ISLAH EDİLMİŞ YERYÜZÜNDE İFSAT YASAĞI وَلَا تُفۡسِدُوا۟ فِی ٱلۡأَرۡضِ بَعۡدَ إِصۡلَـٰحِهَا وَٱدۡعُوهُ خَوۡفࣰا وَطَمَعًاۚ إِنَّ رَحۡمَتَ ٱللَّهِ قَرِیبࣱ مِّنَ ٱلۡمُحۡسِنِینَ “Düzene sokulmasından sonra yeryüzünde fesat çıkarmayın. O’na korku ve ümit ile dua edin. Muhakkak ki Allah’ın rahmeti iyilik edenlere yakındır.” (el-A`râf 7/56) İnsanoğlu, üzerinde yaşadığı yeryüzünü zaman zaman sınırsız...
Vahiy Penceresi: Bugün Ne Biriktiriyorsun, Yarın Ne Bulacaksın? İnsan, hayatı boyunca bir şeyler biriktirir. Para biriktirir, mal biriktirir, evler, arsalar, makamlar, şöhretler, başarılar biriktirir. Kimi zaman da fotoğraflar, beğeniler, takipçiler ve insanların takdirini… Fakat bütün bu biriktirdiklerimizin arasında çoğu zaman unuttuğumuz bir “yarın” vardır. Kur’an-ı Kerîm, insanı tam da bu...
İSTEMİYORSA YAPMASIN “İstemiyorsa yapmasın, zorlamayın.” Son zamanlarda çocuk yetiştirirken en çok yükselen seslerden biri bu. Çocuk istemiyorsa kursa gitmesin. İstemiyorsa bırak yapmasın. Sevmiyorsa zorlama. İstemiyorsa… Bu cümleleri biraz daha genişleterek okuyalım ve düşünelim: Hayatta her yapmak istemediğimiz şeyi yapmazsak ne olur? Çünkü biz yetişkinler de her gün yapmak istemediğimiz pek...
BİR BABA ANCAK BU KADAR GÜZEL ANLATILABİLİR Bir Kadının İtirafları: On yedi yıllık evlilikten sonra bir kadın şunları söylüyor: Erkek, Allah’ın yarattığı en güzel canlıdır. Eşine, kızına, kız kardeşine, annesine, babasına, torununa vermek için sahip olduğu herşeyi feda edip, vazgeçer. Gençliğini ve sağlığını eşi ve çocukları için feda eder, çünkü...
KALEM SURESİ 4. AYET: VAHYİN İNŞA ETTİĞİ AHLÂK – 1 “Sen elbette yüce bir ahlâk üzeresin.” (Kalem Suresi, 4. ayet) Kur’an’ın insanlığa ilk hitaplarının arasında ahlâkın böylesine güçlü bir ifadeyle yer alması tesadüf değildir. Yaygın kabul gören nüzul tertibine göre Kalem Suresi, Alak Suresi’nin ardından vahyin ilk dönemlerinde inen surelerden...
İNSAN DEĞİŞEBİLİR Mİ? İRADE, AHLAK VE KARAKTER ÜZERİNE İnsan çoğu zaman kendisine ve başkalarına şöyle söyler: “Ben böyleyim, ben buyum.” Kimi zaman öfkesini, kimi zaman sabırsızlığını, kimi zaman kıskançlığını, kimi zaman da kötü bir alışkanlığını bu cümleyle açıklamaya çalışır. Sanki insan bir kez belirlenmiş, kişiliği tamamlanmış ve artık değişmesi mümkün...
İRADE VE ŞAHSİYET: İNSANIN VARLIK VE İSTİKAMET MÜCADELESİ Giriş: Varlık Skalasında İnsanın Yeri ve İrade… İnsanın varlık hiyerarşisindeki konumunu belirleyen en temel ve ayırt edici özellik ‘irade’ sahibi olmasıdır. İrade, sadece bir şeyi tercih etme veya karar alma mekanizması değil; maddi bir karşılığı olmayan, tamamen ‘manevi, ruhsal ve soyut’ bir...
ÂH TAKVA, ÂH SORUMLULUK! YÜRÜYORUM DİKENLERİN ÜSTÜNDE… EVET HÂLÂ… Hz. Ömer, Übey bin Kâ’b’a, takvânın ne olduğunu sormuştu. Übey sordu ona: “– Sen hiç dikenli bir yolda yürüdün mü ey Ömer?” O da, “Evet, yürüdüm.” deyince: “– Peki, ne yaptın?” Hz. Ömer: “Elbisemi topladım ve dikenlerin bana zarar vermemesi için...
HAYIR VE ŞERRİN VARLIĞININ HİKMETİ Âlemde hayrın yanında şerler de yaratılmaktadır. Hayrı da, şerri de yaratan Allah’tır. Bu inanış, Kadere İmanın bir parçasıdır. Ancak âlemde yaratılan hayırlar asıl, şerler ise fer’îdir. Hayırlar küllî, şerler cüz’îdir. Şerrin yaratılması, “Her şey zıddıyla bilinir” kaidesiyle, hayrın hakikati ve güzelliği ortaya çıkması içindir. Meselâ...
