islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
47,7144
EURO
55,1170
ALTIN
6.731,41
BIST
13.811,60
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
30°C
İstanbul
30°C
Parçalı Bulutlu
Salı Parçalı Bulutlu
29°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
30°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
30°C
Cuma Parçalı Bulutlu
28°C

AYETLERİ PAZARLIK KONUSU YAPAN NEO-PUTPERESTLER

AYETLERİ PAZARLIK KONUSU YAPAN NEO-PUTPERESTLER
08/08/2026 09:30
A+
A-

AYETLERİ PAZARLIK KONUSU YAPAN NEO-PUTPERESTLER

Ayetleri satmak ifadesi, belirli bir menfaat karşılığında hakikatten vaz geçmek, hakkı kişilerin konumuna göre ifade etmek veya yorumlamak, bilgiyi dünyevi çıkarlara dönüştürmek, siyasetin ve gücün karşısında doğruyu söylememek için kullanılan bir deyimdir. Bir takım süfli nedenlerle hakkı batılın seviyesine indirmek veya batılı hakkın seviyesine çıkarmaktır. Bu ifadeleri Yüce Allah hiçbir ayette Müslümanlar için kullanmamıştır. Ayetleri satmak genel itibarı ile müşriklerin, özelde de Yahudi ve Hristiyan din bilginlerinin karakteridir. Yahudiler ve Hristiyanlar kitaplarında Hz. Peygamber’in niteliklerini bulmalarına ve bilmelerine[1] rağmen rahiplerin ve kurumsal kilisenin menfaati için gerçeği saklamışlardır. Resulullah (s.a.v.)’e düşman olmuşlardır.  Münafıklar da ayetleri her zaman pazarlık konusu yapıp doğrudan vazgeçmişlerdir. Münafıklar daima kafirlerle beraber olmayı ve onlara destek vermeyi tercih etmişlerdir.

Yüce Allah şu ayette, hak olan Tevrat’ı tasdik eden ve onda olmayanları mufassal şekilde açıklayan Kur’an’ı doğrulamalarını emretmesine rağmen onların, menfaatleri uğruna ayetleri satabileceklerine; hükümlerini değiştirebileceklerine işaret etmiştir: “Bunun için de size geçmişte bildirilmiş olan haberleri doğrulayıcı nitelikte indirdiğim bu vahye (Kur’an’a ve peygamberine) inanın; onun gerçekliğini inkar edenlerin öncüsü olmayın; (içerisinde mutlak doğruyu bildirdiğim, helali ve haramı beyan ettiğim) ayetlerimi küçük bir kazanca (basit dünyalık çıkarlara) değişmeyin ve Bana, yalnızca Bana karşı takvalı olun!”[2] Ayetin siyakından da anlaşılacağı üzere Allah (c.c.), Yahudileri hem uyarmakta hem de hakikat karşısındaki durumlarını teşhir etmektedir. Hatta onlar elleriyle yazıp uydurdukları metinleri bile dayatmışlar ve böylece bir Yahudi resmî ideolojisi ihdas etmişlerdir. Resmî ideolojilerine uymayan şeyleri inkâr ettikleri gibi, yanlış anlayışlarını da din hâline getirmişlerdir. Gelen ayet, onların elleriyle çıkar uğruna yazıp dayattıkları uydurma din anlayışını ortaya koymaktadır: “O halde, yazıklar olsun onlara ki kendi elleriyle, ilahi kelam(dan olduğunu iddia ettikleri hususlar)ı kaydettikten sonra, az bir kazanç elde etmek için, “Bu Allah’tandır!” derler. (Böyle diyerek) kendi elleriyle (uydurup hevalarına göre) kaydettiklerinden ötürü yazıklar olsun onlara! Ve yine bütün o kazandıklarından ötürü yazıklar olsun böylelerine!”[3] Hahamların ve papazların yaptıklarını kınayan Yüce Allah, onların üzerinden bizleri uyarmıştır. Hakikatin pazarlık konusu olmayacak kadar ulvi oluşuna atıflar yapan Kur’an, her hâlükârda hakkın söylenmesini ve üstün tutulmasını istemiştir. Peygamber Efendimiz de hakkı pazarlık konusu yapabilecek kimseleri yanına almamıştır. Çevresinde ve davet halkasında onlara önderlik konumu vermemiştir. Ayetleri pazarlık konusu yapacak zihniyette birilerinin olmamasının nedenlerinden biri de Peygamber Efendimizin şahsiyet eğitimine vermiş olduğu önemdir. Resulullah (s.a.v.) eğitim faaliyetlerine önce şahsiyetten başlamıştır. Zira şahsiyeti zayıf olan kimselerin dinleri dahil dünyevî çıkarları için satmayacakları değerleri yoktur.  

