islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
28,9846
EURO
31,2142
ALTIN
1.864,65
BIST
7.913,76
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
12°C
İstanbul
12°C
Az Bulutlu
Pazar Az Bulutlu
12°C
Pazartesi Hafif Yağmurlu
12°C
Salı Çok Bulutlu
12°C
Çarşamba Az Bulutlu
17°C

BÜYÜK DEPREMİ PİKNİK ÇANTASIYLA KURTARAN KAFALAR

BÜYÜK DEPREMİ PİKNİK ÇANTASIYLA KURTARAN KAFALAR
17 Şubat 2023 08:55
A+
A-

Yıllarca İstanbul’daki Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM)’nin İşletilmesi projesinin sorumlu yöneticiliğini yapmış birisi olarak bugünlerde duyduklarıma inanamıyorum. Yıllardır kendi kendime hep cahilliğin de bir sınırı var derdim, meğer ne cahilliğin ne de kindarlığın sınırı varmış. Üstüne cahillik ve kindarlık ile birlikte kasıt girince insanın sinirden çığlık atası geliyor. Yıllar önce AKOM’da İstanbul Alay Komutanı sormuştu; “Çocuklar çok büyük bir deprem olursa afeti nasıl yönetmeyi düşünüyorsunuz.” Bizim arkadaşlar da ‘’Efendim siz geleceksiniz. Belediye Başkanımız Kadir Bey, Genel Sekreter, Genel Sekreter Yardımcıları, İtfaiye Daire Başkanı gelecek diye başlayınca Alay Komutanı acı bir tebessümle ‘’ “Arkadaşlar ben gelemem üstelik gelmem de! Önce yakınlarıma giderim elimdeki imkânlarla. Neyim varsa yakınlarımı kurtarmaya giderim.” Belediye başkanımız Rahmetli Kadir Beyi işaret ederek “O da gelemez, gelmez. Hele itfaiye daire başkanı hiç gelmez, elindekilerle yakınlarını kurtarmaya giderler. Dolayısıyla bir büyük afet olduğunda siz 24 saat hiç kimseden haber alamayacak şekilde koordinasyonunuzu otomasyon haline getirin” demişti. Biz de Marmara Denizindeki fay hatları ve İstanbul’un bina stoku ve akla gelecek ne varsa envanter olarak girerek olası deprem senaryoları üzerine çalışmıştık. Şimdi hep beraber bu depremde olacakları tahmin edelim, yaşanan durumu anlamamıza yardımcı olur kanaatindeyim. Bakalım ilk 24/36 saatte neler olur?

Çok büyük depremin olduğu illerde AFAD’da çalışan ve afetle ilgili diğer görevlerde yer alan kişilerin çoğu enkaz altında kalır. Sağ kalanların bir kısmı elinde olan ne varsa en yakınlarını enkazdan çıkarmaya koşarlar, enkazda çok yakını olmayanlarsa ailesini şehirden çıkarmak üzere arabalarına binerek şehirden uzaklaşırlar. Belediye başkanları telefonlara bakmaz, buldukları araç gereci en yakınlarını kurtarmak için seferber ederler. Doğrusu da normali de budur, bu felakette de aynısı olmuştur. Yaklaşık 16.000.- yıkılan binanın olduğu, elektriklerin olmadığı bir şehirde arama kurtarma çalışmalarınız için en çok lazım olan demir makası, kazma, varya ve hiltidir.  Diyelim o illere gittiniz, on binlerce demir kesme makasını nerden bulacaksınız? Şehrin yerinde yeller esiyor. Bu kadar demir makasını Türkiye’yi tarasanız bulamazsınız. Diğer el aletlerinin durumu da bundan geride değildir. Hilti çalıştırmak için jeneratöre ihtiyacınız var. 16,000.- boşta jeneratör zaten Dünyayı tarasanız zor, bulamazsınız. Bulduklarınızı taşımak için kamyonlar bulacaksınız. Kamyona elle yükleyemezsiniz onun için de ayrı makinelere ihtiyacınız var. Yüklediniz yıkımların başına getirdiniz. Şimdi vinçlere ve iş makinelerine ihtiyacınız var. Vinçler gemi ile gelmez. Gelse de onları götürecek evsafta gemi yok. Olsa da yükleyip getirmek beş günü bulur.  Hadi diyelim onları da getirdiniz, her iş makinesini çalıştıran ne kadar süre çalışabilir? Yedek operatörler bulmalısınız ki çok zordur. Herkes bir operatör çalıştırır, kimse operatörü istisnalar hariç yedekli çalıştırmaz. Hadi bunları da buldunuz, götürmesi hepsinden büyük problem. Şehirde yakını olan sivil insanlar hemen arabaya atlayıp o şehre doğru yola çıkmıştır. Siz organize olmanız gerektiği için çok sonra yola çıkacaksınız. Önceden giden on binlerce sivil araç şehrin bütün yollarını tutmuştur. Şehre ters istikamette yol açayım deseniz şehri terk edenlerin de aynı sayıda araçla şehri terk ettiğini göreceksiniz. Dolayısıyla oraya ulaşmak öyle kolay olmayacaktır.

