islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
32,9478
EURO
35,8136
ALTIN
2.550,11
BIST
11.105,71
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
31°C
İstanbul
31°C
Parçalı Bulutlu
Çarşamba Az Bulutlu
30°C
Perşembe Az Bulutlu
28°C
Cuma Az Bulutlu
28°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
31°C

MAYMUNA DÖNÜŞTÜRMEK CEZASI HAKKINDA

MAYMUNA DÖNÜŞTÜRMEK CEZASI HAKKINDA
20 Aralık 2023 09:00
A+
A-

-Hadislerde mesh olayı

‘Mesh’ kelimesi bir İbni Abbas hadisinde. “Allah’ın bazı varlıkların durumunu daha kötü hâle çevirmesi, hatta onları bazı hayvanlara dönüştürmesi”. Anlamlarında kullanılmış (İbnü’l-Esîr, en-Nihaye fi Ğaribi’l-Hadis, s:855)

İlginçtir, Kur’an’da İsrâiloğulları’ndan bir kısmının maymuna ve domuza çevrildiğinden bahsedildiği, hadis rivâyetlerinde ise onların fare, keler, kertenkele ve daha başka canlılara dönüştürüldüğünden de söz ediliyor. (Buhârî, Bedʾü’l-ḫalḳ/15 no: 3305)

Cabir b. Abdullah anlattı: Peygamber’e bir keler getirildi. O ondan yemedi. Sonra dedi ki: “Bunun geçmişte meshedilmişlerden olup olmadığını  bilmiyorum.” (Müslim, Ṣayd/7(48) no: 5041)

Ebi Said anlattı. “Bir adam: “Ey Peygamber’ Bizim oralarda keler var, bu konuda ne emredersin?”.  Peygamber: “Bana, İsrailoğullarından bir topluluğun meshedildiği hatırlatıldı.” Onu etini yemeği emretmediği gibi yasaklamadı da.” (Müslim, Sayd/7(50) no: 5043)

Ebu Hurayre’nin anlattığına göre Peygamber (sav) şöyle dedi: “Ben farenin meshedildiğini zannediyorum. Sizler farelere deve sütü konulduğu zaman içmediklerini,  koyun sütü konulduklarında da içtiklerini görmüyor musunuz?” (Müslim, Zühd/11(62)no: 7497)

Peygamber (sav), kertenkele yiyen birini gördüğünde Allah’ın İsrâiloğulları’ndan bir nesle lânet ettiğini ve onları yeryüzünde debelenen hayvan kılığına soktuğunu, bu kertenkelenin de onlardan olabileceğini, bu sebeple onu yemeyeceğini, fakat yemeyi yasaklamayacağını söyledi. (Müslim, Ṣayd/7(51) no: 5044)

Rasûlüllah’ın (sav) kendi ümmetinden günah işleyenlerin bir kısmını Allah’ın geceleyin dağı üzerlerine indirmek sûretiyle helâk edeceğini, bununla beraber bir kısmını da kıyâmete kadar maymun ve domuza dönüştüreceğini ifade ettiği rivâyet edilmiştir (Buhârî, Eşribe/6 no: 5590)

Mesh kelimesi hadis şârihleri tarafından mecazi mânaya da hamledilerek Kur’an’ın kalplerden silinmesi, bunun yanısıra insandan güven ve huşû duygusunun alınması şeklinde yorumlanmıştır (Aynî, 21/176’dan Çoşkun, A. TDV İslâm Ansiklopedisi 29/303)

-Mesh (dönüştürme) olayının zikredilmesinin hikmeti

“Biz bunu, hem onu görenlere, hem de sonra geleceklere bir ibret ve Allah’a karşı gelmekten sakınanlara da bir öğüt kıldık.” (Bekara 2/66)

Abdullah b. Abbas’tan; “Biz onların maymuna çevirilme cezasını, elbette o zamanda bulunanlara ve gelecek olanlara bir ibret ve müttakiler için de bir nasihat yaptık.” demektir. (Taberî, İbni Cerir. Câmiu’l-Beyân, 1/378)

Bekara 2/65. âyette sanki şöyle deniyor:

“Ey Yahudiler, sizden, emrime karşı gelmeye cesaret edip Cumartesi yasağıni çiğneyerek avlanmaya çıkanları çok iyi biliyorsunuz. Onlara ne yaptığımı da biliyorsunuz.

Onlara; “Maymunlar, hakîr ve alçaklar, uzaklaştırılmışlar, kovulmuşlar olun” demiştik. Biz onların bu hâllerini, yani onlarda yaptığımız bu şekil değişikliğini, geçmişteki günahlarına ceza olarak, onlardan sonra geleceklere de, aynı şekilde davrandıkları takdirde onlar gibi olacaklarını göstermek için yaptık. Bunu, öğüt alıp hatırlarından çıkarmamaları için, takva sahiplerine bir uyarı ve müminlere bir ibret yaptık.” (Taberî, İbni Cerir. Câmiu’l-Beyân, 1/370)

Bu âyet Allah’ın emirlerine karşı gelen kendi nefsanî arzularını ilâh edinen ve hayvanlar gibi hayat süren herkese apaçık bir derstir. (Abduh, M.-Rıza, R. el-Menâr (çev.), 1/479-480)

