islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
44,8573
EURO
52,8184
ALTIN
6.966,26
BIST
14.587,93
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
17°C
İstanbul
17°C
Az Bulutlu
Pazartesi Açık
18°C
Salı Çok Bulutlu
19°C
Çarşamba Yağmurlu
13°C
Perşembe Hafif Yağmurlu
14°C

HAYATA ÖLÜM DÖŞEĞİNDEN BAKABİLMEK

HAYATA ÖLÜM DÖŞEĞİNDEN BAKABİLMEK
19/07/2025 10:00
A+
A-

Sözlerin en güzeli, imanlı insanlar için en müessir ve kalıcı olanı, hiç şüphesiz, Allah’ın Kitabı Kur’ân’ın âyetleridir.

Şimdi, geliniz, kafa ve gönül birlikteliği içinde Naziat Sûresi’nin sondan on üç âyetini beraberce dinleyelim:

NAZİAT SÛRESİNDEN

Karşı konulmaz büyük felaket olan yeniden diriliş günü gelip çattığında, o gün insan, uğrunda gayret sarfedip yaptığı her şeyi hatırlayacak.

Cehennem de onu görmeye mahkum edilenlerin karşısına getirilecektir. Çünkü kulluk sınırlarını aşıp, başına buyruk olup azgınlaşan ve de yalnızca dünya hayatını tercih edip hedefleyenlerin varacağı yer, o Cehennem’dir.

Ama, Rabbinin yüceliğinden korkanların ve nefislerini ilâhî yasaları çiğnemekten alıkoyanların barınağı da Cennet’tir.

(Ey Peygamber!) Şimdi, sana o büyük felaketli diriliş gününü, ne zaman gerçekleşecek diye soruyorlar. Sen, onun hakkında ne söyleyebilirsin ki? Ona ilişkin bilgi, Rabb’inin katındadır. Sen, ancak o günden korkanları uyarıcısın.

O günü görüp yaşadıklarında, kendilerinin dünya hayatında sanki bir akşam veya kuşluk vakti kadar yaşamış olduklarını anlayacaklar.”

KUŞLUK VAKTİ

Anlamlarını aktardığımız âyetlerin sonuncusunu bir daha sunalım!

O günü görüp yaşadıklarında kendilerinin dünya hayatında sanki bir akşam veya kuşluk vakti kadar yaşamış olduklarını anlayacaklar.”

Hayat kitabımız Kur’ân-ı Kerim, dünya mallarının bütününü “az bir meta” olarak tanımlamaktadır. Âhiret penceresinden bakıldığında, dünya hayatının da akşam veya kuşluk vakti ya da yarım veya bir gün gibi algılanacağını açıklamaktadır. (Naziat, 46; Mü’minun, 113)

Bu gerçeği, kısmen de olsa, bizler de kavrayabiliriz.

Yaş gruplarımıza göre, fikir ayaklarımızı kullanarak, hatırlayabildiğimiz ölçüde on, yirmi, otuz, kırk, elli yıl maziye dönelim ve yaşadığımız hayatı değerlendirelim. Bir akşam veya kuşluk vakti gibi görülmeyecek mi?

Düşünce ayaklarımızla bir de yirmi, otuz yıl hatta elli, altmış yıl sonrasına, ölüm döşeğine veya kabir kapısına gidelim. Oradan geriye dönüp baktığımızda, dünya hayatımız bize yarım veya bir gün gibi görülmeyecek mi? Zaten mazi geçmiş, gelecek meçhul ve hayat yaşanılan andan ibaret değil midir?

Peki, nedir bu Yaratan’a ve O’nun yasalarına göre programlanmaksızın gafletle yaşanan hayatlar?

NEDİR BU DERİN GAFLETLER

Peki, nedir bu yalanlar, jurnaller, iftiralar?

Nedir bu zulümler, entrikalar?

Nedir bu mallar uğruna verilen kavgalar, oluşturulan çeteler, mafyalar?

Ölüm döşeğinden, kabir kapısından bakıldığında bir sinema filmi kadar kısacık olduğu görülebilecek bir hayat için mi?

Kaldı ki, bu kısacık hayatın uzunca bir sorgulaması olacak, azapları veya armağanları ile karşılaşılacak…

Bütün bunlardan önce de hasretleri yaşanacak, sınırsız pişmanlıklar duyulacak…

KUR’ÂNDAN UYARI

Son nefes kişinin boğazına gelip düğümlendiğinde, tedavi edip kurtaracak bir doktor yok mu, diye sorulur.

Ölüm sancıları içinde kişi de artık ayrılık vaktinin gelip çattığını anlar.

Artık (geç kalınmış bir pişmanlık içinde) gidiş Rabb’inedir.” (Kıyame 26-30)

Biricik hayat önderimiz Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav), şöyle buyurdu:

Ölen hiçbir kişi yoktur ki, pişmanlık duymasın.

Sahâbiler sordular:

– Ya Resûlallah, kişinin duyacağı pişmanlık nedir?

İyi işler ve hayırların sahibi kişi, amellerini niçin artırmadığına; kötü amellerinin sahibi kişi ise, niçin kötü işlerini bırakıp tövbe etmediğine pişman olur. (S.Tirmizi, Hadis No: 2405)

Devamı edecek

Ali Rıza Demircan

İSLAMİ HABER “MİRAT”  -YOUTUBE- 

YAZARIN DİĞER YAZILARINA ULAŞMAK İÇİN BURAYA TIKLAYINIZ 

 

 

ETİKETLER: ÜSTMANŞET, yazarlar
Yorumlar
  1. Hakan dedi ki:

    Muhateşem bir yazı olmuş!