islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
45,0348
EURO
52,8879
ALTIN
6.828,95
BIST
14.409,07
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
17°C
İstanbul
17°C
Açık
Salı Parçalı Bulutlu
16°C
Çarşamba Az Bulutlu
18°C
Perşembe Çok Bulutlu
16°C
Cuma Hafif Yağmurlu
13°C

RUHUNU BESLEYEMEDİĞİMİZ ÇOCUKLAR

RUHUNU BESLEYEMEDİĞİMİZ ÇOCUKLAR
A+
A-

Artık katiller ürkütücü, karanlık tipler değil.
Suça bulaşmış yetişkinler de değil.
Katiller, eline harçlık tutuşturduğumuz, “bu ne yaramazlık” deyip geçiştirdiğimiz çocuklar.

Evet, bunu yazarken içim yanıyor ama ne yazık ki her geçen gün böyle haberlerle sarsılıyoruz.
Az önce, arkadaşları tarafından bisikletinin frenleri kesildiği için düşüp hayatını kaybeden bir çocuğun haberini okudum.

Haftalardır aynı konuyu yazıyorum: Zorbalığı.
Ve her defasında aynı soruya dönüyorum:
Neden?

Çünkü karınlarını doyurduk, gözlerini oyaladık ama ruhlarını aç bıraktık.

Bu yüzden  gençler canavarlaşıyor. Aileler din eğitimini verme konusunda hem yetersiz hem de isteksiz.
Okullarda ise ilk din dersi 4. sınıfta başlıyor. Geç. Çok geç.

Oysa çocuğa en erken dönemden itibaren verilen inanç eğitimi ruhun gıdasıdır.
Bu verilmediğinde çocuk içsel bir boşluk yaşar. Üstelik ne ailenin ne psikologların dolduramayacağı bir boşluk. Ve tatmin olmamış bir ruh, kötülük yapmasa bile kendini kötülükten koruyamaz.

Çocuklarda, kendisine yardım edecek ve koruyacak sonsuz bir kudret arayışı vardır.
Bu arayış ilk yıllarda anne-babaya güvenle tatmin olur; ancak çocuk büyüdükçe, merak ettikçe, hayatı sorguladıkça bu güven yetersiz kalır.
İşte o noktada, Allah’a güven duygusu devreye girmezse çocuk boşluğa düşer.

Kur’an-ı Kerim’de bu durum açıkça anlatılır:

“Sen yüzünü dosdoğru dine, Allah’ın fıtratına çevir. O insanları ona göre yaratmıştır. Allah’ın yaratışında değişme yoktur. Dosdoğru din budur; ama insanların çoğu bilmez.” (Rum Suresi, 30. ayet)

Peygamber Efendimiz de şöyle buyurur:

“Her doğan çocuk İslam fıtratı üzere doğar.” (Buhârî, Cenâiz, 80)

Yani doğru inançla büyüyen çocuk kendini güvende hisseder.
Yaşadığı haksızlıklar karşısında “Beni Yaratan görüyor, hakkımı O verir” diyebilmek; nefsi dizginlemenin, iyiyi seçebilmenin en güçlü desteğidir.

Ama ruhu tatmin edilemeden büyüyen çocuklar mutlaka bir arayışa yönelir.
Ve bu yöneliş, kimi zaman sapkın gruplarda, kimi zaman ilaç ve bağımlılıklarda, kimi zaman da şiddette kaybolur. İşte o zaman, kendi ellerimizle canavarlar yetiştirmiş oluruz.

İşte Burası Çok Önemli

Çocukların İngilizce eğitimine, müzik kurslarına, spor derslerine gösterdiğimiz özeni din eğitimine göstermediğimiz sürece toplumda gerçek bir güzelleşme olamaz.

Bugün “değer” diye andığımız; edep, ahlak, adalet, paylaşma, sabır, saygı, güzel ahlak hep dinden doğar.
Din, bu değerleri neden taşımamız gerektiğine dair ikna edici ve tatmin edici cevabı verir.

Bu yüzden artık şu noktada birleşmemiz gerekiyor:
Din bilginleri, psikologlar, sosyologlar, çocuk gelişim uzmanları ve eğitimciler bir araya gelmeli;
inanç ve ahlak eğitiminin erken çocukluk döneminden itibaren verilmesinin hayati önemini topluma anlatmalıdır.

Ve eğitim sistemi, temellerini bu anlayış üzerine kurmalıdır.
Çünkü biz, çocuklarımızı yalnızca “başarılı” değil, merhametli olarak da yetiştirmek zorundayız.

Yine de Geç Değil

Evet, belki bir şeyleri kaybettik.
Belki çocuklarımızın ellerine tablet, kalplerine boşluk tutuşturduk.
Ama yine de geç değil.

Bir çocuğun kalbine Allah sevgisi yerleştiğinde, o kalp kötülüğe yer bırakmaz.
Her evde bir dua sesi yükselirse, her anne-baba çocuğuna yalnızca bilgi değil inanç da verirse, bu topraklarda yeniden merhamet yeşerir.

Unutmayalım, bir toplumun kurtuluşu ne ekonomide ne teknolojidedir.
Kurtuluş, çocuğunun vicdanını diri tutabilen annelerin ve babaların elindedir.

ŞEYMA DEMİRCAN NAMAZCI 

İSLAMİ HABER “MİRAT”  –YOUTUBE- 

YAZARIN DİĞER YAZILARINA ULAŞMAK İÇİN BURAYA TIKLAYINIZ 

 

ETİKETLER: ÜSTMANŞET, yazarlar
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.