islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
44,8573
EURO
52,8184
ALTIN
6.966,26
BIST
14.587,93
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Çok Bulutlu
15°C
İstanbul
15°C
Çok Bulutlu
Pazar Parçalı Bulutlu
16°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
18°C
Salı Az Bulutlu
19°C
Çarşamba Yağmurlu
12°C

ANNE YÜREĞİNİN GÖLGESİ

ANNE YÜREĞİNİN GÖLGESİ
A+
A-

Cezve isimli bir kedi vahşice öldürülmüş. Onu öldüren, apartmana tadilat için giren bir şahıs. Güvenlik kameraları, şahsın kediyi sever gibi yapıp kucağına aldığını, sonrasında da işkence ederek öldürdüğünü kaydetmiş. Evet, yeterince vahim bir olay… Ama daha da vahim kısmı, suçlu şahsın annesinin “Dışarıda tecavüzcüler yargılanmıyor da oğlum kedi öldürdü diye mi yargılanıyor?” şeklindeki açıklaması.

Bu, anne korumacılığının en çirkin şekle dönüşmüş hali belki ama olaylar değişse, suçlar hafiflese de bazı annelerin bakış açısı ne yazık ki bu: “Evlat ne yaparsa yapsın onu koruma güdüsü.” Ve bunu da “anne yüreği”nin arkasına sığınarak yapmak.

Psikoloji, ebeveyn tutumlarını yorumlarken “koruyucu ebeveyn”den bahseder. Bu tutum; çocuğunu aşırı derecede koruyan, onun tüm sorumluluklarını üstlenen, bağımsız davranmasına izin vermeyen, hatalarında da mutlaka bir başka suçlu bulan anne-babalardır. Bu ebeveynler çocuklarının her yanlışında dışarıda bir suçlu arar, evlatlarını aklarlar. Çocuğun yapıp ettiklerini sorgulamak yerine, “Sen haklısın” demek onlar için daha kolaydır.

Ama kolay olan, doğru olan değildir.

Bir anı… Bir ders…

Eşim, Dr. unvanlı, çalışkan ve zeki bir adam. Ama üniversiteyi 6 yılda bitirmiş, lisede de dersleri pek iyi olmamış. Bana bir gün ortaokul anısını anlattı:

“Hep takdir alan bir öğrenciydim. O dönem müzik hocamla aramda hoş olmayan bir olay yaşandı. Hocam bir eğitimci gibi yaklaşmadı, ben de haddini bilen bir öğrenci gibi… Sonuçta hoca müzikten karneme zayıf verdi. Zayıf gelince takdir de gitti. O buruklukla eve geldim. Ama hiçbir şey olmadı. Kimse sorgulamadı, kızmadı… Hatta öğretmenimi suçladılar. O gün benim için bir kırılma noktası oldu. Madem zayıf almak, takdir getirememek önemli değildi, ben de çalışmadım.”

Ve o günkü sessizlik eşimin motivasyonunu yıllarca etkilemiş.

Yani bir çocuğun yaptığı hata karşısında susmak, görmezden gelmek; onu her defasında haklı çıkaracak bahaneler bulmak… Bunlar koruma değil, köreltmedir. Çocuk, “Benim yaptıklarımın bir bedeli yok” mesajını alır. Ve bu mesaj, yıllar sonra topluma geri döner: Trafikte yol vermeyen, iş yerinde sorumluluk almayan, suçunu inkâr eden, empati kurmayan yetişkinler…

Bir çocuk yanlış yaptığında kızmak değil doğru olan. Ama yok saymak da değil. Doğru olan; hatası üzerine düşündürmek, sorumluluğunu almasını sağlamak, gerekiyorsa bedelini ödetmek. Çünkü vicdan da, adalet duygusu da böyle gelişir.

Ve belki de en önemlisi…
Anne yüreği, evladını korumak için değil; doğruyu görmesi için çarpmalı.

ŞEYMA DEMİRCAN NAMAZCI 

İSLAMİ HABER “MİRAT”  -YOUTUBE- 

YAZARIN DİĞER YAZILARINA ULAŞMAK İÇİN BURAYA TIKLAYINIZ 

 

 

ETİKETLER: ÜSTMANŞET, yazarlar
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.