Buraya kadar olanlar afet arama kurtarma kısmı, bir de bunun depremden sağ kurtulanlar kısmı var. Milyonlarca insan yemek yiyecek. Fırın yok, marketler ya kapalı ya da enkaz halinde. İl dışından binlerce tır yardımı gelecek. Her gelen TIR’ı 4 kişi boşaltsa bin TIR’ı boşaltmak için 4 bin adama ihtiyaç var. Bu sadece tırdan malzemeleri almak için gereken sayı, ötesini saymıyorum hiç. Diyeceksiniz TIR’lar aynı anda gelmiyor ama 10 ili düşününce aynı anda geldiklerini anlarsınız. Ayrıca yardımların beklenmesi, kontrolü kaydedilmesi, velhasıl sonu gelmez bir iş zinciri. Öyle oturduğun yerden çay içip tweet atmakla olmuyor yani.

Bir diğer konu asker ve polis meselesi. Ordumuz profesyonel orduya geçtiği için bu işlere tahsis edebileceğimiz asker sayımız eskisine göre oldukça az. Asker önce kendi tahribatı var mı yok mu ona bakar, sonra sahaya gönderebileceği asker sayısını planlar. Nöbet saatlerini ve görevleri ayarlamaya çalışır. En erken cevap verme süresi işin normali olarak 24 saattir. Askerlikte yapılacak her iş onaylı ve yazılı olmak zorunda olduğu için bu süre çok da hızlı bir süre sayılabilir. Kaldı ki şehirde yakınları olan uzman erbaş, astsubay ve subayların da ilk gün kışlaya gelmeyeceği çok açıktır. Oraya yakın olan 2.ordunun şu an aktif bir biçimde yurt dışı operasyonlarda olduğunu da belirtelim. Polislere gelince, onlar da diğer kamu görevlileri gibi… Şehirde olanların bir kısmı enkaz altında, bir kısmı yakınlarını ya da mesai arkadaşlarını çıkarmakla meşguldür. Bu depremde 120 polisimizin şehit olduğunu söylersek durumun vahametini anlatmış oluruz.

İlk gün oraya gidip devlet nerede diye bağıranlar bu yazıyı okuyunca ne olup bittiğini belki anlarlar. Sevgili dostlar son zamanlarda bilgi sahibi olmadan ahkâm kesmek moda oldu. Sosyal medyada herkes uzman. Onlara küçük bir soru sorun ‘’ ilk gelen kurtarma ekibini nereye göndereceksiniz.’’ Bu soru bile cevabı saatlerce veri toplayıp cevap vereceğimiz bir sorudur.  İçeriğini, nasıl olacağını/olduğunu bilmediğiniz konularda lütfen bilgi almadan yayın yapmayın. Ortam sanal olabilir lakin günahlar sanal değil. Yazdıklarımızın, “bunu ancak bir mümin yazar” dedirtecek şekilde olmasına dikkat edelim.  Selam ve dua ile.

ETİKETLER:
Yorumlar

  1. Mehmet Antil dedi ki:

    Kesinlikle haklısınız.

  2. Cezmi ALEV dedi ki:

    Munu yazan ne guzel yazmiş ellerin dert görmesin

  3. Serpil salt dedi ki:

    Kalemimize sağlık hocam, nasılda doğru yazmışsınız .Hakikati görmezden gelen , inkar eden bunun üzerinden siyaset yapan bir kısım güruh ama şunu bilmelidirler’ki vatan millet elele gönül gönüle vermiş Allahu Ekber nidaları ile canla başla çalışıyor ve devletimizin bu konuda ne kadar hassas ve bütün imkanlarını seferber edip bu doğrultuda hareket etip inşallah bu günlerinde geçeceğine inanmış bir kitle olduğunu bilmelidirler . Bizler inananlar olarak Allah’ın yanımızda olduğunu biliyor ve davamızda inancımız gereği olarak hareket eriyoruz .
    Rabbim memleketimize bir daha böyle felaketler göstermesin.
    Saygılar

  4. Esra Tan dedi ki:

    Bilgiye dayalı çok yerinde tesbitler durumu objektif olarak ortaya koyan bu bilgiler ışığında herkes bir daha düşünmeli…

  5. Abdulgafur LEVENT dedi ki:

    Emeğine sağlık, güzel, abdınlacıçı bir yazı olmuş tebrik ederim. Rabbim milletimizi, bilad-i İslâmi her türlü tehlikelerden muhafaza eylesin⚘🤗⚘