islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
45,5176
EURO
52,9944
ALTIN
6.644,89
BIST
14.367,60
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Hafif Yağmurlu
21°C
İstanbul
21°C
Hafif Yağmurlu
Pazartesi Parçalı Bulutlu
21°C
Salı Parçalı Bulutlu
24°C
Çarşamba Az Bulutlu
22°C
Perşembe Yağmurlu
20°C

MEVLİD-İ NEBİ VE ÇOCUK BAYRAMI

MEVLİD-İ NEBİ VE ÇOCUK BAYRAMI
06/05/2026 14:08
A+
A-

MEVLİD-İ NEBİ VE ÇOCUK BAYRAMI

20 Nisan, Hazreti Muhammed’in doğum yıl dönümüdür. Miladi takvime göre 20 Nisan, Hazreti Muhammed’in doğum yıl dönümüne denk gelmektedir. Hazreti Muhammed (aleyhisselam), Rebiülevvel ayının 12. Pazartesi gecesi, sabaha karşı Mekke şehrinde dünyaya geldi.

Hazreti Muhammed (aleyhisselam) ne yaptı biliyor musunuz? O gün, bütün peygamberlerin mücadele ettiği gibi, Nemrut’a ve onun zulmüne, Firavun’a ve onun zorbalığına, devlet gücünü mazlumlara karşı kullananlara karşı mücadele etti. Bugün Amerika ve Avrupa Firavun ise, Çin ve Rusya Nemrut’tur. Trump ve Netanyahu Firavun’dur. Diğer peygamberler nasıl bunlara karşı mücadele ettiyse, Hazreti Muhammed de Firavun’a ve Nemrut’a karşı İbrahim Peygamber gibi, Nuh Peygamber gibi, Musa Peygamber gibi mücadele etti. Bu nedenle, Hazreti Muhammed’in doğum günü olan Mevlid-i Nebi, yani 20 Nisan, bizim için önemli bir tarihtir.

Bunun idrakinde değiliz; idrak ettiğini söyleyenler bile tam anlamıyla idrak edemiyor. Hazreti Muhammed (aleyhisselam), o günün azgınlarına, zorbalarına, sömürgecilerine, faşistlerine, emperyalistlerine karşı mücadele etti ve onların Mekke’deki uzantısı olan Ebu Cehil’e, Ebu Leheb’e, devlet gücünü mazlumlara ve Müslümanlara karşı kullanan Ebu Cehil ve Ebu Leheb gibi devlet adamlarına karşı bir mücadele başlattı. 20 Nisan’da doğan Hazreti Muhammed, sadece devlet adamlarına karşı mı mücadele etti? Hayır, Lat, Menat, Uzza gibi dini istismar eden, dini anlamadan suistimal edenlere karşı da mücadele etti. Hatta Uzza demek, aziz demektir.

Bugün Yahudiler de dini kullanıyor, Hristiyanlar da dini kullanıyor, hatta bazı Müslümanız diyenler bile dini kullanıyor. Bu nedenle, din simsarlarına, putlaştırılan, ilahlaştırılan din adamlarına ve onları putlaştıran sözde dindarlara karşı bir özgürlük mücadelesi verdi. Hazreti Muhammed, hürleşme mücadelesi verdi.

İşte onun doğum haftası bugün. Ve biz de onun doğum haftasında onu anlamaya çalışıyoruz. Hem dine karşı devlet adamlarına, hem de dine karşı duran din adamlarına karşı böyle bir tavır sergiledi. Bakın şu anda Yahudi Siyonistler, kitabı kullanıyor, peygamberleri kullanıyor. Halbuki onlar peygamber katilidir; İsa Peygamber’i katletmeye kalktılar, Yahya ve Zekeriyya Peygamberleri katlettiler.

Hazreti Muhammed’e ve Musa Peygamber’e karşı durdular. Şu anki Hristiyanlar da bakın, İsa Peygamber’i katletmeye kalkan Siyonistlerle iş birliği yapıyorlar. Öyle mi? Amerika ve Avrupa devletleri şu anda peygamber katili Siyonizme destek vermiyor mu? Çocuk katillerine, hırsızlara, namussuzlara, Epstein Adaları’nın sahiplerine destek olmuyorlar mı? Hatta bakın, yakın zamanda Siyonist sapkın LGBT, İsrail kontrolündeki Lut Gölü’nde festival planlıyor.

Bunlar hem dinen sapkın, hem cinsen sapkın, hem zihnen sapkın. Bana ne Tevrat diyormuş, bana ne peygamber diyormuş, suistimal ediyor. Peygamberler maskesiyle peygamberleri katlediyor. Din maskesiyle oradaki Allah’ın masum çocuklarını, bebeklerini katlediyor.

