Hiç bir kifayeti olmadığı halde, sahip olduğu ilişkiler ağının bahtına gün çaldırması sayesinde, elde ettiği makam koltuğunda gerindi bir süre. Sonra sekreter hanıma seslendi: “Kahvemi alayım artık, afyonum patlamadı” Sekreter hanım çay ocağını aradı: “… Bey’e bir kahve, her zamanki...
Barış Manço’nun 1989 yılında piyasaya çıkıp, zamanın gençlerinin dillerine pelesenk olan bir şarkısı vardı: “Domates, biber, patlıcan.” Utangaç âşık, tam bir fırsatını bulmuş, sevgilisine ilan-ı aşk edecekken, sokakta yankılanan zerzevatçı sesinin her şeyi tuz buz etmesinin hikâyesiydi şarkının sözleri. Aradan...
“Bugün adl eyleyüp halka idersen lutf u ihsânı Yüzün ağ olısar yarın makamun zıll-ı arşullâh”(1) Fuzûlî Genceli Nizamî’nin hamsesi dâhilindeki eserlerden (2) birisi olan “Heft Peyker” (Yedi Suret) adlı eseri, zamanımızdan 800 küsur sene evvel kaleme alınmış ziyadesiyle güzel bir...
“İş başına geçti mi yeryüzünde, içine kadar fesad vermek hars u nesli (ekinleri ve zürriyetleri) helak etmek için sa’yeder (çabalar durur). Allah da fesadı sevmez.” Bakara:205 Bir vesile ile Yozgat yemek kültürü üzerine yazı yazma gereği hâsıl oldu. “Neler yazabilirim?”...
“Sînede bir lahza ârâm eyle gel cânım gibi Geçme ey rûh-ı revân ömr-i şitâbanım gibi”(1) Nedim İnsan varla yok arasında güzeran eder muvakkat ömrü. “Bir varmış bir yokmuş” diye başlanır masallara ki, insan ömrü her zaman masal tadında seyredip bir...
Sayın Cumhurbaşkanı’mız partisinin grup toplantısında, Emeklilikte yaşa takılanların 6,2 milyon kişi olduğunu, bunlarla ilgili teklifin kabul edilmesi halinde ekonomiye maliyetinin yıllık 26 milyar lira olduğunu ifade ederek: “Ekonomik kurtuluş savaşı verdiğimiz böyle bir dönemde, böyle bir yükü milletimizin sırtına bindirmeye...
“Ben hikmet eviyim. Ali de onun kapısıdır.” Hadis-i Şerif/Tirmizi Yukarıdaki Hadis-i Şerif’in farklı bir şeklinin de çeşitli kaynaklarda: “Ben ilmin şehriyim, Ali onun kapısıdır” şeklinde geçtiği bilinmekte/belirtilmektedir. Sözün hadis ilmi açısından sıhhati ve ait olduğu kategori ehlince tartışılabilir. Sahihtir diyenler...
Yok, Katar’dan şu kadar para gelecekmiş! Yok, Çin bize şu kadar kredi verecekmiş! Yok, Rusya’dan çok turist gelecekmiş! Falanca da desteğini açıklamış, filanca “Türk ekonomisine güveniyoruz” demiş! Kimisi Amerikan ürünlerini boykot edelim demiş, kimisi de bugüne kadar elinde tuttuğu dolarları...
24 ocak 1980 kararları ve 12 Eylül 1980 darbesi ile Ülkemiz önemli bir dönemece girdi/sokuldu. İmitasyon İslamcı/yeni muhafazakârların güzelleme yapa yapa bitiremedikleri Özallı yıllarda, ülkemizin küresel finans kapitale eklemlenme süreci başladı ve hızla devam etti. 1997 yılına gelindiğinde Erbakan Hükümeti...
