Rami Çocuk ve Sanat Bienali: Çocuklarımızın Hayal Dünyasını Kim İnşa Ediyor?
Rami Kütüphanesi’nde çocuk kitaplarını sanatla buluşturan bienal 650 bin ziyaretçiye ulaştı. Asıl mesele ise bir sanat etkinliğinden çok daha büyük: Çocuklarımızın dünyasını hangi değerler şekillendiriyor?
İstanbul’daki Rami Kütüphanesi, bu yıl çocuk edebiyatı ile sanatı aynı zeminde buluşturan dikkat çekici bir kültür-sanat etkinliğine ev sahipliği yaptı.
Rami Çocuk ve Sanat Bienali, “Resimli Çocuk Kitapları” teması ve “Renkliyse Gerçektir” mottosuyla gerçekleştirildi. Yaklaşık 100 resimli çocuk kitabından ilham alınan bienalde, kitapların çizimleri, karakterleri ve hikâyeleri iki boyutlu sayfalardan çıkarılarak çocukların içine girebildiği üç boyutlu sanat alanlarına dönüştürüldü. Bienalde 25 enstalasyon, 14 sergi ve 7 dijital deneyim alanının yanı sıra 500’ün üzerinde atölye, söyleşi, panel, yazar-çizer buluşması, tiyatro ve sinema gösterimi gerçekleştirildi.
Etkinliğin en dikkat çekici verilerinden biri ise ziyaretçi sayısı oldu.
İlk Rami Çocuk ve Sanat Bienali, 98 günde 650 bin ziyaretçiye ulaştı. Organizasyonun gördüğü ilginin ardından ikinci bienal için hazırlıklara başlanırken, aradaki dönemde “kapsül bienaller” düzenlenerek bu kültür-sanat deneyiminin Anadolu’daki çocuk ve ailelere taşınması planlanıyor.
Buraya kadar bir kültür-sanat haberi.
Fakat Mirat Haber açısından asıl mesele bundan sonra başlıyor.
Çocukların dünyasını kim şekillendiriyor?
Bugünün çocuğu, tarihin hiçbir döneminde olmadığı kadar yoğun bir görsel bombardımanın içerisinde büyüyor.
Telefon ekranları…
Kısa videolar…
Dijital oyunlar…
Sosyal medya…
Reklamlar…
Çizgi filmler…
Çocukların zihni henüz şekillenme aşamasındayken önlerine binlerce görüntü, yüzlerce karakter ve sayısız hikâye düşüyor.
Dolayısıyla artık yalnızca “Çocuklarımız ne okuyor?” sorusunu sormak yeterli değil.
Asıl soru şu:
Çocuklarımız neyi hayal ediyor?
Çünkü insanın hayal dünyası, zamanla onun düşünce dünyasını da şekillendiriyor.
Bu nedenle Rami Çocuk ve Sanat Bienali’ni yalnızca çocuklara yönelik renkli bir etkinlik olarak görmek eksik kalır.
Asıl önemli olan, çocuğun kitabın dışına çıkarak hikâyenin içerisine girmesi, sanatla temas etmesi ve kendi hayal dünyasını kurabilmesidir.
Bienalin küratörü Ayşe Kalyoncu Cumur’un ifadesiyle amaç, kitap sayfasındaki küçük bir çizgiyi büyüterek çocuğun karşısına çıkarmak; çocuğun yalnızca sayfaya bakmasını değil, hikâyenin içinde dolaşmasını sağlamaktı.
İşte burada kültür ve sanatın eğitimdeki gerçek gücü ortaya çıkıyor.
Çocuk sadece tüketmemeli, üretmeli
Bugün çocuklarımızın karşısına çıkan içeriklerin önemli bir bölümü onları seyirci konumunda bırakıyor.
Ekran açılıyor.
İçerik akıyor.
Video bitiyor.
Başka bir video başlıyor.
Çocuk çoğu zaman üretmiyor; tüketiyor.
Oysa kitap, sanat ve hikâye çocuğa başka bir imkân sunuyor:
Hayal etmek.
Bir resmi kendi zihninde tamamlamak…
Bir karakteri düşünmek…
Bir hikâyenin devamını tasarlamak…
Bir renk seçmek…
Bir şey üretmek…
İşte bütün bunlar çocuğun zihinsel dünyasını besleyen faaliyetler.
Bu açıdan Rami Bienali’nin önemli taraflarından biri, çocuk kitabını yalnızca okunup rafa kaldırılan bir nesne olmaktan çıkararak yaşanan bir kültür deneyimine dönüştürmesi.
“Renkliyse Gerçektir” ne söylüyor?
Bienalin mottosu da üzerinde düşünmeye değer:
“Renkliyse Gerçektir.”
Çünkü çocuk dünyasında renk yalnızca estetik bir unsur değil.
Renk, çocuğun dünyayı tanıma biçimlerinden biri.
Sevinci, korkuyu, merakı ve hayreti ifade etmenin de bir yolu.
Bu nedenle çocuklara sanat kazandırmak, sadece onların estetik zevklerini geliştirmek anlamına gelmiyor.
Aynı zamanda görmeyi, fark etmeyi, düşünmeyi ve anlamlandırmayı öğretmek anlamına geliyor.
İslam medeniyetinin kültür anlayışında da güzellik hiçbir zaman hayatın dışına itilmiş bir unsur olmadı.
Hat…
Tezhip…
Minyatür…
Çini…
Mimari…
Ebru…
Bütün bu sanatlarda yalnızca estetik değil; ölçü, sabır, ahenk ve anlam vardı.
Dolayısıyla çocuklarımızı sanatla buluştururken asıl hedefimiz yalnızca “sanatçı yetiştirmek” olmamalı.