HAYATIN SERMAYESİ GÜVENDİR “Kişiyi nasıl bilirsin? — Kendim gibi” sözü, imanın, emanın, emniyetin, emanetin, güvenin, sorumluluğun, duyarlılığın ve tutarlılığın kısa, öz ifadesidir. Zira insanın kendine olan bu güven ve güvenilirliği, insanın başkalarına duyacağı güvenin de temelini oluşturur. Bir insanın gerçek yüzünü en çok, ona güvendiğimizde görürüz. Öyleyse güvenilir insan kimdir?...
KÖKSÜZ FİDAN OLMAZ, GÜVENSİZ İMAN OLMAZ Eman/emniyet, güven ve güvenilirlik olmadan iman olmaz. Ya ne olur? Emîn olmayan, güven vermeyen birinin sözde imanı, KÖR İNANÇ olur. Çünkü iman, dinî bir kavram olmadan önce ahlâkî bir kavramdır. Ahlâkî olmayan, kendini ve çevresini ıslah etmeyen, salih amele dönüşmeyen iman, dillerde tekrarlanan kuru...
GAZZE DAHA BİR FRAGMAN Kelebeklerin, uğur böceklerinin, arıların başına gelenler biz insanoğullarının da başına gelecek… Aslında biz önce havayı, suyu, toprağı kaybettik. Üçünü de zehirledik ve sömürdük, kirlettik. Hala da zehirlemeye, kirletmeye, sömürmeye devam ediyoruz. Onun için yediğimiz sebzeler, meyveler, tahıllar, hatta ballarımız bile zehirli. Zehir yiyor, zehir içiyor, zehir...
İMÂN VARSA İMKÂN DA VARDIR İnsan, hayatının her döneminde ve her şartta Yüce Allah’a kulluk etmekle yükümlüdür. Müminin kulluğu; mevsimlere, hava şartlarına, sosyal çevreye veya kişisel konforuna göre şekillenen geçici bir sorumluluk değil, ömür boyu devam eden ilahî bir vazifedir. Yazın sıcaklığı, kışın soğuğu, bolluk ve darlık gibi hayatın tabiî...
ONTOLOJİK EŞİTLİK VE YARATILMIŞ HER ŞEYLE İLİŞKİ AHLAKI Giriş: İlişkilerin Hiyerarşisi ve Temel Zemin İnsanın varlık âlemindeki konumu, kurduğu çok katmanlı ilişkiler ağıyla şekillenir. Bu ağın merkezinde, insanın Rabbiyle kurduğu ilişkinin mahiyeti yer alır; çünkü bu asli bağ, insanın kendisiyle, diğer insanlarla ve nihayetinde tüm yaratılmış varlıklarla kurduğu ilişkinin niteliğini...
SORUMLULUK AHLAKI VE SUÇU BAŞKASINA YÜKLEME SORUNU İnsan, fıtratı gereği düşünme ve karar verme potansiyeline sahip bir varlıktır. Ne var ki çoğu zaman bu potansiyelini yeterince idrak edememekte ve yaptığı yanlışların sorumluluğunu üstlenmek yerine bunları başkalarına yüklemeye çalışmaktadır. Nitekim günlük hayatta sıkça duyulan “Beni sinirlendirdi.”, “Onlar yüzünden başarısız oldum.”, “Şartlar...
GÜNAH, EMANET VE LİYAKAT İLİŞKİSİ ÜZERİNE Ahlâken bozulmuş bir nesil veya İslâmî hareket önce marjinalleşir, sonra da yok olur. Marjinalleşmemek ve yok olmamak için hareketin üyeleri, Kur’an ahlâkıyla/Muhammedî ahlâkla donanmak zorundadırlar. Bu meyanda hareket öncüleri kendileri ve üyeleri önce marifetullah konusunda derinleşip tahkikî bir tevhidi bilinç kazanmalıdırlar. Tevhit altyapısı, Kur’an’ın...
EMR-İ Bİ’L-MA’RÛF VE ZULÜMLE MÜCADELE İslâm, insanı sadece namaz ve oruç gibi ibadetlerle değil, aynı zamanda adaletle de sorumlu tutar. Namaz kılan, oruç tutan bir Müslüman; aynı zamanda zalime engel olmak, mazluma sahip çıkmak ve hakkı savunmakla da yükümlüdür. Bu nedenle zulüm karşısında susmak, Müslümanın tavrı olamaz. Kimden gelirse gelsin,...
AYNALAR HEP BAŞKASINA TUTULUYOR Sohbetin yerini şikayet aldı. Farkında mıyız bilmiyorum ama artık iki kişi bir araya geldiğinde konuşma çok geçmeden şikâyete dönüşüyor. Çocuklardan şikâyet, gençlerden şikâyet, eğitimden şikâyet, ekonomiden şikâyet, trafikten şikâyet… Sanki konuşacak başka bir şeyimiz kalmadı. Artık birbirimize hatıra anlatmıyor, fikir paylaşmıyor, umutlarımızı konuşmuyoruz. Birlikte en çok...