Şu âyette buna işaret var: 

“(İnkâr edenler ise (dünyadan) faydalanırlar, hayvanların yediği gibi yerler. Onların yeri ateştir (Muhammed 47/12)

Bir âyette Allah (cc) öncelikle ilk muhatapları, sonra da bütün insanları uyarıyor:

“Ey kendilerine kitap verilenler! Birtakım yüzleri silip de tersine çevirmeden, yahut cumartesi halkını lânetlediğimiz gibi onları lânetlemeden, yanınızda bulunanı (Tevrat’ı) doğrulayıcı olarak indirdiğimiz bu kitaba (Kur’an’a) iman edin. Allah’ın emri mutlaka yerine gelecektir.” (Nisâ 4/47)

-Araf 7/166. âyetteki ‘mesh’ ile ilgili:

Mukatil b. Süleyman, “Kendilerine bir süre verdi. Sonra da onları maymuna dönüştürdü. Yedi gün daha yaşadılar ve sekizinci gün öldüler. (Tefsir, 1/421)

“65. Ayette unutanlardan maksat o kasabanın halkıdır. Sâlih kimseler tarafına kendilerine hatırlatılanlar, onlar tarafından unutulunca, bundan dolayı yerine getirmeleri gereken görevlerini terkedince, sâlih kimselerin uyarılarını dikkate almayınca, âdeta unutanların bıraktıkları şey gibi bunlar da hakkı öylesine unutup terkettiler.

“Yani Allah önce onları çok şiddetli bir azap ile cezalandırdı. Daha sonra iyice azdılar. Allah’ın hükümlerini tanımaz oldular. İşte bunun üzerine Allah onları başka bir varlığa dönüştürdü.” (Zemahşeri, el-Keşşaf,1/149)

Böylece onlar serkeşlik ederek kendilerine yasak kılananlan yapmakta ısrar edince, kendilerine: “Allah’ın rahmetinden uzak, aşağılık maymunlar olun” dedik. Bir tekvinî emirle insanlıktan çıkarıp maymunlara çevirdik.

Bu buyruk, masiyet (günah) işlemenin ilahî azaba ve intikama sebep teşkil ettiğini göstermektedir.

Bu olayın Davud (as) zamanında meydana geldiği rivâyet olunuyor. Nitekim; “İsrailoğulları’ndan inkâr edenler hem Davud’un, hem de Meryem oğlu İsa’nın diliyle lanetlendiler.  (Mâide 5/78) âyetinde de zaten buna işaret vardır. (Kurtubî, el-Câmiu li-Ahkami’l-Kur’an, 1/1332-1333)

“Eski milletlerde bu değişme olurdu. Bu, insanların bozulması sonucu Allah tarafından verilen bir ceza idi. Ancak bunun hakiki olarak insanın maymun biçimine sokulması mı, yoksa ahlâken bozulması mı olduğu hakkında görüş ayrılığı vardır.

Eğer âyet, ahlâkî bir bozulmaya işaret ise, bu her zaman her millette olabilir. İnsanlar nefislerinin zebûnu olduklarında şeklen değil, fakat huy itibariyle herhangi bir hayvanın kılığına girmiş olurlar.” (TDV Meali âyet açıklaması, s: 171)

  1. Esed olaya Mücâhid’in ve R. Rıza’nın yorumlarını esas alarak bakıyor. “Zemahşerî ve Râzî’ye göre, “Onlara … dedik” ifadesi burada, “onlar hakkında hükmettik” ifadesiyle eş anlamlıdır. Bu gibi durumlarda Allah’ın “demesi” O’nun irade ve buyruğunun mecaz yoluyla ifadesi durumundadır.” Esed burada Mücahid’in görüşünü tekrarlıyor ve bunun Allah’ın onların durumu tasvir etmek için irad ettiği bir meseldir diyor. (Tıpkı Cumua 62/6 gibi)

Bu arada “maymun gibi” ifadesinin klasik Arapça’da, iştah ve arzusuna gem vuramayan taşkın insanları anlatmak için sık sık kullanıldığı akla getirilmeli” diyor. (Esed, M. Kur’an Mesajı, 1/307)

“Burada da kötülerin çarptırıldıkları cezaya sebep olarak elbette onların kendi günahları gösterilmektedir. Buna göre onlar, uyarılara rağmen kötülüklerinde küstahça direnmişler, Allah da onlara mesh cezasını vermiştir. Allah, bir şey için “Şöyle olsun!” buyurmuşsa o şey kaçınılmaz olarak öyle olur.

Muhtemelen burada olmayan bir şeyin ilâhî emirle oluvermesinden ziyade, saygın ve erdemli insanlık yolunu seçmek yerine, kendilerini maymunlar gibi aşağılık ve gülünç duruma düşürecek, maskara yapacak davranışları seçmiş ve ayrıca bunda ısrar etmiş bulunanlara, “Madem böyle olmak istiyorsunuz o hâlde böyle olun ve böyle kalın!” denmiş olmalıdır.” (Komisyon, Kur’an Yolu, 2/482)

Hüseyin K. Ece

YAZARIN DİĞER YAZILARINI OKUMAK İÇİN BURAYA TIKLAYINIZ

MİRATHABER.COM – YOUTUBE

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.