LAİKLİK KALKARSA NE OLUR? “Laiklik kalkarsa ne olur?” sorusu, son yıllarda Türkiye’de en çok tartışılan başlıklardan biri hâline gelmiştir. Kimi insanlar böyle bir değişikliğin özgürlükleri ortadan kaldıracağını düşünürken, kimi insanlar ise bunun toplumun inançlarıyla daha uyumlu bir düzenin önünü açacağını savunmaktadır. Ancak meseleye İslami açıdan bakıldığında sorulması gereken ilk soru...
BİLGİNİN REHBERLİĞE DÖNÜŞTÜĞÜ İLAHİ KİTAP وَلَقَدۡ جِئۡنَـٰهُم بِكِتَـٰبࣲ فَصَّلۡنَـٰهُ عَلَىٰ عِلۡمٍ هُدࣰى وَرَحۡمَةࣰ لِّقَوۡمࣲ یُؤۡمِنُونَ Biz onlara, bilgi ile açıkladığımız, iman edenler topluluğu için yol gösterici ve rahmet olan bir kitap getirdik. (el-A`râf 7/52) Bilgi hiç bu kadar çoğalmamış ve insan hiç bu kadar yönünü kaybetmemişti. Bir önceki ayette...
EMR-İ Bİ’L-MA’RÛF VE ZULÜMLE MÜCADELE İslâm, insanı sadece namaz ve oruç gibi ibadetlerle değil, aynı zamanda adaletle de sorumlu tutar. Namaz kılan, oruç tutan bir Müslüman; aynı zamanda zalime engel olmak, mazluma sahip çıkmak ve hakkı savunmakla da yükümlüdür. Bu nedenle zulüm karşısında susmak, Müslümanın tavrı olamaz. Kimden gelirse gelsin,...
AYNALAR HEP BAŞKASINA TUTULUYOR Sohbetin yerini şikayet aldı. Farkında mıyız bilmiyorum ama artık iki kişi bir araya geldiğinde konuşma çok geçmeden şikâyete dönüşüyor. Çocuklardan şikâyet, gençlerden şikâyet, eğitimden şikâyet, ekonomiden şikâyet, trafikten şikâyet… Sanki konuşacak başka bir şeyimiz kalmadı. Artık birbirimize hatıra anlatmıyor, fikir paylaşmıyor, umutlarımızı konuşmuyoruz. Birlikte en çok...
CİHAD NİÇİN MÜFREDATTA OLMALI Cihada en olumsuz bakanlar toplumun ahlaken en düşük kişileri olan münafıklardır. Zira bu önemli ibadetin kapsamında Allah(c.c.) için candan, maldan, evlad-ü iyalden, eşten, dosttan ve alışılmış şeyleden vazgeçmek vardır. Ahlaki donanımını kemale erdiremeyen kimseler maddi olanı tercih ettikleri için cihad edemezler. Ubudiyet amacıyla yaratılan insan, bu...
HUD SURESİ’NDEN ÇAĞLARI AŞAN MANİFESTO: ZALİMLERE MEYLETMEYİN! Resulullah’ın (sav), “Hud Suresi beni yaşlandırdı” dediği rivayet edilir ki, Allah, seçtiği nebisine dahi, “emrolunduğun gibi dosdoğru ol” demiştir. Surenin özellikle 112 ve 113. ayetleri, bireysel ahlaktan toplumsal yapının inşasına, buradan da siyasi otoritenin sınırlarının tayinine kadar uzanan dehşet verici bir bildiri niteliğindedir....
ALLAH’IN KELİMESİ (HÜKMÜ) ZAMANI GELİNCE UYGULANIR Rabbimiz (st) Fussilet Sûresinde şöyle buyuruyor: “Andolsun biz Musa’ya Kitab’ı verdik, onda da ayrılığa düşüldü. Eğer Rabbinden bir söz/hüküm (kelime) geçmiş olmasaydı, aralarında derhal hükmedilirdi (işleri bitirilirdi). Onlar Kur’an hakkında derin bir şüphe içindedirler. Kim sâlih amel (yararlı iş) yaparsa bu kendi lehinedir. Kim...
ADALET Mİ, İHSAN/MERHAMET Mİ YÜCEDİR? İnsana sormuşlar: Nereden gelir nereye gidersin? — Bilmiyorum, gidiyorum işte; çiçekleri ezmeden, gönülleri incitmeden, kimseyi üzmeden… — Peki, nasılsın? demişler. — Bilmem, mahşerde, mizanda belli olur… demiş. İşte adalet tam da bu, çiçekleri ezmeden, gönülleri incitmeden ve kimseyi üzmeden yürünen yoldur adalet. Adalet, her bir...
