islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
44,8573
EURO
52,8184
ALTIN
6.966,26
BIST
14.587,93
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
16°C
İstanbul
16°C
Az Bulutlu
Pazar Parçalı Bulutlu
17°C
Pazartesi Az Bulutlu
18°C
Salı Çok Bulutlu
19°C
Çarşamba Yağmurlu
13°C

EZBERİN GÖLESİNDE BİR BAYRAM

EZBERİN GÖLESİNDE BİR BAYRAM
A+
A-

Biz, ezberin kutsandığı bir eğitim sisteminden geçtik. Sınavlarda, kitapta yazanı kelimesi kelimesine tekrar edenler tam puanı aldı; sorgulayan, “neden?” diye soranlar ise susturuldu. Aileler, çocuklarının itirazlarını asi bir başkaldırı gibi gördü. “Biz senin için en iyisini düşünüyoruz” cümlesi, bir anlayışın değil, bir otoritenin parçasıydı.

Bu anlayışın ürünü olarak büyüyen çocuklar da zamanla kendileri için neyin iyi olduğunu düşünmeyi bıraktılar. Söyleneni yapmak, iyi çocuk olmanın ölçüsüne dönüştü. Bugün okullarımızda hâlâ, otuz yıl önce kendisine ezberletilen şiiri, aynı yöntemle çocuklara ezberletmeye çalışan öğretmenler varsa, bu geçmişin mirasıdır.

Her yıl 23 Nisan kutlamalarında bu tablo bir kez daha gözler önüne seriliyor. Farklı ideolojilere sahip okullar bile, neredeyse milli marş gibi ezberletilen aynı 23 Nisan şarkısını söylemeye devam ediyor. Hepimiz ezberden biliriz:

Sanki her tarafta var bir düğün,
Çünkü en şerefli, en mutlu gün.
Bugün 23 Nisan,
Hep neşeyle doluyor insan.
İşte bugün bir meclis kuruldu,
Sonra hemen padişah kovuldu.

İlk kez bir öğretmen olarak bu satırları yeniden okuduğumda, özellikle “Sonra hemen padişah kovuldu” ifadesi beni derinden etkiledi. Bir melodiyle sunulan bu satır, tarihimize saygısızlık yapıldığı ve ecdadımıza küçümseyici bir bakış açısının çocuklara empoze edildiği bir araç haline gelmişti. Bu şarkıyı yıllarca çocuklara öğreten meslektaşlarım bile, sözlerin içeriğine dikkat etmeden aynı ezgiyi tekrar ettiklerini fark ettiklerinde üzüldüklerini söylediler.

Bir başka farkındalığı ise oğlumun 23 Nisan töreni öncesinde yaşadım. Okuldan, çocuklara kırmızı-beyaz kıyafet giydirilmesi istenmişti. Bayraklarla daha da güzel görünürler diye düşündüm ve tüm çocuklar için küçük bayraklar almak üzere bir kırtasiyeye gittim. Satıcıya “Bayrak almak istiyorum” dediğimde, “Atatürk bayrağı mı?” diye sordu. Şaşkınlıkla “Nasıl yani?” dedim. “Bizim tek bayrağımız var.”

Satıcı, “Bir de Atatürk baskılı olanlar var, artık çoğu kişi onları tercih ediyor,” dedi. Elime aldım. Kırmızı bir fon üzerinde sadece Atatürk’ün resmi ve “ATA” yazısı vardı; ay-yıldız ise yoktu. O an fark ettim: Bazı çocuklara bu bayrak, “Türk bayrağı” olarak veriliyor.

Kafamda sorular belirdi: Bayrak, bir milletin ortak sembolüdür. Üzerine bir kişinin simgesini eklediğimizde, onu bütüncül bir milletin değil, bir görüşün bayrağına dönüştürmüş olmaz mıyız?  Bunu Bayrağı değiştirmek değil, sadece günün anlamını ifade eden bir saygı sembolü olarak yorumlayanlar da olacaktır.

Ancak bu anlattığım yaşanan örneklerden sadece biri. Yazılı ve sözlü geleneklerde, bazen Atatürk ve Cumhuriyet’in temellerine olan saygı, bilinçsizce putlaştırma biçimine dönüşebiliyor ne yazık ki.

Sözün özü şu ki…

Ezbere dikkat edelim. Çocuklarımıza öğrettiğimize, tekrar ettirdiğimize, hatta kendi dilimizde yer edinmiş cümlelere…
Her ezber, bir bilgi değildir.
Bazıları sadece tekrar edilen önyargılardır.
Ve bu önyargılar, nesilden nesile aktarılırken fark edilmezse, kendi tarihimize bile yabancılaşabiliriz.

ŞEYMA DEMİRCAN NAMAZCI 

İSLAMİ HABER ‘MİRAT’ -YOUTUBE- 

YAZARIN DİĞER YAZILARINA ULAŞMAK İÇİN BURAYA TIKLAYINIZ 

 

 

 

ETİKETLER: ÜSTMANŞET, yazarlar
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.