
Su, hayatın vazgeçilmez nimetidir…
Ancak günümüzde milyonlarca insan bu nimete plastik damacanalar aracılığıyla ulaşıyor.
Peki soframıza gelen damacana gerçekten hangi aşamalardan geçiyor?
Kaç kez yeniden dolduruluyor?
Nasıl temizleniyor?
Denetimler yeterli mi?
İşte tüketicinin bilmesi gereken gerçekler…
Toplumda en çok merak edilen konulardan biri budur.
“Acaba aynı damacana onlarca kez dolaşıyor mu?”
Cevap evet.
Çünkü damacanalar tek kullanımlık değildir.
Türkiye’deki mevzuata göre geri dönüşümlü polikarbon damacanalar belirli şartlar altında defalarca kullanılabilir. 2016 yılında yapılan düzenlemeyle daha önce “3 yıl veya 75 dolum” olarak uygulanan sınır değiştirilmiş, kullanım süresi 5 yıla çıkarılmıştır. Ancak bu, yıpranmış veya güvenliğini kaybetmiş damacanaların kullanılabileceği anlamına gelmez. Güvenliğini kaybeden damacanaların sistemden çıkarılması zorunludur.
Birçok kişi damacananın sadece suyla çalkalandığını düşünüyor.
Oysa yönetmelikler çok daha ayrıntılı hükümler içeriyor.
Dolumdan önce geri dönüşlü damacanalar otomatik makinelerde yüksek sıcaklıktaki suyla yıkanıyor, ardından durulanıyor ve doluma alınıyor. Kullanılan yıkama suyunun niteliği, sıcaklığı ve hijyen şartları da mevzuatla düzenlenmiş durumda.
Elbette burada kritik soru şudur:
Her işletme bu kuralları aynı titizlikle uyguluyor mu?
İşte tüketicinin asıl cevabını merak ettiği konu budur.
Ambalajlı suların üretim izinleri ve resmi kontrolleri Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülüyor.
Üretim tesisleri belirli aralıklarla denetleniyor, numuneler alınarak mikrobiyolojik ve kimyasal analizler yapılıyor. Ruhsatlı üreticilerin belirlenen standartlara uyması zorunlu.
Ancak tüketicinin aklına şu sorular geliyor:
Denetimler ne kadar sık yapılıyor?
Sonuçlar kamuoyuyla yeterince paylaşılıyor mu?
Kurallara uymayan firmalara hangi yaptırımlar uygulanıyor?
Şeffaflığın artması, kamu güvenini de güçlendirecektir.
Uzmanların dikkat çektiği önemli noktalardan biri de budur.
Üretim tesisinden güvenli çıkan bir damacana;
güneş altında uzun süre bekletilebiliyor,
uygunsuz araçlarla taşınabiliyor,
kirli depolarda muhafaza edilebiliyor,
aylarca temizlenmeyen su sebillerine takılabiliyor.
Dolayısıyla risk yalnızca üretim aşamasıyla sınırlı değildir.
Tüketiciye ulaşıncaya kadar geçen zincirin tamamı önem taşır.
Sektör temsilcilerinin uzun yıllardır dikkat çektiği bir başka sorun ise sahte dolum iddialarıdır.
Boş damacanaların izinsiz şekilde doldurularak tanınmış markaların kapağı taklit edilip piyasaya sürülmesi zaman zaman gündeme gelmektedir.
Bu nedenle vatandaşların;
kapağı açılmış ürünleri almaması,
bandrol ve mühür kontrolü yapması,
güvenilir satış noktalarını tercih etmesi
büyük önem taşımaktadır.
Sağlığınızı korumak için şu basit tedbirler büyük önem taşıyor:
• Damacanayı güneşte bekletmeyin.
• Serin ve gölgeli yerde muhafaza edin.
• Sebilinizi düzenli temizletin.
• Çatlak veya aşırı çizilmiş damacanaları kullanmayın.
• Güvenilir ve ruhsatlı markaları tercih edin.
• Mührü bozulmuş damacanaları kesinlikle satın almayın.
Bugün mesele sadece damacananın kaç kez kullanıldığı değildir.
Asıl mesele; üretimden nakliyeye, depolamadan satış noktasına, sebilden tüketiciye kadar uzanan zincirin her halkasının güvenilir olmasıdır.
Su ticari bir ürün olabilir.
Ama aynı zamanda insan hayatının temelidir.
Bu nedenle hem üreticilere hem kamu kurumlarına hem de tüketicilere önemli sorumluluklar düşmektedir.
Türkiye’de ambalajlı su sektörü belirli yasal düzenlemeler ve resmi denetimler altında faaliyet göstermektedir. Bununla birlikte, denetimlerin etkinliği, uygulamadaki standartların korunması ve tüketicinin bilinçli davranması, güvenli su tüketiminin ayrılmaz parçalarıdır.
Su, Allah’ın insanlığa emanet ettiği en büyük nimetlerden biridir.
Bu nimeti korumak; sadece üreticilerin değil, devletin ve toplumun ortak sorumluluğudur.
İSLAMİ HABER “MİRAT”
Doğal kaynak sularına %25’e kadar normal su konulmasına izin veren mevzuatı okuduğumdan beri doğal kaynak suyuna güvenim kalmadı. Tıpkı içinde %30 oranında keçi sütü olduğunda peynire keçi peyniri denmesi gibi. Her yerimizde hile, sahtekarlık akıyor.