islami haberortadoğu haberlerimirat analizmirat tv
DOLAR
18,5710
EURO
18,5713
ALTIN
1.030,01
BIST
3.458,03
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
20°C
İstanbul
20°C
Az Bulutlu
Çarşamba Az Bulutlu
20°C
Perşembe Az Bulutlu
20°C
Cuma Hafif Yağmurlu
20°C
Cumartesi Az Bulutlu
21°C

Hayvanlara karşı görevlerimiz III

Hayvanlara karşı görevlerimiz III
26.08.2017
A+
A-

Allah şanını artırsın, Peygamberimiz, Mekke’nin fethi günü yavruları memelerine yapışmış bir köpeği ve Veda haccı yolculuğu sırasında vücûduna ok saplanmış yaralı bir ceylanı gördüklerinde, rahatsız edilmemeleri için başlarına birer görevli koydurmuştur. ( Nesâî Menâsik 78, A. Köksal, İslâm Tarihi, 8/212)

Kur’ân ve Sünnet ışığında bizim için yaratıldıklarına ve bazı özelliklerine değindiğimiz hayvanlara karşı vazifelerimiz de vardır.

Öldürme hakkı yalnızca Allah’ındır. Hayvan da olsa hiçbir canlıyı öldürme yetkimiz yoktur. Rahmeti çok Rabbimiz hayvanları bizler için yaratmış, bazı türlerini keserek veya avlayarak yararlanabileceğimizi bildirmiştir. Biz ancak O’nun verdiği izinle ve Elçisi Hz. Muhammed’in açıkladığı şekilde işlem yapabiliriz; Besmele çekip Tekbîr getirir böylece kulluk bilincimizi pekiştirerek usulüne uygun bir şekilde kesim yaparız ve av hayvanımızı salarız.

Allah’ın yaratıcılılığına inanmayan veya hayvanın O’nun verdiği izinle öldürülebileceğini kabul etmeyen kişinin eylemi, -insan öldürme gibi- cinayettir. Kestiği ve avladığı hayvanın etini yemek de haramdır.

Kesim ve avlanma ruhsatı verilenlerin dışındaki hayvanların öldürülmesi yasaktır. Örneğin Peygamberimiz dişleri, gagaları ve pençeleriyle öldürücü hayvanların ve kuşların avlanılmasını ve etlerinin yenilmesi ve derilerinin kullanılmasını yasaklamıştır.

Sevgili Peygamberimiz hayvanların bir yerde kapalı tutularak veya aç bırakılarak öldürülmelerini de yasaklamıştır.

Peygamberimiz tıbbî bir amaçla kurbağa öldürüp öldürmeyeceğini soran kişiye, ”Onların vakvakları Allah’ı tesbîhtir.” gerekçesiyle onay vermemiştir.

Öldürülmeleri onaylanabilecek hayvanlar fıtratları bozularak ölümcül saldırıda bulunabilecek olanlardır.

Hayvanları gereksiz olarak öldürmenin sorumluluğu, azaba uğratacak şekilde büyüktür. Peygamberimiz hapsederek ölümüne sebep olduğu kedisinden ötürü bir kadının kabir azabına uğratıldığını bildirmiştir. O, sebepsiz öldürülen serçenin Allah’ın huzurunda, katili aleyhine dava açacağını duyurmuştur.Onun kendisini ısıran karınca sebebiyle karınca yuvasını yaktıran bir Peygamberin, Rabbimiz tarafından şöylece yerildiğini de dile getirmiştir:

Seni ısıran bir karınca sebebiyle beni tesbîh edip yücelten bir topluluğun canına mı kıydın?”

Verilen örnekler ışığında doğal çevreyi kirleterek, ekolojik dengeyi bozarak ve çıkar hırsıyla avlanarak ölümlerine sebep olduğumuz hayvanlardan sorumlu olacağımızı söyleyebiliriz.

Yapılan açıklamalar, hayvanların hayatlarına saygı duyulması gereğini, öldürme hakkının yalnızca Allah’a özgü olduğunu göstermektedir.

1- Hayvanlara Merhametli Olmak

Hayvanlara karşı temel görevlerimizden biri de merhametli olmaktır. Çünkü Peygamberimiz, “Can taşıyan her bir varlığa acımaktan ötürü sevaplandırılırsınız” buyurarak ahlâkî atılımlarımızı hayvanlara da yönlendirmiştir.

