
Prof. Sami Şener: Türkiye, çeşitli iç ve dış sıkıntı ve tehlikelerle karşı karşıya kalırken, toplum dinamizmini harekete geçirmek gibi önemli bir rolü yerine getirme göreviyle karşı karşıyayız.
Sivil toplumun dünyada ön plana geçtiği bir dönemde halkımız, sadece siyasi ve idari sisteme kendi geleceğini bağlamış, fikri ve siyasi anlayışını yönetime yansıtma özelliğini ortaya koyamamıştır.
Prof. Sami Şener: Bu konuda en önemli eksikliğimiz, yönetimlerin ilim, fikir ve sanat adamlarına rol verememekten kaynaklanmaktadır. Çünkü böyle bir çalışma, ilmi, fikri ve sanat adamlarının kurumsal bir yapı altında, halkın görüş, düşünce ve ihtiyaçlarını yönetime iletmeleri ve yönetimden de sorularına cevap alabilmesi gibi bir sistemi çalıştırmasına yol açabilecektir. Böylece, cumhurun görüşleri dikkate alınma durumu mümkün olabilecektir.
Bu çaba, siyasi veya idari sisteme karşı olmak değil, bu sistemlerin daha iyi çalışmasını sağlamak ve kurumsal yapıların, demokratik mantık içinde “hesap verebilme” özelliğine kavuşturabilmesini sağlamak içindir. Siyasi ve idari yapılar, zaman içinde yozlaşmakta, kişi ve grup insiyatiflerin güdümüne girerek, hatalar içine düşmektedirler. Böyle bir durumda, sivil insiyatiflerin ikaz edici ve sistemi halkın ihtiyaçlarına yönelik çalışmalar yapması önem kazanacaktır.
Prof. Sami Şener: Geçtiğimiz aylarda Gazze Katliamı ile gündeme gelen yabancı mallara yönelik boykot olayında şunu gördük ki, maalesef kullandığımız ihtiyaç mallarının yüzde 85’i boykot edilen mallardan oluşmaktadır. Peki, şimdiye kadar devletin kurumları, ülkenin bu kadar ihtiyaç malı sebebiyle yabancı ve hasım ülkelere bağımlı olmasını neden farkedemedi ve sanayicilerin yabancı mallara karşı, yerli mallar üretmelerine yönelik çabalarına yoğunlaşamadı?.. Maalesef, dindar ve milliyetçi olduğunu söyleyen kurumlar da bu sarmalın içinden çıkamamaktadır.
Bu ve benzeri konularda, sadece siyasilere ülkenin sorumluluğu bırakmak ne doğru , ne mantıklı ne de adaletlidir. Bu tür sıkıntılara karşı, ilim-fikir ve sanat adamları ile iş adamlarından oluşan bir “sivil insiyatif platformu” oluşturmak zorundayız.
Prof. Sami Şener: Burada en önemli konu, mali güce sahip iş adamlarımızın böyle bir insiyatifin araştırma, geliştirme ve proje çalışmalarını böyle bir kuruluş altında aile, gençlik, eğitim, medya, hukuk, kültür ve uluslararası ilişkiler gibi konuları, herhangi bir partinin mantığı ve tercihi ile sınırlı olmadan, ülkemizin tarih, kültür ve geleneğine uygun bir politika ile gerçekleşmesine bilfiil ve mali olarak destek olması önem taşımaktadır.
Burada dikkatleri çekmek istediğim bir konu da, Türkiye’de fikri ve kültürel mirası taşıyan insanların değerlendirilmeyişi ve bu durumun getirdiği, toplumsal birikim ve zenginliğin kullanılmaması olayıdır. Özellikle siyasi partiler, bu konuda ciddi bir eksiklik içinde bulunmakta ve ilmi ve fikri yönü güçlü insan kaynağından gerekli istifadeyi sağlayamamaktadır.
Prof. Sami Şener: Sizleri böyle hayati bir konunun uygulamaya geçmesinde, Sosyologlar Derneği olarak, otuz civarındaki yetkin ve dürüst ilim ve fikir adamı ile derneğimize gönülden yetki vermeniz ve destek olmanızdır. Böyle bir organizasyon, yapacağı ve yaptığı çalışmalar ile düzenli olarak çalışmaya katılanlara hesap verecektir. Ayrıca, kamu oyuna yönelik somut raporlar yayınlamayı ve buna dayalı politika üretmeyi de hedeflemektedir. Tabii ki, bunları aynı zamanda hükümet yetkililerine de en etkin şekilde sunmak durumunda olacaktır.
Hedeflediğimiz bu ilmi, fikri ve sanat çalışmasında, birçok kıymetli genç arkadaşımızın da bu organizasyonda yer alacağını bildirmek isterim.
Bizimle bu konuda temasa geçerek, böyle hayati ve önemli organizasyonda düşünceniz, gönlünüz, ve fiili desteklerinizle yanımızda yer almanızı bekliyoruz. (sosyologlardernegi@gmail.com)
Röportaj: Prof. Dr. Sami Şener /Sosyologlar Derneği Şeref Başkanı
MİRATHABER.COM -YOUTUBE-
Önemli bir konu. Şahsen üzerime düşen her konuda yanınızdayım.