islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
47,5420
EURO
54,8612
ALTIN
6.216,54
BIST
13.458,10
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
31°C
İstanbul
31°C
Az Bulutlu
Salı Parçalı Bulutlu
32°C
Çarşamba Açık
32°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
30°C
Cuma Parçalı Bulutlu
31°C

MODERN ÇAĞIN PARTİCİLİĞİ MENFAAT PUTÇULUĞUNA ÇANAK TUTTU!

MODERN ÇAĞIN PARTİCİLİĞİ MENFAAT PUTÇULUĞUNA ÇANAK TUTTU!
22/05/2026 11:13
A+
A-

MODERN ÇAĞIN PARTİCİLİĞİ MENFAAT PUTÇULUĞUNA ÇANAK TUTTU!

Siyasette ideal; genel olarak ülkenin, yerel olarak beldenin insanlarının maddi manevi müşterek ihtiyaçlarını gidermek için yönetimi en iyi şekilde yapma iddiasıyla halktan yetki almaktır. 

Osmanlı Devleti’nin son yılları dahil olmak üzere Türkiye siyasetinin yakın tarihi, ister genel ister yerel, özellikle iktidarda olan veya iktidara yakınlaşan partilerin yaşadıkları süreçler analiz edildiğinde, bu idealden ne kadar uzaklaşıldığını acı bir şekilde göstermektedir. 

CHP’nin belediyelerdeki ortalığa saçılan, hiç bir aklın ve vicdanın onaylamayacağı rezillikleri ve bu kadar pervasızca kamu malları üzerinde ki yolsuzlukların halk nezdinde hala bu partinin iktidar alternatifi olarak gündemdeki yerini koruyabilmesi, iktidar cenahında süreç boyunca geçmişten günümüze kadar teşkilat içerisinde aktif siyaset yapan benzer siyasetçilerin varlığından kaynaklanmaktadır. Yani vatandaş farklı parti teşkilatları da olsa benzer siyasi karnelere sahip şahsiyetlerin var olduklarını bizzat yaşayıp gördükleri içindir.

İktidar veya iktidar olma ihtimali yüksek olan partilerde parti içi kavgaların asıl sebebi, ne ideolojik ayrılıklar ne de stratejik vizyon farklarıdır. Gerçek neden, mide bulandırıcı derecede basit; para, makam, şan, şöhret ve şehvet bakımından menfaat beklentisi ve bu menfaatin paylaşımındaki arzulardır. 

Genel veya yerel iktidarın yarattığı büyük kaynak havuzu, başlangıçtaki “dava arkadaşlığını” hızla bir çıkar ortaklığına dönüştürmüştür. İlk tokalaşmalar, iktidar pastasının büyüklüğü karşısında yerini hırsa, öfkeye ve nihayetinde yumruklaşmaya bırakır. El sıkışan eller, çok geçmeden birbirinin boğazına sarılır. Çünkü bu kavga, halk için daha iyi bir hizmet makamı değil, kişisel zenginleşme ve güç devşirme kapısı elde etme kavgasıdır.

Bu yozlaşma süreci, adeta zehirli bir zincirleme reaksiyonla işler. Adına da ‘Ahbap çavuş İlişkisi” derler. Liyakat göz ardı edilir, partililik kimliği bir kamu hizmeti yeterliliği kriteri haline gelir.

Bunun doğurduğu sonuç ise Makamlar ve ihaleler, belirli bir grubun (çevrenin, kabilenin) kontrolüne girmesiyle sonuçlanan şebekeleşme ve çeteleşmedir. Parti, halka hizmet eden bir kurum olmaktan çıkıp, bu çıkar gruplarının şebekeleştiği bir ağa dönüşür.

Kontrol dışı kalan bu yapılar, kendi menfaatlerini korumak için devlet imkânlarını kötüye kullanır, rakiplerini tasfiye eder. 

Kurumların denetim mekanizmaları devre dışı bırakıldığında, siyasi hırsların arkasına saklanan bu yapılar, maalesef ki çeteleşme hatta mafyalaşma eğilimine girer, kamu ve siyaseti yönlendirme gücünü elde eder. Bu zafiyetin ortaya çıkmasının nedeni; İktidarın asıl gücü, bu yapılarla mücadele etmek iken, onları tolere etme tercihinden kaynaklanır. Çünkü o koltukta oturanlar, o yumruklaşmanın bir parçasıdır.

Bir vatandaş olarak içimiz yanarak sormak zorunda kalıyoruz:

– Neden bu kavgalar yakın çevremizden birisi olmasa dahi; ehliyet, liyakat ve kabiliyet sahibi nitelikli kişiler için yapılmıyor?

Böylesi bir mücadele, kamu görevindeki insan kalitesini artırıcı ve ülkenin kalkınmasına ve modernleşmesine katkı sağlayan bir rekabet olurdu. Ama maalesef ki, kavganın tek gündemi “çıkar paylaşımı” olduğu sürece, halkın genel kabul gördüğü beklentisi olan liyakatli yönetim tesis edilememektedir. Unutulmamalıdır ki, parti içi menfaat kavgalarının bedelini her zaman vatandaş öder. Çünkü niteliksiz kadroların yönettiği bir ülkede, ne halkın eğitim seviyesi ve ekonomi düzelir nede adalet tecelli eder. 

Hangi cenahta olursa olsun siyasette ki bu hastalıklı yapı, siyaset tarihimizde az da olsa güçlü destekle iktidar olan siyasi kişilerin tek başına iktidar olmasıyla siyasetin menfaat kapısı, bir nebzede olsa kişilere değil toplumun müşterek ihtiyaçlarını gidermeye yönelik yapıldığı zamanlar da görülmüştür. Böyle dönemlerde vatandaşlar tarafından hissedilir şekilde ülke de sosyal ve ekonomik açıdan rahatlamalar ve olumlu değişimler yaşanmış olsa da alışılmış ve toplumca kanıksanmış “particiliğin” oluşturduğu alışkanlık ve siyasilerin her ne şeklide olursa olsun iktidar olma veya iktidarda kalma hırsları, süreçleri olumsuz sonuçlandırmış ve siyaseti kirletmiştir. Elbette kirlenen siyasetin baş sorumlusu siyasetin yetkili mercilerinde aktif görev üstlenenler olsa da; Siyasetin kirlenmesinde en az kirletenler kadar, yakın çevresinde bulunup da yaptıkları yanlışları bilip görenlerin sırf şahsi menfaat beklentileri sebebiyle ses çıkarmayıp tepkisiz kalanlar da aynı vebali taşımaktadır.

Bir milletin hezimeti veya izzeti; siyasetin kişisel çıkara veya toplumsal hizmete tahsis edilmesine bağlıdır!

Aktif siyaseti, siyasi makamları parayla satın alanlardan ve siyaseti kirletenlerin elinden kurtarmadıkça toplum iflah olmaz.

Acilen devleti putculuğa dönüşen vazgeçilmez sunî ideolojik saplantılardan kurtarıp, parti içi veya partiler arası kavgaları kişisel çıkar sağlama aracı olmaktan çıkaracak, halkın genelinin menfaatini gözetecek yeni bir sistem kurmak bugünün siyasetçilerinin omuzlarında bir vebal olarak durmaktadır.

Fehmi Yağlı

Yazarımızın Diğer Yazılarını Okumak İçin Lütfen Bu Linki Ziyaret Ediniz.

Mirat Haber – YouTube

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.