Allah şanını artırsın, Peygamberimiz, Mekke’nin fethi günü yavruları memelerine yapışmış bir köpeği ve Veda haccı yolculuğu sırasında vücûduna ok saplanmış yaralı bir ceylanı gördüklerinde, rahatsız edilmemeleri için başlarına birer görevli koydurmuştur. ( Nesâî Menâsik 78, A. Köksal, İslâm Tarihi, 8/212)

O, önceki ümmetlerden olup bir köpeğin susuzluğunu gideren fahişenin günahlarının bağışlandığını bildirmiş ve bizim için de bağışlanabileceğini müjdelemiştir. (Buharî, Enbiya 54)

Peygamberimiz,bir soru üzerinekediartığının pis olmadığını açıklamış ve bu hükmünü kedinin ev halkından olduğu yargısıyla gerekçelendirmiştir. (Ebû Dâvud, Tahâre 38)

Onun merhamet çizgisinde yetiştirdiği sahâbîlerinden Hz. Enes söyle anlatıyor:

“Yolculuk sırasında bir mola verdiğimizde hayvanlarımızın bakımı ve rahatlarını sağlamadan ibâdetimizi bile yapmazdık.”(Buhari, Edeb 77)

Onun yetiştirdiği bir diğer arkadaşı olan Adî b. Hatem de karıncalara ufalayarak ekmek serper ve şöyle derdi:

Onlar bizim komşularımızdır, üzerimizde hakları vardır.” (Üsdül-Ğabe, 4/10)

Konakladığı bir sonraki yerde, üzerinde gördüğü karıncayı, arkadaşlarından koparıldığı için üzülmüştür gerekçesiyle ilk konaklama yerine dönerek bırakan mâna eri de, bizim medeniyetimizin insanıdır.

Şanlı Peygamberimiz, sahâbî Usâme b. Zeyd’e ve onun şahsında biz müminlere de şöylece öğüt vrmiştir.

Aç canlıyı dikkatle izle. Zira Kıyamet günü, şikâyet edilirsin.” (Nesâî, Dahâya 42)

İslâm ümmeti böyle bir terbiyenin varisi olduğu için Medeniyetimizde hayvan ve kuş vakıfları ve de hastahaneleri kurulmuş, cami duvarlarına kuş evleri yapılmıştır.

Bölümümüzü, koyunumu keserken ona acıyorum diyen bir sahabiye Peygamberimizin sözleriyle noktalayalım:

Ona merhamet edersen Allah da sana merhamet eder.” (M. Zevâid/32)

2- Hayvanlara Acı Vermemek

Merhametli olma görevimizi gereğince yapabilmek için onlara acı verilmemesi de gerekir.Onlara acı vermemek için ilişkili olduğumuz hayvanların yavrularına ilişmemek, onları aç bırakmamak, taşımakta zorlanacakları yükü vurmamak, yoracak şekilde çalıştırmamak, yavrularını beslemelerine engel olacak şekilde onları sağmamak gerekir. Bazı örneklerle konumuza açıklık getirelim:

Sevgili Peygamberimiz, yavruları alındığı için çırpınan serçecikten ötürü sahâbîlerini yermiş ve onlara şöylece çıkışmıştır.

Yavrularını alarak bu kuşa kim acı verdi? Veriniz ona yavrularını.” (et-Tac 5/18)

Merhamet yüklü şahsiyetini görünce gözleri dolarak inlemeye başlayan deveyi okşayarak sükûnete erdiren Peygamberimiz, huzuruna çağırdığı deve sahibini de yerici bir üslûpla şöylece uyarmıştır:

Allah’ın sana ihsan buyurduğu bu hayvanın haklarını çiğnemekten dolayı Allah’ın azabına uğramaktan korkmuyor musun? Bak, hayvancağız kendisini aç bıraktığını ve yorduğunu bana şikâyet ediyor. (et-Tac 4/353)

Şanlı Peygamberimiz, keçisini sağmakta olan kişiye de şöylece öğüt vermiştir:

Keçini sağınca, yavrusunu besleyebilmesi için geride süt bırak.”

O, hayvanlara acı verilmemesi için sağım yapanların tırnaklarını kesmelerini de öğütlemiştir. (M. Zevaid 8/196)

Gelişen Olaylara İslami Bakışın Adresi

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.