islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
47,7746
EURO
55,2038
ALTIN
6.785,95
BIST
14.110,14
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
31°C
İstanbul
31°C
Parçalı Bulutlu
Perşembe Hafif Yağmurlu
29°C
Cuma Az Bulutlu
28°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
28°C
Pazar Az Bulutlu
28°C

GEÇEN ÖMRÜN HAKKINDA NE DEMEK İSTERSİN?

GEÇEN ÖMRÜN HAKKINDA NE DEMEK İSTERSİN?
12/08/2026 10:46
A+
A-

GEÇEN ÖMRÜN HAKKINDA NE DEMEK İSTERSİN?

Yıllar sessizce geçip de ömrünün sonbaharına geldiğinde, geriye dönüp baktığın o uzun ve tozlu patikada bir soluk durursun, zamanın ve mekânın ötesine varan bir hesaplaşmayla, geçen ömrü hakkında ne demek istersin?

Saçlarına düşen aklar, adımlarına eklenen o ağır durgunluk ve yüzündeki çizgilere kazınan her hüzün, aslında kaçıp durduğu o büyük aynayı önüne koymaktadır. Etrafından birer birer çekilen büyüklerin, gözlerinin içine bakarak büyüdüğün ve her zaman orada kalacakmış gibi hissettiğin sevdiklerinin dünya defterini kapatıp ebedi âleme göçüşüne tanıklık ettiğinde, içindeki o derin ve çınlayan sessizlikte, geçen ömrün hakkında ne demek istersin?

Bir zamanlar çeşit çeşit sesle şenlenen odaların şimdi sessizlikle dolması, elini tuttuğun çınarların toprağın koynuna devrilmesi, insana kendi sırasının da ne kadar yakın olduğunu fısıldar. İşte o zaman, gidenlerin ardından bakarken göğsünü daraltan o büyük hakikat karşısında, geçen ömrün hakkında ne demek istersin?

Dünya denilen bu geniş ve aldatıcı sahnenin aslında bir gölge oyunundan, zihni oyalayan geçici bir heves ve yorucu bir telaştan başka bir şey olmadığını anlarsın. Bunu anladığın anda, kalbinde bir kırılma yaşarsın. İşte tam bu duyguyu hissettiğinde, geçen ömrün hakkında ne demek istersin?

Bir ömür boyu sımsıkı sarıldığın, edinmek için gecesini gündüzüne kattığın, biriktirdiğin ve kendi varlığının teminatı sandığın her maddi ve manevi mülkü bir gün tek bir hamlede bırakacağını idrak ettiğinde, geçen ömrün hakkında ne demek istersin?

Çabaladığın, uğruna uykusuz kaldığın, kavgasını verdiğin şeylerin hepsi birer birer ellerinin arasından kayıp giderken, arkanda bıraktığın ve bir daha asla geri getiremeyeceğin o kıymetli yıllar için nasıl bir yakıcı cümle kurup, geçen ömrün hakkında ne demek istersin? O zaman anlarsın ki, insanın ömrüm dediği şey, aslında tutmaya çalıştıkça parmaklarının arasından dökülen bir avuç kumdan ibarettir.

Ana rahminden adım attığın, dünya telâşının ve pazarının tam ortasına düştüğün o ilk günden itibaren başlayan bu yolculuk, başı ve sonu çizilmiş bir kader çizgisidir. Doğumun o dar kapısından girip sergilenen türlü nimetlerin, renklerin ve fani süslerin arasında kaybolduğun bu dünya pazarında ne kazandığının ne önemi kalır? Nitekim bu muazzam pazardan elinde kalacak tek kazanç, en nihayetinde giyeceğin sade bir bez parçası, bir kefendir. O kefeni alıp gideceğin yer ise, toprağın altındaki o ebedi ve sessiz mezardır. Bütün bunları düşündüğünde, geçen ömrün hakkında ne demek istersin?

Ana rahmi ile kabir arasındaki bu kısa, fırtınalı ama bir o kadar da çabuk geçen konaklamanın muhasebesini yaparken, pazarın karmaşası ile mezarın derin sessizliğini yan yana koyduğunda, geçen ömrün hakkında ne demek istersin?

İlk adımlarını attığın, dünyayı sadece bir oyun alanından ibaret sandığın o hesapsız ve lekesiz çocukluk yıllarının saflığını düşünürsün. Sokak aralarında yankılanan neşen, düşüp dizini kanattığında ağladığın ama çabucak unuttuğun o masum çehren… Derken zamanın fırtınası seni alır, göğsünü kabartan, damarlarında kanın deli gibi aktığı ve dünyayı omuzlarında taşıyabileceğini sandığın o coşkulu gençlik çağlarına savurur. Bu gençlik çağlarını kaybettiğinde, geçen ömrün hakkında ne demek istersin?

Hayallerin, tutkuların, erişilmez görünen hedeflerin ve dünyayı değiştirme arzusunun hüküm sürdüğü o gençlik yılları da birer birer geride kalır. Gün gelip de takvim yaprakları tükenmeye başladığında, dizlerinin bağı çözülür, beden toprağın çekimine ve meyline karşı koyamaz hale gelir. Bütün bunları düşündüğünde, geçen ömrün hakkında ne demek istersin?

Gözlerin buğulanıp adımların yavaşladığında, ne çocukluğun o saf neşesi kalmıştır elde ne de gençliğin o mağrur kuvveti. Vakti gelip de ihtiyar bir çınar gibi yapraklarını dökmeye başladığında, her şeyin başladığı yere doğru çekildiğini hisseder ve çaresizce durup beklersin. İşte tam burada durup, geçen ömrün hakkında ne demek istersin?

O an, geçen ömür için söylenecek kaç cümle kalır elinde? Yutkunduğun, boğazında düğümlenen kelimelerden hangisi senin bu uzun hikâyeni tam olarak anlatmaya yeter? İnsan, bir ömrün özeti olan bu hüzünlü, yalın ve kaçınılmaz hakikatin karşısında durduğunda, bütün unvanlarını, bütün iddialarını ve bütün kibirlerini kapının dışında bırakarak, sadece kendi kalbinin yankısıyla ve o büyük sessizlikle baş başa kalır. Bu baş başa kalışla kaldığında,  geçen ömrün hakkında ne demek istersin?

Yakup Döğer

Yazarımızın Diğer Yazılarını Okumak İçin Lütfen Bu Linki Ziyaret Ediniz.

Mirat Haber – YouTube

 

Yorumlar
  1. Ömer Faruk dedi ki:

    Her zamankinden farklı bir yazı kaleme almışsınız, çok ta iyi yapmışsınız Nefsimize ölümü hatırlattınız sağolun. Mutluluk, umut, üzüntü, özlem, pişmanlık, keşkeler vb. şeyler herhalde hayatın olmazsa olmazları, Belkide bunlar ne kadar çok ise geçen ömür o kadar tatmin ediyor. Tabiki hiçbiri hayatımızı anlatmaya yeterli değil. O yalnızlık ve sessizlıkle başbaşa kaldığımızda başımızı iki elimiz arasına alıp Hakka yönelmekten başka çaremiz yok tabi Hak murad ederse.. Rabbim yar ve yardımcımız olsun..

  2. Yakup Döğer dedi ki:

    Ömer Faruk, teşekkür ederim kardeşim. Allah razı olsun. Dünya hayatının koşuşturması, hengamesi bize hiç unutmamız gerekenleri unutturuyor çoğu zaman. Rabbimiz cümlemizin yar ve yardımcısı olsun.