RADİKAL ORYANTALİZMİN İNTİKAMI MI? Kur’an-ı Kerim’in beyanına göre İslâm nasihtir. Kendinden önce gönderilen şeriatları yürürlükten kaldırmıştır. Zaten gönderilen bu şeriatların hiç birisi evrensel değildir. Tamamı bölgesel ve belirli kavimlere gönderilmiştir. “Ben, bütün kavimlere, peygamber olarak gönderildim” derken Peygamber Efendimiz, İslâm’ın evrenselliğine işaret etmiştir. Netice-i kelam, evrensel olan tek din Peygamber...
DİNÎ BİR HAYAT NEDEN GEREKLİ? Dinî hayat, “insanın, inanç esaslarını sadece zihinsel bir kabul olarak değil; aynı zamanda düşünce, tutum ve davranışlarına yön veren bütüncül bir yaşam biçimi olarak içselleştirmesini ifade eder” ve Allah’la, kendisiyle ve diğer insanlarla olan ilişkilerini de ahlâkî bir zemine oturtur. Dolayısıyla da dinî hayat, ibadetlerle...
ŞAFAK VAKTİNDE KURTULUŞ Ad ve Semûd kavimlerinden sonra sıra Hz. Lût ile kavmi arasındaki tevhid mücadelesine gelmiştir. Hz. Lût bugünkü İsrail ile Ürdün sınırı arasındaki topraklarda yaşayan Sedom şehri halkına gönderilmiş bir peygamberdir. Hz. Lût aynı zamanda Hz. İbrâhim’in döneminde yaşamış ve ona ilk inananlardandır. Kur’ân’da kavmine cezâ vermek için...
Ruhun Direnci: Küresel Karanlığa Karşı İçsel Aydınlık İnsanlık, kendisini yalnızca “üret ve tüket” döngüsüne hapseden, özünü maddeden ibaret gören küresel bir kuşatma altında. Fakat bu sistematik baskı, en temel gerçeği unuttu: İnsanı insan yapan, bedeni değil; taşıdığı şuur, yaşam amacı ve o sarsılmaz manevi kökleridir.. Şimdi o eski korku düzeninin...
BİZ BOP’UN NERESİNDEYİZ? Laf’a gelince biz “BOP’un eş başkanıyız”. Asıl başkan ABD. BOP’un Stratejik ortakları İngiltere ve Mısır.. Bu yapıda Türkiye Osmanlıyı, “Osmanlı Milletler topluluğu”nu, Hilafetin manevi mirasını Mısır, “AfroArab dünyası”nı temsil ediyor, İngiltere, zaten 1....
Bu Savrulma Tesadüf Değil Hayat dediğimiz şey, başıboş akan bir nehir değildir. İnsan bu dünyaya “canı istediği gibi yaşasın” diye gönderilmedi. (el-Kıyâme 36, ez-Zâriyât 56) Bir hikmet var. Bir imtihan var. Bir hesap var. (el-Mülk 2) Ama biz ne yaptık? Hayatı, Allah’ın koyduğu istikametten koparıp keyfimize göre yeniden tanımladık. Kulluğu...
HERKES SUSUYOR AMA KİMSE İYİ DEĞİL Bugün insanlar konuşmuyor çünkü anlatacak sözü yok değil; anlatmanın bir anlamı kalmadığını düşünüyor. Bir şeyler yanlış gidiyor ama kimse tam olarak ne olduğunu söylemiyor. Daha doğrusu söylüyor da, kelimeler boğazda düğümlenip kalıyor. İnsanların yüzüne bakınca bunu görmek mümkün: Yorgunluk, kırgınlık, bıkkınlık… Ama en çok...
Hucurat Suresinden Tarihsel Ayetler (1) Tarihselcilerin belli bir tarihte ve belli bir toplumda bir meseleyi çözmek üzere Kur’an’ın indirildiğine dair örnek gösterdikleri ayet kümelerinden biri Hucurat (49) Suresi 1-5 ayetleridir. Bu ayetlerin salt indirildikleri tarih dilimi ve toplumla sınırlı mı, yoksa evrensel mi olduklarına yakından bakmaya çalışalım: “1. Ey imân...
Kalbini Kaybeden Bir Dünya Çöküşler kalplerden başlar, dirilişler de kalpten olur. İslam’ın dirilişi de böyle olmuştu. Her şey, Ruhu’l-emîn’in Kur’an’ı Allah Resulünün kalbine indirmesi ve vahyin onu mayalaması ile başlamıştı (Şu’ara 26/193). Dikkat edilirse “inkılâp” ile “kalb” kelimeleri aynı kökten gelir. Dolayısıyla Hz. Peygamberin gerçekleştirdiği inkılap da “kalp” kaynaklı idi....