YAZ MEVSİMİYLE ARTAN MÜSTEHCENLİK Yaz, güzel mevsim. Rabbimizin her nimeti gibi “mevsim” nimeti de -biz kirletmediğimiz sürece- güzeldir. Dört mevsimin kendince güzellikleri ve özellikleri vardır. İlkbahar ve yaz mevsimini sevmemize rağmen müstehcenler, soğuk nedeniyle kapanmaya mecbur kaldıkları için kış mevsimi son zamanlarda daha çok sevimli hale geldi. Geçtiğimiz günlerde, “Dostlarla...
ALGI, OLGU, BİLGİ VE KUŞATICI DÜŞÜNCENİN İNŞASI Günümüz toplumsal yapısında en derin kırılmalar, kendilerini “entelektüel”, “aydın” ya da “topluma öncü” olarak takdim eden kesimlerin ahlaki ve eylemsel tutarsızlıkları zemininde yaşanmaktadır. Büyük iddialarla ortaya çıkan, ancak pratik hayatta taşıdıkları değerlerin tam zıddı bir savrulma sergileyen bu figürler, toplum nezdinde telafisi güç...
DİLE NÜFUZ EDEN SİNSİ SEKÜLERLEŞME Kelimeler masum değildir. Her kelime, ait olduğu düşünce dünyasını da beraberinde taşır. Bir toplumun dilinden Allah’ın yaratması, takdiri, kudreti ve iradesini hatırlatan kavramlar çekildikçe, bunların insan zihnindeki canlılığı da zamanla zayıflamaktadır. Bu sebeple dildeki sekülerleşme, sadece kelimelerin değişmesi değil; aynı zamanda tevhit merkezli dünya tasavvurunun...
Ayıptır, Günahtır!.. DİYANET NEDEN TESETTÜR VE ZİNA HUTBESİ OKUTMAZ? Diyanet İşleri Başkanlığı’nın Ocak 2026 itibarıyla yurt içi ve yurt dışındaki toplam personel sayısı 143.632’dir. Diyanet, milletimizi İslam konusunda aydınlatmakla görevli tek resmî kurumdur. Batıcı laik devrimlerin darbesi altında şekillendiği için Diyanet, evlenme, boşanma ve miras yasaları başta olmak üzere İslamî...
İSLAMOFOBİ’YE KARŞI YEŞİL SAHA: ALMANYA A MİLLİ FUTBOL TAKIMI’NDA MÜSLÜMAN PANZERLER Geçmişin hatıraları bazen insanı hiç beklenmedik yerlerden yakalıyor. Geçenlerde televizyon karşısında oturmuş, Avrupa futbolunun nabzını tutarken, zihnim beni alıp Almanya’da yaşadığım yıllara (1967-1993), Ludwigshafen’in o çok renkli, çok dilli ve bol mültecili meşhur Hemshof mahallesine götürdü. Üniversiteye gittiğim o...
NATO BİZİ KORUR MU? Hatırlanacağı üzere 2015’te hem Cumhurbaşkanı Erdoğan, hem Başbakan Davudoğlu’nun, “Türkiye’nin sınırları aynı zamanda NATO sınırlarıdır” demeleri üzerine NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg’den “NATO Türkiye’ye asker göndermeye hazır” açıklaması gelmiş, inanılmaz bir pervasızlıkla Rusya’nın hava sahamızı ihlal etmesi dolayısıyla “çevik güç” oluşturulacağını hatırlatan Stoltenberg, bu askerlerin gerekli...
SOSYAL PROBLEMLERİMİZİN SEBEBİ NEDİR Böyle bir soru ile çoğu zaman karşı karşıya kaldığımızı söyleyebilirim. Bu durum, sadece şahsi değil, aynı zamanda toplumsal problemlerimiz için de geçerli. Aslında, burada kişi ve toplum arasındaki sarsılmaz ve köklü bir bağın varlığını dile getirmiş oluyoruz. Böyle önemli bir sorunun cevabını da, aslında iki boyutlu...
RAHATLIK TUZAĞINI TANIMAK Rahat bir hayat yaşamayı kim istemez? Geçim sıkıntısı çekmeden, bolluk ve kolaylık içinde, yorgunluktan uzak, acısız, ağrısız yaşamayı, hiçbir sıkıntı, üzüntü, kaygı ya da tedirginlik duymamayı; devamlı huzur ve esenlik içinde olmayı herkes ister. Çünkü yaratılışımızda acıdan kaçıp hazza yönelmek üzerine kurulmuş bir program var. Peki bize...
DOSDOĞRU OLMAK Kur’an-ı Kerim’de “dosdoğru olmak” (istikamet, dürüstlük, doğru yolda dimdik durmak) ile ilgili olarak Hud 112’de , açıkça doğrudan emir olarak şöyle denir: “Seninle beraber tövbe edenlerle birlikte, sana emredildiği gibi dosdoğru ol! Aşırı gitmeyin (haddi aşmayın). Şüphesiz O, yaptıklarınızı hakkıyla görmektedir.” Bu ayet, Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) şahsında tüm...