Hazreti Muhammed zamanında da aynı çete, aynı mafya Kabe’de, Mekke’de kök salmıştı da Allah onlara karşı Hazreti Muhammed’i gönderdi. Daha önce bu Siyonist çetelerin ağababalarına karşı Musa Peygamber’i, İbrahim Peygamber’i, Süleyman Peygamber’i gönderdiği gibi. Biz kitabımızı okuyalım, adam gibi okuyalım, kitabı okuyalım ve şu musibetten ders çıkartalım. Musa Peygamber, erkek çocukları öldüren Firavun’a karşı mücadele etti.

Hazreti Muhammed ise kız çocuklarını diri diri toprağa gömen o günün cahili devletine, cahili sistemine karşı mücadele etti. Kız çocuklarını ölümden kurtardı. Veda Hutbesi’yle çocuklara ve kadınlara insan olduklarını, haklarını ve hukuklarını hatırlattı.

Hala şu anda bu çağdaş dünya bile Hazreti Peygamber’in Veda Hutbesi’nde bahsettiği insan haklarının, insan hukukunun kenarından, yakınından geçemez. Ama onlar çağdaştır. Onlar hümanisttir.

Onlar şudur budur. Ama insan hakları bile bir aldatmaca, bir riya, bir gösteriş, bir timsah gözyaşı. Gördünüz mü? Laikçi Siyonist gördünüz mü? Göz bebeği, demokrat Siyonist’i. Sizin demokrasiniz batsın. Sizin Siyonist laikçiliğiniz batsın.

Ve biz bunu diyemezsek, onlar bu maskeleriyle dünyayı esir etmeye, köleleştirmeye, sömürmeye, dünya nimetlerini çalmaya, hatta ahiretlerini çalmaya, dünyalarını cehennem etmeye, hatta ahiretlerini cehenneme çevirmeye devam edecekler. Biz hala Allah’ın ayetlerinden ve Gazze musibetinden ders almayacak mıyız? Ders almayacak mıyız? Bu nedenle bakın, Hazreti Muhammed kız çocuklarını kurtardı. Musa Peygamber erkek çocuklarını kurtardı.

O günün cahili Mekke’si kız çocuklarını canlı canlı gömüyordu. Musa Peygamber zamanında da o Firavuni sistem, bugünkü Trump sistemi, Avrupa vahşiliği, vahşi Batı erkek çocuklarını katlederken, Siyonistler ise bugün erkek kız ayırmadan bütün çocukları canlı canlı gömüyor. Hem de bizi de şahit tutuyor.

Bizi de suça ortak ediyor. Buna itiraz etmeyecek miyiz? Buna karşı sesimizi yükseltmeyecek miyiz? Buna itiraz etmeyecek miyiz? Bakın şu anda İspanya’dan, İtalya’dan hükümetleri bile tam değilse bile en azından halk şu anda vicdanlandı. Vicdanına teslim oldu.

Ve Nuh gemisi gibi biz Nuh gemisi projesi yürütüyoruz. Onlar da Sumud olarak Gazze’ye vicdan taşıyor, insanlık taşıyor, onur taşıyor, şeref taşıyor. İnsanlığın vicdanını, insafını, izzetini, onurunu kurtarıyor. Peki Avrupa’nın vicdanı böyle davranırken biz hala bir ses vermeyecek miyiz? Bir direniş, bir dik duruş sergilemeyecek miyiz? Hazreti Muhammed’in mevlidi… Bakın, bir taraftan ilahi egemenlik çalındı. İlahi egemenlik çalınarak, ‘milli egemenlik’ diyerek, ‘ulusal egemenlik’ diyerek Avrupa’ya peşkeş çekildi. NATO’ya, Avrupa’ya bu Anadolu halkının iradesi peşkeş çekildi. Hatta Siyonistlere peşkeş çekildi. Siyonistler, Amerika’yla iş birliği içinde her on yılda bir darbe yaparak bu peşkeşi pekiştirdiler. Ve biz diyoruz ki, bu peşkeşle, bu çocuk katilleriyle çocuk bayramı olmaz.

Erkek çocuklarını kurtaran Musa Peygamber ile kız çocuklarını kurtaran Hazreti Muhammed’in şu mevlidinde, doğum yıl dönümünde, Nebi-i Muhammed’de, Muhammed Mevlidi’nde çocuk bayramı diyoruz. Diğer Siyonistlerle, çocuk katili, peygamber katili olan çocuk katilleriyle bayram olmaz. Onlara destek veren Avrupa, Amerika’da onlara rıza gösteren, onları meşrulaştıran, onlara itiraz etmeden vatandaşlık yapan insanlar bu suça ortak olmuş oluyor. Asla bu suça ortak olmayın diyoruz.