KATİLLER YETİŞTİRİYORUZ 17 yaşında bir çocuk, yaşıtı tarafından öldürüldü. Detaylara girmeyeceğim. Çünkü asıl mesele nasıl öldürüldüğü değil; neden bazı çocuklar başka çocukları yok etmeye karar verecek noktaya geliyor? Fail bir canavar değildi. Ama masum da değildi. Mağdur “şanssız” değildi. Sadece korunamadı. İkisi de bizim evlerimizden çıkmış çocuklardı. Ve biz hâlâ...
MEŞRUTİYET DÖNEMİ İSLAMCILARI ABDÜLHAMİD İÇİN NE DEMİŞTİ Osmanlı tarihinin en çok konuşulan sultanının 2. Abdülhamid olduğu tartışmadan uzaktır. Kızıl Sultan ile Ulu Hakan arasında süren tartışma, sadece kendi dönemi ile sınırlı kalmamış, kendisinden yüz kusur yıl sonra dahi tartışmalar devam etmektedir. İlginçtir ki Abdülhamid hakkındaki düşünceler, kanaatler, kendi döneminde yaşayan...
DUANIN MAHİYETİ veya KİMLİĞİ 1-Dua etmek imandır, yani imanın gereğidir. Zira dua ederek mü’min Allah’ın Rabliğini ve duanın kabul melcei olduğunun bilincindedir. 2-Dua kulun Allah’a bir bağlılığı, bir teslimiyetidir. Dua sözden ibaret değildir; akidedir, tercihtir ve eylemdir. Dua bilinci mü’minin günlük hayatını kuşatır. 3-Dua etmek, bir anlamda Rabbe itaat ve...
TRUMP CANAVARININ DİŞİNE KAN DEĞDİ Yüce Allah, Âdemoğlunu selim fıtrat ve vicdan sahibi olarak yaratmıştır. Yani biz, “İNSAN” olarak dünyaya geliriz. Bu “insan”ın kendini kontrol eden iki karakolu vardır. Bunlar da “Fıtrat” ve “vicdan” karakollarıdır. Fabrika ayarları bozulmadığı sürece bu iki karakol, insanoğlunu çeşitli kötülüklere ve zulme karşı koruyucudur. İşte...
KENDİ YERİMİZ VE DEĞERLERİMİZ NERDE?… İnsanî ve ahlâkî değerlerle büyüyen bir insan, asla şımarmaz, haddini aşmaz sınırlarını taşmaz. Ayıp bilir, edep bilir, terbiye bilir. Bu hayatta ne görür, ne yaşarsa yaşasın; özünü, karakterini asla yitirmez. Onun için bu dünya hayatının en büyük izzet ve şerefi, İNSAN OLMAKTIR. BUNDAN ÖTESİ VAR...
İMANIN MAHİYETİ VE DERİN BAĞLANMA: BÜTÜNSEL BİR PERSPEKTİF İmanın Tanımı ve Ontolojik Temeli… İman meselesi, insan varoluşunun en temel noktasını oluşturur. İslam düşünce geleneğinde, özellikle İbn-i Teymiyye’nin ortaya koyduğu iman tanımı, geçmiş ile geleceği birbirine bağlayan, tarihsel süreklilik açısından son derece kıymetli bir perspektif sunmaktadır. Bu tanıma göre iman; dil...
Arapça Tutkusu / Aşkı, Evrensel Bir Sevgi mi, Yoksa Tuhaf Bir İlgi mi? “Arapça benim hayatım. Arapça öğrenmek yaptığım en iyi şey. Arapça sayesinde şiiri keşfettim. Doğru araçlara sahipseniz, Arapça öğrenmek eğlenceli ve kolay.” İsveçli Arapça Öğretim Sitesi Kurucusu Sevgili Dostlar 1975’de başladığım İmam Hatip Lisesinden itibaren Arapça hayatımın bir parçası...
İran Örneğinde Muhalefetin Meşruiyeti ve Sınırları Halkı Müslüman ülkelerde monarşiler, diktatörlükler ve otokrasilerden müteşekkil yönetimlere, yöneticilere veya daha genel ifadesiyle rejim karşıtı hareketlere baktığımızda, ortada zemini kelami ve fıkhi hüküm ve kabullere dayanan İslami/İslamcı siyaset açısından bir “meşruiyet” sorunu ortaya çıkmaktadır. Burada kastettiğim meşruiyet “teorik” değil, neredeyse tamamı tarihi tecrübemizden...