Güzeli fark eden, çirkinliğe karşı duyarlılık geliştiren, emeğe saygı duyan ve estetikle birlikte ahlaki bir ölçü kazanabilen insanlar yetiştirmek olmalı.
Kültür, boş bırakılacak bir alan değildir
Çocuğun zihni boş kalmaz.
Eğer biz ona güzel hikâyeler anlatmazsak, başkaları anlatacaktır.
Eğer biz ona anlamlı karakterler sunmazsak, başkaları sunacaktır.
Eğer biz ona merhameti, adaleti, iyiliği ve güzelliği sanat yoluyla göstermezsek, onun dünyasını başka değerler şekillendirecektir.
Kur’an’ın insanı sürekli düşünmeye, ibret almaya ve yaratılış üzerindeki işaretleri görmeye çağırması da bize önemli bir perspektif sunuyor.
Bu nedenle kültür ve sanat, Müslüman toplumlar açısından “lüks” bir alan değildir.
Bir neslin zihnini ve ruhunu şekillendiren önemli bir eğitim alanıdır.
Rami Bienali’nin 650 bin ziyaretçiye ulaşması da aslında toplumun böyle bir ihtiyaca ne kadar açık olduğunu gösteriyor. Organizasyonun önümüzdeki süreçte Anadolu’daki çocuklarla buluşturulmasının planlanması bu bakımdan ayrıca önem taşıyor.
Sonuç: Çocuklarımızın hayal dünyasını ihmal etmeyelim
Bugün çocuklarımızı sadece sınavlara hazırlamak yetmez.
Onlara yalnızca matematik, fen veya yabancı dil öğretmek de yetmez.
Hayal etmeyi de öğretmeliyiz.
Güzeli görmeyi…
Doğruyu yanlıştan ayırmayı…
Bir hikâyeden ders çıkarmayı…
Bir sanat eserinin karşısında durup düşünmeyi…
Ve en önemlisi, bütün bu güzelliklerin ardında Allah’ın yarattığı eşsiz düzeni fark etmeyi…
Rami Çocuk ve Sanat Bienali bize belki de bu açıdan önemli bir hatırlatma yapıyor:
Çocukların zihni bir bahçedir.
O bahçeye ne ekersek, yarın onu biçeriz.
Bugün onların dünyasını yalnızca ekranların, reklamların ve tüketim kültürünün şekillendirmesine izin verirsek, yarının kültürünü de başkaları belirleyecektir.
Ama çocuklarımızı kitapla, sanatla, güzel hikâyelerle, medeniyetimizin estetik mirasıyla ve İslami değerlerle buluşturabilirsek, onların hayal dünyasında çok daha güzel bir gelecek inşa edebiliriz.
Çünkü mesele yalnızca çocuklara sanat göstermek değildir.
Mesele, çocuklara güzel bir dünya hayal ettirebilmektir.
Sydney Saldırısı ve Chabad’ın Küresel Faaliyetleri New York merkezli küresel Hasidik Ortodoks hareket Chabad-Lubavitch, İsrail’in Gaza’daki askeri operasyonları sırasında IDF askerlerine kapsamlı destek sağlıyor. Hareketin elçileri (shluchim), Gazze sınırında ve çatışma bölgelerinde askerlere yemek, moral ziyareti, tefillin takma gibi manevi destekler veriyor; viral videolarda rabbilerin askerlerle dans ettiği görüntüler yer...
Boykotun Gücü: Bir Marka İsmini Değiştirmek Zorunda Kaldı Türkiye’de uzun süredir devam eden boykot çağrıları, ilk kez bu kadar somut bir karşılık mı buldu? Algida üzerinden yürüyen tartışmalar, yalnızca bir marka değişimi değil; doğrudan tüketici tepkisinin piyasaya etkisi olarak okunuyor. Market raflarında dikkat çeken “Oando” dönüşümü, birçok kişi tarafından açık...
Cumhurbaşkanı Erdoğan, iklim değişikliği ve çevre kaynaklı sorunlarla mücadelenin sadece belli ülkelere havale edilemeyeceğini, ekonomik gücü, coğrafi konumu ne olursa olsun tüm ülkelerin elini taşın altına koymasının şart olduğunu söyledi.
Fransa, bu hafta deneysel bir dijital sağlık geçişi başlattı ve korona virüs testi negatif olanlar veya iyileşenler için hava yolculuğuna izin veren ilk Avrupa ülkesi oldu. Mirat Haber Ajansı Fransa, bu hafta deneysel bir dijital sağlık geçişi başlattı ve korona virüs testi negatif olanlar veya iyileşenler için hava yolculuğuna izin...
Mirat Haber Ajansı Singapur ile Kuala Lumpur arasında yüksek hızlı demiryolu bağlantısı kurma planları Her iki hükümet tarafından bu yılın ilk günü yayınlanan bir açıklamaya göre iptal edildi. 2031’de tamamlanması beklenen 350 km’lik hat, Malezya’nın başkenti ile Singapur arasındaki seyahat süresini yaklaşık yedi saatten 90 dakikaya indirecekti. Ancak Malezya, Covid-19...
Tümünü Çin rejimi yanlısı partilerin oluşturduğu Hong Kong’un yeni meclisi Çin rejiminin talep ettiği güvenlik düzenlemelerini yürürlüğe sokmak amacıyla harekete geçti. 9 Aralık 2021’de yalnızca Çin rejiminin desteklediği partilerin katılabildiği bir meclis seçimi gerçekleşen Hong Kong’da bir araya gelen yeni meclisin Çin’in istediği yargı değişikliklerini yapma çalışmalarına giriştiği gözlemleniyor. Hong...