“Takiye” İtirafı Tartışma Yarattı: Rıfat Bali’ye Kasadolu’ndan Sert Tepki
Rıfat Bali’den Dikkat Çeken Açıklama
Rıfat Bali, geçmişte İsrail karşıtı bir tutum sergilediğini ancak bunun “koruma amaçlı” olduğunu söyleyerek bugün İsrail’i desteklediğini açıkladı. Bali, ayrıca “hiçbir Yahudi’nin İsrail karşıtı olamayacağını” öne sürdü.
Bu ifadeler, kısa sürede kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.
Kasadolu’ndan Net Yanıt: “Külliyen Yalan”
Doğan Kasadolu, Bali’nin açıklamalarına sert tepki gösterdi. Kasadolu, tüm Yahudilerin İsrail’i desteklediği yönündeki iddiayı reddederek şunları söyledi:
- “Bu tamamen yanlış bir genelleme.”
- “Anti-Siyonist olan pek çok Yahudi var, ben de onlardan biriyim.”
Kasadolu ayrıca bazı Ortodoks Yahudi grupların da İsrail devletini tanımadığını hatırlattı.
“Toplumu Kışkırtıyor” İddiası
Kasadolu, Bali’nin açıklamalarının sadece bireysel bir görüş olmadığını, aynı zamanda toplumsal gerilim oluşturabilecek nitelikte olduğunu savundu. Açıklamaların:
- Türkiye’deki Yahudileri hedef gösterebileceğini
- Toplumda huzursuzluk yaratabileceğini
- “Kışkırtıcı ve provokatif” bir dil içerdiğini
ifade etti.
“Geçmişteki Söylemlerini Yalanladı” Eleştirisi
Bali’nin “90’larda anti-Siyonistim demem bir koruma kalkanıydı” sözleri de eleştiri konusu oldu. Kasadolu, bu durumu:
- “Toplumu yanıltma”
- “Dürüstlükten uzak bir yaklaşım”
olarak değerlendirdi.
Soruşturma Çağrısı
Kasadolu, söz konusu açıklamaların hukuki boyutuna da dikkat çekerek yetkililere çağrıda bulundu. Açıklamaların:
- “Halkı kin ve düşmanlığa tahrik” kapsamında değerlendirilebileceğini
- Gerekli incelemelerin yapılması gerektiğini
vurguladı.
Tartışma Büyüyor
Rıfat Bali’nin sözleri, Türkiye’de farklı görüşlere sahip Yahudi bireyler arasındaki fikir ayrılıklarını da yeniden gündeme taşıdı. Tartışmanın önümüzdeki günlerde daha da genişlemesi bekleniyor.
HABER YORUM
Sayın Doğan Kasadolu ve onun gibi düşünen Yahudi vatandaşlarımızı bu yazacaklarımızdan tenzih ederek başlayalım…
Evet, bir gurup Siyonist kafada olan Yahudi vatandaşlar var içimizde maalesef… Takiye yapan, ya da çifte vatandaş olduğu halde İsrail’e gidip soykırıma ortak olduktan sonra gelip ülkemizde yaşamaya devam eden….
Daha önceki haber yorumlarımızda, bu kişilerin sayısına bakılmaksızın 1 kişi dahi olsa bulunup yargılandıktan sonra cezalandırılması gerektiğini yazmıştık… Zira çifte vatandaşların, gönüllü olarak gidip başka ülkede askerlik yapmaları yasaktır…
7 Ekim’den sonra yaşadığım bir olayı da burada nakletmeden geçemeyeceğim… İETT otobüsünde yaşadığım bir olay ya da binim dikkatimden kaçmayan bir enstantane… Belediye otobüsünde genç bir şahıs, elinde Tevrat ya da Talmud olduğunu zannettiğim İbranice bir kitap okumakta olduğunu gördüm. Bu kişi kitabı okumuyor, adeta insanların gözüne sokarcasına provakatif bir tavır içinde hareket ediyordu…
Şimdi “bunda ne var ki” diyerek dudak büküp alaya alacaklar muhakkak olacaktır….
Ancak;
– bu olayın 7 Ekim’in hemen ertesi günlerinde yaşanması,
-o kişinin “Ben Siyonist’im” dercesine tavırlar içine girmesi ve elindeki kitabı insanların gözüne sokmaya çalışması,
en hafif tabiriyle “Müslüman mahallesinde salyangoz” satmaktan başka bir şey değildi…
Yani Rıfat Bali gibi çok insan var aramızda… Takiye yapan, tabirimi mazur görün “yediği kaba pisleyen”
Ama bunun yanında, “Ben Yahudiyim ama aynı zamanda da Türk’üm diyen Doğan Kasadolu gibi sağduyulu vatandaşlarımızın da olması, yüreklerimize su serpmektedir…
Bizim Rıfat Bali gibi takiye yapan ve katliamı destekleyerek Siyonizm tarafında olduğunu söyleyen insanlara değil, Doğan Kasadolu gibi Yahudi olduğu halde “Ben Türk vatandaşıyım” diyerek Filistin davasına sahip çıkan insanlara ihtiyacımız var… Rıfat Bali gibi insanlara “beğenmiyorsan ülkeyi terk et” diyebilecek insanlara ihtiyacımız var….
Şimdi beklentimiz yetkili ve etkili mercilerimizden, halkı ayrıştırmaya yönelik kin ve nefret söylemi içeren ifadeler nedeniyle Rıfat Bali hakkında gerekli kanuni işlemlerin ivedilikle başlatılmasıdır.