Asla bu suça ortak olmayın ve siz işte onların restoranlarında, Burger King’lerde, Starbucks’larda, McDonald’s’larda yiyip içenler dahi onları destekleyerek çocuk kanı içiyorlar, bebek eti yiyorlar. Vallahi bunun faturası olacaktır. Oradaki ödediğiniz fatura bu sizin suçunuzu örtmez, suç delili olur. Ne idüğü belirsiz bir şey içiyorsunuz, kanı.

Orada ödediğiniz fatura sadece suç delili. Asıl fatura gelecek. Asıl fatura şu anki Gazze’deki soykırımı muhtevi. Asıl fatura ahirette ödenecek. Aklımızı başımıza alalım. Bu kalleş dünyada bu kalleşlerin oyununa düşmeyelim.

Bu hafta ulusal egemenlik değil, ilahi egemenlik, Mevlid-i Nebi ve çocuk bayramı. Çocuklara bayram yaptıracak olan Allah’tır. Allah’ın Resulleri’dir. Siyonistler çocukları katleder, onlara bayram hediye etmezler. Siyonist işbirlikçiler de aynı şekilde. Çocukları şiddetin, sapkınlığın kucağına atarlar. Bakın, iki yüz yıldır Siyonist işbirlikçi eğitim çocuklarımızı, neslimizi ne hale getirdi? Şiddetin, sapkınlığın kucağına itti. Dünya bu hale geldi. Şu hale bakın. Şu hale bakın. Bir de ahireti düşünün.

Geleceği düşünün. Öyleyse bu Siyonist çetenin uzantısı, işbirlikçisi Siyonist laikçi anlayışlar, beşeri batıl ideolojiler, çocuklara bayram değil, katliam, soykırım yaşatır. Onları ya dağa çıkarır terörist eder ya da beynini kirletir, onu uyuşturucuya müptela eder, şiddete müptela eder, batıl beşeri ideolojilere müptela eder, heykellere, putlara taptırır, secde ettirir, din adamlarına taptırır, devlet adamlarına taptırır.

Bu nedenle aklımızı başımıza alalım. Döne döne diyoruz ki, ilahi egemenlik, ilahi egemenlik, Mevlid-i Nebi, Mevlid-i Nebi ve çocuk bayramı. Peygamberlerin doğuşuyla çocuklar bayram etmiştir, ölümden kurtulmuştur, cehennem azabından kurtulmuştur, dünya vahşetinden kurtulmuştur. Ama sözde işçi, demokrat, hümanist, insan haklarından yana sahtekar maskeli Siyonistler ve onların işbirlikçisi Arap emirleri, Netanyahu, Trump bunlar şeytanın taşeronları, şeytanın tetikçileri. Bunlardan çocuk bayramı beklemeyin. Ne çocuklar, ne büyükler bunlardan ancak azap, ateş ve cehennem beklesinler, kriz, savaş beklesinler. Bizim dostumuz Allah ve onun resulleridir ve Allah’ın has kullarıdır. Bu nedenle ilahi egemenlik, Hazreti Muhammed’in Mevlid-i Nebi’si, doğum günü, doğum haftası ve çocuk bayramı diyoruz, insanlık bayramı diyoruz, saadet bayramı diyoruz. Allah’ın nimetleri herkese yeter, şu arsızlar, şu yolsuzlar, şu sömürgeciler olmasa Allah’ın dini, dünyası hepsine yeter diyoruz ve şu sahtekarlığa, bilmem ne egemenlik diyerek halkın ağzına bir parmak bal çalıp onu şeytana, Siyonizme, işbirlikçi Amerika’ya peşkeş çeken işbirlikçi devletler, din adamları, devlet adamları, partilere hayır diyoruz.

Bizim Allah’tan, Resullerinden ve Allah’ın veli dostlarından başka dostumuz yok diyoruz. Son olarak şu mübarek günde, şu mübarek beldede ilahi egemenlik, Mevlid-i Nebi ve çocuk bayramı diyoruz. Allah’a emanet olun.

Rabbii Dr. Mehmet Arslan
İst. Üniversite Rad. Onk. Uzm.
Rabbiyat Araştırma Merkezi
Rabbiyatçı Akademisyen, Yazar

Mirat Haber – YouTube

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.