islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
47,7144
EURO
55,1170
ALTIN
6.731,41
BIST
13.811,60
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
30°C
İstanbul
30°C
Parçalı Bulutlu
Salı Az Bulutlu
29°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
30°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
30°C
Cuma Parçalı Bulutlu
28°C

ÖZ-BİÇİM ÇELİŞKİSİ

ÖZ-BİÇİM ÇELİŞKİSİ
A+
A-

ÖZ-BİÇİM ÇELİŞKİSİ

Ruh ile madde, öz ile biçim arasındaki o mahrem münasebeti kaybetmiş, hakikati kendi sığ idrakine hapsetmiş bir zamanın yetimleriyiz. Bugün dindarlık, özün biçimden, ruhun bedenden ayrıldığı ve hakikatin bir “kışır” (kabuk) ezberciliğine mahkûm edildiği bir trajedinin sahnesidir.

Bir tarafta dinin vecdini ve aşkını kaybetmiş, onu sadece havasız bir nefsaniyetin içine hapseden “ham yobaz ve kaba softa” kütlesi durmaktadır. Bu tip, şekli bildiğini ve yaşadığını sanırken aslında o mukaddes şekli kendi ruhunda donduran ve sadece posa geveleyen bir anlayışsızlığın temsilcisidir. Onlar için şeriat, içinde nur cümbüşü kopan bir sarayın sadece dış kapısıdır; oysa o kapıdan içeri girmeyi, yani batın deryasına dalmayı küfür sayacak kadar nasipsizdirler.

Öte yanda ise modern dindarlık adı altında “kapitalizmin zokasını yutmuş”, cebi para görünce mülkiyet ve teşhir putlarının karşısında teslimiyete bürünmüş bir güruh peydah olmuştur. Bu “sonradan görme” dindarlık, asalet ve nezaketten mahrum, varlığını sadece lüks ve gösteriş aracılığıyla ispat etmeye çalışan bir teşhirciliğe dönüşmüştür. “Bir lokma bir hırka” felsefesini bir geri kalmışlık yaftası gibi üzerinden atan bu yeni tip, aslında ruhunun özündeki o onulmaz gerginliği, kapitalist tüketim biçimleriyle pansuman etmeye çalışmaktadır. Müslüman halk, İslami siyaset veya ticaret üzerinden usulca soyulurken, bu sürece itiraz etmesi gereken dindar bilinç, anlam verme ve yorum yapma hakkını çoktan çarşıya ve kitlelerin uyuşturucu gürültüsüne devretmiştir.

Ahlakın dinden, biçimin özden koparılması, toplumu içiyle dışı uyumsuz, huzursuz bir “manevi yokluk” silsilesine mahkûm etmiştir. Hristiyanlığın doğayı ve kadını lanetleyen, cinselliği ilk günahtan bu yana bir zillet olarak gören o kasvetli “Antichrist” ruhu, bugün dindarların moderniteyle hesaplaşmadan uzlaşması neticesinde bizim mahallemize de sirayet etmiştir. Gecikmiş ve ertelenmiş cinselliğin ruhlarda açtığı rahnelere ses çıkarmayan “müesses dindarlık”, doğanın yasalarıyla kitabın emirleri arasındaki o ezelî mutabakatı bozmuş, insanı kendi doğasına düşman bir “zihnî felç” hâline getirmiştir. Bu, İslâm’ın o muazzam “zıt kutuplar arası muvazene” nizamından kopuşun ve ahmaklıkla müminliğin barışmazlığının bir vesikasıdır.

Şeriatın zâhiri ile tasavvufun bâtınını, kıl kadar bir ayrılık kabul etmeksizin birbirine sımsıkı kenetleyen bir “İslâm’a muhatap anlayış” şarttır. Aksiyon, ruhun mekânda pıhtılaşmasıdır; eğer gösterecek bir ruhunuz yoksa, o ruhun pıhtılaşması olan bir mücadeleden de bahsedilemez. Bu yüzden, “kendinden zuhur” diyalektiğiyle, Batı’nın o kof aklını ve Doğu’nun o sığ ezberciliğini bir kenara itip, “yürüyen hakikat” olan kâmil ferdin şahsiyetinde özü ve biçimi yeniden birleştirmeliyiz. Zira dindarlık, sadece kurallara uymak değil, o kuralların içinde saklı olan ebediyet şifrelerini bir “vecd” hâlinde yaşamaktır.

Hasan Karademir

Yazarımızın Diğer Yazılarını Okumak İçin Lütfen Bu Linki Ziyaret Ediniz.

Mirat Haber – YouTube

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.