Kendini ibadete vermek mi, çalışmaya devam etmek mi?

Geniş anlamda söylenecek olursa, geçimini sağlayacak miktarda para kazanan; dar anlamda söylenecek olursa emekli olan bir kişi için çalışmaya devam etmek mi daha faziletlidir yoksa kendini ibadete vermek mi? (Emekli kelimesiyle geçimini sağlayacak miktarda maaş alabilen kişiyi kasdediyoruz.)

Çevremize baktığımızda emekli olduğu ve maddî durumu iyi olduğu halde çalışmaya devam eden, bir takım işlerle (çobanlık, şoförlük vb.) uğraşan insanları görüyoruz. Yine aynı çevremizde, çalışan emeklileri eleştiren, onları kınayan pek çok da insan görmekteyiz. Peki ne yapılmalıdır? Hangi tutum / davranış sergilenmelidir? Kaynaklarda bu mesele ile ilgili olarak iki görüş zikredilmektedir.

BİRİNCİ GÖRÜŞ: Bu görüşe göre çalışmaya devam etmek daha faziletlidir. Bu görüşte olanların gerekçesi şudur: Çalışan insanın çevresine daha çok faydası olur. Örneğin bir çiftçinin üretiminden pek çok insan faydalanmaktadır. Sırf ibadetle uğraşan kişinin ise sadece kendine faydası dokunmaktadır. Bu durumda faydası daha genel olan çalışmanın daha faziletli olması gerekmektedir. Zira Peygamberimiz “İnsanların en hayırlısı, onlara faydalı olandır.” buyurmaktadır. Aynı gerekçeye dayanarak ilim öğrenmenin, âdil bir yönetici olmanın kendini ibadete vermekten daha faziletli olduğu söylenmektedir. Öte yandan çalışıp kazanan varlıklı kişi için, ibadet seçenekleri daha fazla olmaktadır (hac, sadaka, zekât, insanlara yardımda bulunmak vs.).

İKİNCİ GÖRÜŞ: Bu görüşe göre kendini ibadete vermek daha faziletlidir (Burada “kendini ibadete vermek”ten maksat, farzların dışında kalan nafile etmekle olur.

SONUÇ:Kanaatimizce bugün için birinci görüş tercihe şayandır. Zira içerisinde yaşadığımız şu zamanda güç, parayla eşdeğerdir. En güçlü olan, en zengin olandır. Öte yandan dünyada pek çok müslüman kardeşimiz savaş, açlık ve kıtlık içerisinde sefalet çekmekte ve kendilerine uzatılacak yardım elini beklemektedir. Yardım edebilmek için güçlü/zengin olmamız; güçlü olmak için de çalışmamız gerekmektedir. Komşu / komşu ülke perişan bir haldeyken bizim onuncu kez hac yapmamızın bir anlamı var mıdır?

Gelişen Olaylara İslami Bakışın Adresi

Recent Posts

  • Genel

İMAM SERAHSİNİN EL-MEBSÛT’TA SİYASİ İKTİDARA MEYDAN OKUYUŞU

İMAM SERAHSİNİN EL-MEBSÛT’TA SİYASİ İKTİDARA MEYDAN OKUYUŞU Giriş: Kuyudan Taşarak Çağları Aşan Bir Direniş İslam…

15 dakika ago
  • Genel

İNSANLIĞI KUŞATAN BÜYÜK YALAN: MODERN MELELER VE KÜRESEL İFSAT

İNSANLIĞI KUŞATAN BÜYÜK YALAN: MODERN MELELER VE KÜRESEL İFSAT Tarih, sadece mekânların ve isimlerin değiştiği,…

23 dakika ago
  • Gündem

Yemen Paramparça: Husiler, Petrol ve Kızıldeniz’in Hesabı!

Yemen Paramparça: Husiler, Petrol ve Kızıldeniz’in Hesabı! Bir zamanlar tek devlet olan Yemen, bugün farklı…

50 dakika ago
  • Makale

ALLAH KATINDAKİ DEĞERİMİZİN ÖLÇÜSÜ NEDİR?

ALLAH KATINDAKİ DEĞERİMİZİN ÖLÇÜSÜ NEDİR?           Kur’an, insanın Allah katındaki değerini açıklarken farklı kavram ve ölçülere…

1 saat ago
  • Makale

CİHAD NİÇİN MÜFREDATTA OLMALI

CİHAD NİÇİN MÜFREDATTA OLMALI Cihada en olumsuz bakanlar toplumun ahlaken en düşük kişileri olan münafıklardır.…

1 saat ago
  • Makale

GÜZÜNÜ YİTİRMİŞ YAŞAMAK

GÜZÜNÜ YİTİRMİŞ YAŞAMAK Gittikçe artıyor ritmi yaşamanın. Bir koşu bandında bindirilmiş gibiyiz cümleten. Hızımız her…

1 saat ago