Bir koca yüzyılı yanılgılarla geçirdik İslam Dünyası olarak. Başımıza ne ki felaket geldiyse yanılgılarımızdan sebep, hiç birisi bizim bu yanılgılardan kurtulmamıza vesile olamadı. Daldığımız gaflet uykusundan uyanamadık bir türlü. Bir yalanlar dizisine hem kendimiz inandık, hem de cümle âlemi ikna...
“Sonra elbette onlara önlerinden, arkalarından, sağlarından, sollarından sokulacağım ve sen onların çoklarını şükredenlerden bulmayacaksın.” A’râf: 17 Kapitalizm hayatiyetini tüketimin sürekliğine borçludur. Ancak bu eşyanın, tabiatı gereği, varlığını devam ettirmek için çeşitli kaynaklara muhtaç/borçlu olması halinden oldukça farklıdır. Zira Kapitalizm tabiattan...
Öyle sanıyorum ki 1985 Mart’ıydı. İlkokul 2. Sınıfa gidiyordum. Kış elini ayağını toplamış, bahar neşesi henüz tabiatı sarmasa da habercileriyle kendisini hissettirmişti. Karlar erimeye başlamış, toprak örtüsünü yer yer sıyırarak yüzünü göstermişti. Gölge yerlerde kar kalıntıları vardı hâlâ, kışın ağır...
Devleti Âliyye’nin son dönemi edebiyatçılarımızdan, hikâyeleriyle tebarüz etmiş olan merhum Ömer Seyfettin’inin küçük bir hikâye kitabı var: Yalnız Efe. Milli Eğitim Bakanlığı’nın “100 Temel Eser Projesi” kapsamında olduğundan ilk ve orta öğretim çağlarındaki talebelerin umumiyetle okumuş olduğunu düşünmek istiyorum. Kitabı...
“Eylesen tûtiye ta’lîm-i edâ-yı kelimât Sözü insân olur ammâ özü insân olmaz” Fûzûlî Belki de Devleti Âliyye’nin sürekli batıya dönük ilerleyişi ile sıkışan Batı’da bir çıkış/çözüm zaruretinin doğup düşünceyi tahrik etmesi ve düşüncenin hareketlenmesiyle ortaya çıkan gelişmeler, tarihin seyrinde önemli...
“Ko çogalsun ruhun üstinde perîşân zülfün Çün kim eyyâm-ı bahâr olıcak artar sevdâ “ Necâtî Beg Cemre düşer ilkin havaya, sonra suya ve toprağa. Derler ki: “Cemre kor durumundaki ateştir”. Düştüğü havayı, suyu ve toprağı ısıtır; bir cûş u huruş başlar...
Zihnimde nicedir kıvranıp duran düşünceler, zaman zaman taşması mukadder bir bardaktaki su istidadı göstermekte ve yanlış anlaşılmaktan ürkek bir halde, dışarıya hafifçe süzülmektedir. Çanakkale savaşları ve “zaferi” üzerine düşüncelerim de işte bu nevidendir. Derunumda bir sancı gibi kıvranıp duran düşüncelerden...
Şuur/bilinç dediğimiz kavram, insan için olan bitenin farkında olma durumunu ifade ediyor. Olanı biteni görme, şahit olma hali tek başına bilinç dediğimiz kavramı karşılamıyor. Zira bilinç dediğimiz zaman, “aslında ne oldu/oluyor” sualine cevap verebilme kudretini ifade etmiş oluyoruz. Aydınlanma denilen...
“Bir çiçekle bahar olmaz ama her bahar bir çiçekle başlar.” Necmettin Erbakan 1989 yılının Mart ayıydı. Yerel yönetimler seçimlerinin arefesiydi. Orta birinci sınıftaydım. İlçenin aşağı ucunda, kalmakta olduğum yurttan ilçenin diğer ucundan da biraz yukarıdaki okuluma yaya olarak günde iki...
Web sitemizde size en iyi deneyimi sunabilmemiz için çerezleri kullanıyoruz. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, bunu kabul ettiğinizi varsayarız.