islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
47,7144
EURO
55,1170
ALTIN
6.731,41
BIST
13.811,60
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
30°C
İstanbul
30°C
Parçalı Bulutlu
Salı Az Bulutlu
29°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
30°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
30°C
Cuma Parçalı Bulutlu
28°C

YÜKSEK FAİZ ÜRETİMİ DEĞİL BORCU BÜYÜTTÜ

YÜKSEK FAİZ ÜRETİMİ DEĞİL BORCU BÜYÜTTÜ
19/06/2026 10:12
A+
A-

YÜKSEK FAİZ ÜRETİMİ DEĞİL BORCU BÜYÜTTÜ

İSO 500 Araştırması Alarm Verdi

İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO) Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2025 araştırması, yüksek faiz ortamının sanayi şirketleri üzerindeki baskısını gözler önüne serdi. Araştırmaya göre, kârlılığı azalan şirketler faaliyetlerini sürdürebilmek için daha fazla borçlanırken, bilançolardaki kırılganlık da giderek artıyor.

Üretimden satışlar ve ihracatta büyüme sürmesine rağmen finansman maliyetlerinin yükselmesi şirketlerin yükünü ağırlaştırdı. İSO 500 şirketlerinin toplam borçları 2025 yılında yüzde 30,8 artarak 7,6 trilyon liraya yükseldi. Aynı dönemde özkaynaklardaki artış ise yüzde 15,8 ile sınırlı kaldı. Böylece borçlar, özkaynaklardan yaklaşık iki kat daha hızlı büyümüş oldu.

Borçlar Özkaynakların Önüne Geçti

2023 yılında enflasyon muhasebesinin etkisiyle güçlenen özkaynak yapısı, iki yıl içinde yerini yeniden borç ağırlıklı bir bilançoya bıraktı. Toplam aktifler içerisinde özkaynakların payı yüzde 52,1’den yüzde 49,1’e gerilerken, borçların payı yeniden yüzde 50’nin üzerine çıktı.

Bu durum, uzun süredir dile getirilen kârsızlık sorununun artık şirket bilançolarını da olumsuz etkilemeye başladığını ortaya koydu. Özellikle yüksek faiz oranlarına rağmen kredi kullanımının artması dikkat çekti. İSO 500 şirketlerinde mali borçlar yüzde 41,6 artışla 3,9 trilyon liraya ulaştı. Böylece mali borçların toplam borçlar içindeki payı yeniden yüzde 50’nin üzerine çıktı.

Firmalar Geleceği Değil Günü Kurtarmaya Çalışıyor

Araştırmanın dikkat çeken bir diğer sonucu ise borçların vade yapısında yaşanan değişim oldu. Son iki yılda gerileyen kısa vadeli mali borçların toplam mali borçlar içindeki payı 2025 yılında yeniden yükselerek yüzde 48,5’ten yüzde 49,5’e çıktı.

Kısa vadeli mali borçlar yüzde 44,6 artarken, uzun vadeli borçlardaki artış yüzde 38,6 seviyesinde kaldı. Bu tablo, şirketlerin yatırım finansmanı sağlayacak uzun vadeli kaynaklar yerine günlük ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik kısa vadeli finansmana yönelmek zorunda kaldığını gösteriyor.

Yatırım İştahı Zayıflıyor

Borçların vadesinin kısalması, sanayi kuruluşlarının yatırım kararlarını da olumsuz etkiliyor. Finansman baskısı altındaki şirketler, yeni yatırımlardan çok mevcut üretimi sürdürebilmeye odaklanıyor. Bu durum kapasite artışlarını geciktirirken verimlilik yatırımlarını da sınırlandırıyor.

İSO Başkanı Erdal Bahçıvan, finansmana erişimin zorlaştığı mevcut ortamda sanayi şirketlerinin üretim, yatırım ve rekabet gücünün baskı altında kaldığını belirtti. Bahçıvan, finansal istikrarın güçlendiği ekonomilerde uzun vadeli borçlanma imkanlarının arttığını ve bunun yatırım motivasyonunu desteklediğini ifade etti.

Yüksek Faiz Bilançoları Zorluyor

Ortaya çıkan tablo, yüksek faiz politikasının sanayi üzerindeki etkilerinin yalnızca kârlılıkta değil, bilanço yapısında da hissedildiğini gösteriyor. Şirketler hem daha pahalı kredi kullanıyor hem de daha kısa vadeli borçlanmak zorunda kalıyor.

