Yeni Seçilecek Cumhurbaşkanı Ekonomik Bağımsızlık İçin Paradigma Değişimini Bilmek ve Yapmak Zorundadır. Türkiye’nin mevcut ekonomik durumunu, bankaların para yaratma tiyatrosu ve devletin ekonomik bağımsızlığı üzerindeki büyük olumsuz etkileri üzerine dikkat çekiyoruz. Ekonomik sorunların doğru tespiti ve çözümü için gerekli olan milli kadroların önemine vurgu yapılmakta ve köklü bir paradigma değişimin...
KKTC Kılçıklı balık. Yutanın boğazında kalır. Bahçeli çözüm için, KKTC’de meclisin toplanıp, seçim sonuçlarını geçersiz kabul etmesini ve ardından da KKTC’nin Türkiye’ye iltihak kararı alması çağrısı yapıyor? Önce 19 Ekim’de yapılan Cumhurbaşkanlığı seçiminin sonuçlarının doğru okunması gerek. KKTC’deki 8 adaylı seçimde, 6 aday’ın toplam oyu 2000’in altında. 2 Adaydan biri...
2025, aile yılı olarak ilan edildi. Çünkü nüfus hızında azalma, Ülkemizin ana problemlerinden biri oldu. Memure ve kadın işçiler için şartlar iyileştirilerek ve 6284 sayılı yasa uygulanarak çare üretilmek isteniyor. Böylesi acziyet kokan çocuksu atılımlar çare olabilir mi? Kalıcı çözüm İslam aile yapısına, boşanma usûlu ve mîras sistemine dönüştedir. 850...
“Kul” ifâdesi Arapça’da “söyle/bildir/açıkla” anlamına gelen bir emir kipidir ve Kur’ân’ın birçok sûre ve âyeti bu kelime ile başlamaktadır. Şüphesiz bu hitabın ilk muhatabı Kur’ân’ın kendisine indiği Hz. Peygamber’dir ve genelde çevresinde bulunanlar tarafından sorulan bir soruya cevap vermesi istenen âyetlerde bu kelime başta yer almaktadır. “İhlâs Sûresi” de “Kul”...
Bir sahaf dükkânı sahibi olan arkadaşını ziyarete gitmişti. Arkadaşı müşterileriyle ilgilenirken o da rafların içinde küçük bir tur atmaya karar verdi. Raflarda kitap arayışını sürdürürken elle ciltlendiği belli olan bir kitap rafların arasından önüne düştü adeta. Aldı, inceledi. Elle ama özenle ciltlenmiş bir günlüktü bu. Günlük, el yazısıyla ve dolmakalem...
“Bildiğimi bilseydiniz, çok ağlar, az gülerdiniz” der Allah’ın resulü! Ve yine der ki, “Ağzınızın tadını kaçıran ölümü sıkça anınız” ki, ahireti hatırlayasınız, işlerinizi o zamana göre gözden geçiresiniz. Kim misgale zerretin ölçüsünde bir iyilik ya da kötülü yapmışsa, hesabının ödeneceği ya da sorulacağı o büyük güne hazır olmak için ölümü...
Yüce Allah hiçbir kula, gücünün üstünde yük ve sorumluluk yüklemez (2/Bakara, 286). Cihat Allah’ın emridir, terkedildiğinde müslümanları zillete düşürür. Bunu önceki yazılarımızda geniş olarak gördük. Bu yazıda ele alacağımız konu, gerçekten mazereti olanlar ile gerçek bir mazereti olmadığı halde savaştan geri kalanlar hakkında olacaktır. Tevbe Suresi bu konuyu etraflıca ele...
Hayat, Hz. Âdem’den beri insanla şeytan arasında süregelen ince bir mücadele… Her çağda farklı bir dil, farklı bir kılıf buluyor bu mücadele. Bugün reklamlarda, dizilerde ya da sosyal medyada kulağımıza fısıldanan “Sen değerlisin, özgür ol, sınır tanıma!” sözleri, A‘râf 7/20’de şeytanın Âdem ve eşine “iki melek olursunuz yahut ölümsüz olursunuz”...
İnsanoğlu, varlık âleminde akıl, idrak ve irade cevherleriyle bezenmiş, emanetin taşıyıcısı kılınmış seçkin bir varlıktır. Hak Teâlâ ona şu üç nuru ihsan etmiş; aklı rehber, idraki mizan, iradeyi imtihan vesilesi yapmıştır. Zira akıl “yolu bilen”, idrak “yolu gören”, irade ise “o yolda yürüyen”dir. Bu nimetler insana sadece var olmak için...