Hakkın ve hakikatin pazarlık konusu olması ahlaksız bir davranış olmasına rağmen tarihte varlığını sürdürmüştür. Günümüzde de hakikati satabilen ve maddi değere dönüştüren birçok kimse vardır. İnsanlar ya para karşılığında bu çirkin eylemlerini sürdürmektedir ki medya patronları dünya sistemini zayıflatmayıp takviye edecek bu “Bel’am”lara avuçlar dolusu paralar vermektedirler. İslâm’da olan birçok şeyi inkâra dayanan bu görüşün sahipleri; hayatın ayrıntılarına Allah’ın karışmayacağını, tikel ve tekilleri bilmediğini, Hz. Muhammed’e (s.a.v.) iman edilmeden de ahirette kuruluşun olabileceğini, İslam’ın evrensel olmadığını, dinin siyasete yer vermediğini, İslâm hukukunun katı ve yetersizliğini, Roma hukukundan alındığını, medeni(!) dünyaya entegre olmanın zorunluluğunu, İslâm’ın hakimiyet talebinin imkansızlığını, laikliğin meşruluğunu, cihadın olamayacağını, olsa bile sadece savunmaya dayandığını, örtünmenin tarihselliğini, dinlerin eşitliğini, batı dünyasının içerisinde yer almanın zorunluluğunu, ayetlerin belirli bir dönemle kayıtlı olduğunu, faizin ribadan ayrılığını, banka faizlerinin mubahlığını, sünnetin delil ve bağlayıcılık arz etmediğini, Arapların adetleri olduğunu ve Kur’an’ın bilgi kaynağı olamayacağını, sorunları çözmede dinin yetersizliğini bir şekilde anlatmaktadırlar. Bunları çoğaltmak mümkündür. Hakikat katili bu kişiler İslâm’ı verili dünya siyasetine ve onun yerel temsilcilerine itaat ve uyum içerisinde geçinmek şeklinde telkin ettiler ve etmeye devam etmektedirler. Bu saymış olduğumuz hususlarda ayetleri tahrif ve pazarlık konusu yapmak ne kadar sapık bir davranış ise korkarak, pasif kalarak, tembelleşerek, isteksiz davranarak, politikaya ve resmî ideolojiye teslim olarak ses çıkarmamak, davet ve tebliğe farz bilinciyle katılmamak, kötülüklere ve kötülere tavır almamak, haramların hayatta yer bulamayacağı sosyal ve siyasal bir düzen; dar’ü-l İslâm için çalışmamak da sapıklara hizmet etmektir. Tembellikte, boş vermişlikte, nemelazımcılıkta ve korkaklıkta küfre dolaylı hizmet vardır.

Medya patronlarının verdiği paralara göre hakikate yörünge belirleyen bu adamların çoğu akademik hayattadır. Kendi ana bilim dalları olmasa bile “aspirin” gibi her derde deva olmak niyetinde olan bu zevatın konuşmadıkları dini alan yoktur. Fıkıh bilmezler fakih kesilirler, tefsir bilmezler ama müfessir olurlar, hadise karşılar ama birden hadis münekkidi kesilirler, dil hiç bilmezler meal verirler veya yazarlar. Verili itikadi sapkınlıkları meşrulaştırmak için ağızlarını açmazlar ve ideolojik mekteplere asla söz söylemezler. Bunlar Kemalizm’e muhabbet için ayetleri sapıkça yorumlamaktan asla kaçınmazlar çünkü Allah korkuları yoktur. Tek ritüelleri beslendiklerin efendilerine mutlak itaattir. Tüm bu nedenlerden dolayı hakikat, formasyona katlettirilmiştir. Akademik camiadan din, şeriat, Kur’an, sünnet, tarihsellik, hermenötik, ibadetlerin tarihselliği, İslâm ceza hukukunun geçersizliği, dinin kurumsal alandan çekilmesi vb. konularda o kadar çok şey duyduk ve okuduk ki şaşırmamak elde değil. Halkın zihnindeki hazır bulunmuş doğru bilgileri bile bunlar tahrif ettiler. Millet iman ettiği dinden şüphe eder hâle geldi. Bütün bu konulardaki hakikat dışı söylem bir menfaat karşılığı ise, din bir başka biçimde satılmıştır. Vahye karşı ahlaksızlık yapılmıştır. Yapılması gereken; dini pazarlık konusu yapan bu şahıslara karşılık, istikamet üzere yaşayan gerçek bilginlerden ayrı bir blok oluşturup hem ümmetin sorunlarına çare bulmak hem de dini bu ehliyetsiz kimselerin elinden kurtarmaktır. Müslümanlar bu öneriyi acilen hayatlarına geçirmezlerse kafa karışıklıklarından kurtulamazlar ve dini bakımdan sağlıklı bir nesil de yetiştiremezler.

Dipnotlar

[1] Bak: Bakara 2/146.

[2] Bakara 2/41.

[3] Bakara 2/79; Ayetleri satmakla ilgili bkz: Bakara2/174; Âl-i İmran3/199; Maide5/44.

Mehmet Sürmeli

Yazarımızın Diğer Yazılarını Okumak İçin Lütfen Bu Linki Ziyaret Ediniz.

Mirat Haber – YouTube

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.