumundadırlar. Değerlerin günlük hayatta uygulama biçimleri, norm şeklinde ortaya çıkmaktadır. Eğer değer, norm haline gelmemişse yani uygulama imkanı bulamamışsa, gerçekleşebilme etkisini kaybeder ve rolünü gerçekleştiremez. Bazı araştırmalarda değer ve norm, birbirinden ayrıymış gibi bir açıklama tarzı getirilmektedir. Dolayısıyla, bu...
GÜCE TAPAR DÜNYA Niçin yaratıldığını ve ölüm ötesi sorgulamasını unutan güce tapar insanlık, ekonomi ve silahlanmadan başka bir şey bilmediği için felakete doğru gidiyor. Bütün dünyayı sömüren, tehdit eden ve milyonları öldüren AMERİKA da dünyayı felakete sürüklemede öncülük ediyor. ÇİN, RUSYA ve AB de onu izliyor. Bunca silahlanma ve ekonomik...
Ortadoğu denilen bölgedeki İslam ülkelerinin en büyük sancısı, medeniyeti tümüyle ayakta tutan dinin, belli bir süreçte, siyaset ve devlet adamlarınca toplum hayatından atıla atıla bir köşeye sıkıştırılması, kendilerine göre sadece ibadet kavramına hapsedilmesi ve ötesinden soyutlanması, Bir nevi dilde reform yapılmış olmasıdır. Bugün Ortadoğu’da söz sahibi olan artık İslam ülkeleri...
Cehalet, cehl kökünden türetilmiş bir kavramdır ve ilmin zıddı olarak “bilgisizlik” anlamına geldiği bilinmektedir. En çok bilinen ve kullanılan anlamı da budur. Ancak bu sözcükten üretilen Cahiliye kavramının Kur’an’da bu anlam ile birlikte, iki farklı anlamda kullanıldığı da görülmektedir. Bu anlamlardan biri, “bir konuda doğru olanın tersine inanma”, diğeri ise...
ABD’liler İslam dünyasındaki sekülerleşmenin hızından rahatsız oldular. Onlar da biliyorlar ki, “Haddinden fazla şiddet gayedeki hikmeti yokeder”. “Dimyad’a pirince giderken evdeki bulgurdan olmak”tan korkmaya başladılar. Özellikle Medine’deki konser bardağı taşıran son damla oldu. Kapalı spor salonu büyüklüğünde Casino’larda kumar oynayan Suudiler, Karnaval havasında Cadılar bayramı kutlamaları, körfez ülkelerinde yaşananlar “erken...
Ey İnsanlar! Kur’ân’ı Dinleyin FAİZ VAR ZEKÂT YOKSA ZİRAİ DONLAR CEZA OLARAK GELİR Önce haberi hatırlatalım: { 10-11-12 Nisan tarihlerinde hava sıcaklıklarındaki ani düşüşler sonucu Türkiye; don, kar yağışı ve dolu gibi olaylar ile karşı karşıya kaldı. Son 30 yılın en büyük zirai don felaketi! 36 ilde tarım alarmda… Ani...
Kemalizm’in Son Durumu: Cami Bahçesinde Alkol, Büst Önünde Tiyatro! Gurur duyabilirsiniz, yetiştirdiğiniz Atatürkçü, laik ve modern(!) nesil ile…. Dine sövmeyi ve ne alakası varsa sokakta çıplak gezmeyi dahi laiklik olarak anlayan bir güruh var karşımızda… Yatıyorlar Atatürk, kalkıyorlar Atatürk! “Türkiye laiktir laik kalacak” sloganlarıyla dünyayı fethettiğini sanıyorlar… Ama sokakta mikrofon...
‘’Yazmak sorumluluk almaktır. Bildiği doğruları ya da doğru bildiği ne varsa olduğu gibi başkalarına aktarma sorumluluğudur bu. Senin de doğrularını başkalarına yüreğini de katarak aktaracağına olan inancım tamdır. Zira sen, seni tanıdığım günden beri her işini yürekten yapıyorsun. Ders çalışırken, kitap okurken, top oynarken ya da komşulara herhangi bir işte...
Çalışmamızın başlarında mülkün, semâvât ve arz olmak üzere görünen iki yönünün olduğuna değinmiştik. Mülkün yegâne sâhibi olan Allāh bize önce semâvâttan bahsetmişti. Şimdi ise yaşamımızı üzerinde sürdürdüğümüz “Arz”a sıra gelmiş olacak ki Mülk/15. âyet bize şöyle seslenmektedir: “O, yeryüzünü yaşanması kolay bir yer yapmıştır: öyleyse onun her tarafını dolaşın ve Allāh’ın verdiği rızıktan...