
28 Şubat sürecinde medya, askerî vesayetin en etkili araçlarından biri olarak kullanıldı. Dönemin darbe aktörleri, kamuoyunu yönlendirmek ve toplumsal baskı oluşturmak amacıyla günlerce hedef gösteren manşetlere imza attı.
Bu süreçte Fadime Şahin ve Ali Kalkancı üzerinden yürütülen algı operasyonlarıyla İslam ve Müslümanlar kamuoyu nezdinde kriminalize edilmeye çalışıldı. Aynı günlerde Sincan’da tankların yürütülmesi, bu psikolojik harekâtın sahadaki en açık mesajı oldu.
Üniversitelerde kurulan “ikna odaları”yla başörtülü öğrenciler eğitim haklarından mahrum bırakıldı; kampüs kapılarında polis engeline takılan gençler fişlendi, darp edildi. Medya ise tüm bu hak ihlallerini ya görmezden geldi ya da meşrulaştıran bir dil kullandı.
28 Şubat, sadece bir postmodern darbe değil; manşetlerle, ekranlarla ve algı operasyonlarıyla yürütülen topyekûn bir toplumsal müdahale olarak hafızalara kazındı.
İSLAMİ HABER “MİRAT”