islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
47,1634
EURO
53,9889
ALTIN
6.093,10
BIST
13.981,05
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
31°C
İstanbul
31°C
Açık
Cumartesi Açık
30°C
Pazar Parçalı Bulutlu
30°C
Pazartesi Açık
31°C
Salı Parçalı Bulutlu
32°C

AYNALAR HEP BAŞKASINA TUTULUYOR

AYNALAR HEP BAŞKASINA TUTULUYOR
A+
A-

AYNALAR HEP BAŞKASINA TUTULUYOR

Sohbetin yerini şikayet aldı.
Farkında mıyız bilmiyorum ama artık iki kişi bir araya geldiğinde konuşma çok geçmeden şikâyete dönüşüyor. Çocuklardan şikâyet, gençlerden şikâyet, eğitimden şikâyet, ekonomiden şikâyet, trafikten şikâyet… Sanki konuşacak başka bir şeyimiz kalmadı. Artık birbirimize hatıra anlatmıyor, fikir paylaşmıyor, umutlarımızı konuşmuyoruz. Birlikte en çok yaptığımız şey, eksik saymak.
Televizyonu açıyoruz; eleştiri… Haberleri izliyoruz; eleştiri… Sosyal medyaya giriyoruz; eleştiri… Kim daha çok çözüm üretmiş diye değil, kim daha sert eleştirmiş diye izliyoruz.
Sorunlarımız elbette var. Yanlışlar konuşulacak, haksızlık eleştirilecek, zulme sessiz kalınmayacak. Fakat bugün eleştiriyi de aşan başka bir noktadayız. Çözüm üretmiyoruz. Çözüm önermiyoruz. Eksik listeliyoruz. Herkes birbirinin eksiğini ezbere biliyor.
Ama kimse dönüp, “Benim eksiğim ne?” diye sormuyor.
Aynalar hep başkasına tutuluyor.
“Devir bozuluyor.” diyoruz.
Peki bozulmaması için ne yapıyoruz?
“Çocuklar değişti.” diyoruz.
Peki çocuklar bizden ne görüyor?
“Kimse sorumluluk almıyor.” diyoruz.
Peki biz sorumluluğu ne zaman üstlendik?
Yıllar önce lisede öğretmenlik yaptığım dönemde öğrencilerimden ertesi gün dolma kalem getirmelerini istemiştim. Ertesi gün sınıfın büyük bölümü getirmemişti. Sebebini sorduğumda en çok duyduğum cevap şuydu:
“Annem hatırlatmadı.”
O gün dikkatimi çeken unutulan kalem değildi. Sorumluluğun bu kadar erken yaşta başkasına bırakılmasıydı. Suçlu da hazırdı. Aradan yıllar geçti. Bugün aynı anlayışın büyümüş hâlini görüyorum.
İşi yolunda gitmeyince patron…
Çocuk başarılı olmayınca öğretmen…
Ekonomi kötü gidince devlet…
Evlilikte sorun olunca eş…
Bir aksilik olduğunda suçlanacak biri mutlaka bulunuyor. İnsan ise giderek kendisini konuşmayı unutuyor.
Kur’an’ın inşa ettiği mümin karakteri bunun tam tersidir. İnsan, önce kendi nefsiyle yüzleşmeye çağrılır. Çünkü değişim, başkasını değiştirmekle değil, kendini düzeltmekle başlar. Rabbimiz de şöyle buyurur:
“Bir toplum kendilerinde olanı değiştirmedikçe Allah onların durumunu değiştirmez.” (Ra’d, 11) Bu ayetin yönü dışarıya değil, içeriye dönüktür. Biz ise giderek sorumluluktan çok suçluyu konuşuyoruz. Bu dili çocuklarımız da öğreniyor. Onlara “Şikâyet edin.” demiyoruz. Ama bir sorunla karşılaştığımızda ilk kimi suçladığımızı görüyorlar. Bir eksiklik olduğunda aynayı nereye tuttuğumuzu görüyorlar. Çocuk, anne babasının söylediklerinden çok, hayata karşı geliştirdiği tavrı öğreniyor. Sorumluluk da öğretilir. Mazeret de… Muhasebe de öğretilir.

Şeyma Demircan Namazcı

Yazarımızın Diğer Yazılarını Okumak İçin Lütfen Bu Linki Ziyaret Ediniz.

Mirat Haber – YouTube

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.