Gazze’de işgalci Siyonistlerin ve hamisi olan ABD’nin yapmakta olduğu katliam, işgal, soykırım, dünya çapında vicdan sahibi olan insanların insani hassasiyetlerini ayağa kaldırdı. Halklarını tahakküm altında tutan iktidarlar ki, buna halkı Müslüman olan devletler de dahil olmak üzere, siyonistlere ve ABD’ye olan desteğini koşulsuz sürdürmeye devam ediyor. Dünya halkları üzerine oluşturulmaya...
Artık katiller ürkütücü, karanlık tipler değil. Suça bulaşmış yetişkinler de değil. Katiller, eline harçlık tutuşturduğumuz, “bu ne yaramazlık” deyip geçiştirdiğimiz çocuklar. Evet, bunu yazarken içim yanıyor ama ne yazık ki her geçen gün böyle haberlerle sarsılıyoruz. Az önce, arkadaşları tarafından bisikletinin frenleri kesildiği için düşüp hayatını kaybeden bir çocuğun haberini...
‘Rehbet’ kelimesinin aslı ‘ra-he-be’ fiilidir. Bu da korkmak, ürkmek, ürpermek, çekinmek, sakınmak demektir. (İbni Manzur, Lisânu’l-Arab, 6/240) “Rehbet, ruhb ve rehb” masdarı; acı ve ızdırap duyup büyük bir korkuyla çekinmek demektir. Bu; korku, hüzün ve kaygının birleşimidir. Yani bir şeyin başa gelmesinden dolayı olağanüstü sakınma ve ürkme durumunu anlatırlar. (el-Isfahânî,...
Düşünmede temel sorun; söylenilen ve söylenen sözün mahiyetine dair algıdan bilgiye yönelmeyi sağlayacak zeminin yokluğudur. Algısal düzlemin belirleyici bir zemin olarak işlevselleşmesi, idrak meselesini devreye alıyor ve karşılıklı anlama sorunu inşa ederek çatışmayı zorunlu hale getiriyor. Sözün anlamının tam olarak tezahür edebilmesi için sözün söylendiği zemin, işaret ettiği düzlem ve...
Tarihen sabittir ki yahudi tarihi; fitne, fesat, döneklik ve kalleşliklerle doludur. Sadece Hz. Davud ve Hz. Süleyman zamanında (M.Ö.1050-950) bağımsız ve ihtişamlı bir devlete kavuşmuşlardı. Hz. Süleyman’dan sonra devlet “İsrail” ve “Yahuda” olmak üzere ikiye bölünmüş, İsrail krallığı, Asur kralı II. Sargon tarafından kısa bir süre sonra (M.Ö. 719) ortadan...
Ali kıran baş kesen katillerin at oynattığı GAZZE’de zorbalar, zalimler, adeta sahte tanrı kesildiler. Astığı astık, kestiği kestik… Yedikleri bebek eti, içtikleri kan olmuştur. Daha dün/14.10.2025 Mısır Şarme’ş-şeyh’de âlây-ı vâlâ ile barış sözleşmesi imzalandı. Ve hemen rehineler teslim edildi. Peki bu, kalıcı barışın başlangıcı mı? Yoksa kısa bir mola mı?...
Müslüman dünyanın içine düştüğü durum trajik. Yahudiler ve Hıristiyanlar işbirliği halinde topraklarımızı işgal ediyor, yer altı ve yer üstü kaynaklarımıza el koyuyor, yöneticilerimizi yerlerinden etmek, işledikleri utanç verici cürümleri deşifre etmekle korkutuyorlar. Acziyet içindekilerin öne sürdükleri yegane gerekçe, “karşımızda Amerika gibi dünya gücü var, ona karşı gelmenin faydası yok, gücümüz,...
Devlet kavramı, toplumların kendi duygu, düşünme ve değerler sistemine sahip, en yüksek ve hayati bir kurumudur. Toplum, kendi iradesi ile anlayış ve değerlerini devlet sisteminde görerek ona itaat eder. Devlet, öncelikle adaletli tutumu ile toplumun sorumluluğunu ve yönetimini kendi uhdesine alır. Devletin, Siyasileşmesi: Devlet, manevi bir müessese iken, günümüzde hükümetler...
İnsanın Yaratılış Gayesi İnsanoğlu, fıtrat itibarıyla iki yönlü yaratılmıştır: biri cismânî (maddî), diğeri rûhânî (manevî). Cismanî yönü arzular, öfke, şehvet ve nefis kuvveleriyle hareket eder; rûhânî yönü ise kalp, ruh ve akıl vasıtasıyla Allah’ı bilmeye, O’na yönelmeye, O’nu sevmeye meyillidir. Kur’an, bu yönelişi “Ben cinleri ve insanları, ancak (Beni bilip)...