Uzmanlara göre bu durum, sanayicinin geleceğe yönelik yatırım kapasitesini zayıflatırken finansal kırılganlığı da artırıyor. Üretim ve ihracattaki büyümeye rağmen borçların özkaynaklardan daha hızlı artması ve kısa vadeli finansmanın yeniden ağırlık kazanması, sürdürülebilir büyüme açısından önemli riskler barındırıyor.

Kısa Vadeli Dış Borç 242 Milyar Dolara Yükseldi

Türkiye’nin kısa vadeli dış borç stoku da yükseliş eğilimini sürdürüyor. Nisan ayında kısa vadeli dış borç stoku bir önceki aya göre yüzde 3 artarak 171,6 milyar dolara çıktı.

Orijinal vadesine bakılmaksızın, vadesine bir yıl veya daha az kalan borçları kapsayan kalan vadeye göre kısa vadeli dış borç stoku ise 242 milyar dolar olarak hesaplandı. Artışta özellikle bankacılık sektörünün yükümlülüklerindeki yükseliş etkili oldu. Bankalar kaynaklı kısa vadeli dış borç stoku yüzde 5,8 artışla 75,5 milyar dolara ulaştı.

Uzmanlar, kısa vadeli dış borçlardaki artışın finansman ihtiyacının sürdüğüne işaret ettiğini ve küresel finansal koşullardaki olası dalgalanmalara karşı ekonominin daha hassas hale gelebileceğini belirtiyor.

HABER YORUM

Bu haberimiz, faizin fert ve toplum açısından ne büyük bir bela olduğunu bir kez daha açık ve net bir şekilde ortaya koymuştur…

Tabii ki görebilene ve anlayabilene…

İçimizde hâlâ; “Bu devirde faiz de haram mı olurmuş?”, “Faizsiz sistem olmaz.”, “Faizsiz ekonomi hayaldir.” diyenler varsa, bu haberi tekrar tekrar okusunlar lütfen…

Biz de olayı kısaca özetleyelim:

-Faiz, sermayeyi üretimden koparır ve paranın para kazanmasını teşvik eder.

-Faiz, üretenin, risk alanın ve emek verenin değil; parayı elinde tutanın kazandığı bir sistemdir.

-Faiz, zamanla ekonomik dengeleri bozar; gelir dağılımını adaletsiz hâle getirir ve toplumdaki uçurumu büyütür.

Aslında mesele bu kadar basittir…

Sermaye üretime değil de faize kayarsa, bunun bedelini hem fertler hem sanayiciler hem de toplumun tamamı öder. Bir taraftan faiz nedeniyle fiyatlar yükselir, alım gücü düşer; diğer taraftan sanayicinin borç yükü ağırlaşır. Üretim azalır, yatırım iştahı zayıflar ve ekonomi giderek daha kırılgan bir yapıya sürüklenir.

Yüce Rabbimizin;

Allah faizi mahveder (bereketini giderir), sadakaları ise artırır. Allah hiçbir günahkâr nankörü sevmez.” (Bakara, 2/276)

buyruğuna kulak vermez, insanlığı sömürmek adına kurulan beşerî sistemlerin peşine düşer ve kapitalizmin temel ilkelerinden taviz vermezsek; şikâyet eden sadece vatandaş olmaz. Esnaf da şikâyet eder, çiftçi de şikâyet eder, iş adamı da şikâyet eder, sanayici de şikâyet eder…

Çünkü Allah’ın haram kıldığı bir şey üzerine bereketli bir düzen inşa etmek mümkün değildir.

Bugün yaşanan ekonomik sıkıntılar, aslında ilahî ölçülerden uzaklaşmanın faturasıdır. Faizle büyüyen rakamlar olabilir; ancak faizle büyüyen bir bereket, faizle güçlenen bir toplum ve faizle huzur bulan bir insanlık hiçbir zaman olmamıştır, bundan sonra da olmayacaktır.

Görebilene, düşünebilene ve ibret alabilene…

Faiz Gerçeğini Bir De Ali Rıza Demircan Hocamızın Kaleminden Okuyun…

*DEVLETİN ÖDEDİĞİ YILLIK FAİZ 2.7 TRİYON BANKALARIN YILLIK KÂRI 2.9 TRİLYON

*MİLLETİMİZ HER GÜN 22.5 MİLYAR TL FAİZ ÖDÜYOR

*FAİZ DİNSİZLİK VE ZULÜMDÜR

 

İSLAMİ HABER “MİRAT”

YOUTUBE

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.