YAŞLILIK, BEDEN VE İRFAN: NASREDDİN HOCA FIKRALARI NEDEN SANSÜRLENEMEZ? Günümüzde popüler kültürün ve sterilize edilmiş çocuk kitaplarının bize sunduğu bir Nasreddin Hoca portresi var: Tonton, nur yüzlü, sürekli eşeğe ters binen, sevimli ama adeta etten ve kemikten soyutlanmış bir masal kahramanı… Oysa tarihî hakikat ve elimizdeki en eski Letâ’if-i Nasreddin...
AHLAK DIŞILIK VE ALDATMA HÂKİM BİR SİSTEM Mİ OLUYOR? Toplumların dürüst ve doğru bir hayat yaşaması son derece önemli. Çünkü bir arada yaşayan insanların birbirlerine destek olmayıp birbirlerini istismar edip birbirlerini aldatması, o toplumun çöktüğünü gösterir!.. Peki, o hâlde neden toplum tam olarak çökmüş değil?.. Bunun da sebebi, hâlâ o...
ADALETİN TERAZİSİ VE KUL HAKKI Bir toplumda huzur istiyorsak adalet olacak. Emanet, işi yapabilecek olana verilecek. Hak yenmeyecek, hukuk çiğnenmeyecek. Ama gelin görün ki bazen öyle şeylerle karşılaşıyoruz ki insan ister istemez düşünüyor: Biz ne ara bu hâle geldik? Doğruyla yanlışın, haklıyla haksızın, dürüstlükle çıkarcılığın birbirine karıştığı bir dünyada yaşıyoruz....
İNSAN HÜR DOĞAR, ÖZGÜR ÖLÜRSE HÜSRANA UĞRAR İnsan dünyaya geldiğinde herhangi bir siyasi düşüncenin, ideolojinin, ekonomik düzenin veya toplumsal anlayışın mensubu değildir. Henüz kendisine öğretilmiş doğruları, benimsetilmiş yanlışları ve sorgulanamaz kabul edilen düşünceleri tanımaz. İçine doğduğu toplumun kurallarını kendisi belirlememiştir. Fakat insan, akletme, düşünme, sorgulama ve tercih yapabilme kabiliyetiyle yaratılmıştır....
DÖNÜŞÜM SÜRECİNDE NECİP FAZIL Tam otuz yıl saatim işlemiş ben durmuşum; Gökyüzünden habersiz uçurtma uçurmuşum. Çocukluk dönemi, pek çok kişiye oyuna ve eğlenceye doyamadığımız, sorumsuzca geçirdiğimiz anları hatırlatır. Necip Fazıl için de Abdülhâkim Arvasî ile karşılaşmadan önce yaşadığı ilk otuz yılı çocukça heveslerle zamanını geçirdiği, aynı zamanda manevi arayışına hazırlandığı...
İSRAİL’DE SEÇİME DOĞRU! İsrail seçimlerine 15 gün gibi kısa bir süre kaldı. ABD’deki ara seçimler de bundan bir hafta sonra. İsrail’de 38 yıl sonra ilk kez olağan zamanında bir seçim yapılacak; tabii yapılabilirse. İktidar partisi Likud 53 yıl önce kuruldu ve 1977’den bu yana 39 yıldır iktidarda, sadece 10 yıl...
YAŞAMIN İNŞA EDİLDİĞİ SİLAH Kuran-ı Kerim Saff suresi 4. ayeti şöyledir: اِنَّ اللّٰهَ يُحِبُّ الَّذ۪ينَ يُقَاتِلُونَ ف۪ي سَب۪يلِه۪ صَفًّا كَاَنَّهُمْ بُنْيَانٌ مَرْصُوصٌ “Allah kuşkusuz kenetlenmiş bir yapı gibi saf bağlayarak uğrunda çarpışanları sever.” Savaşta koordineli taktiklerin, bir bütün olarak davranmanın önemi, muharebe taktiklerinin önemi burada vurgulanıyor. Elbette bu taktikleri belirleyen...
İHTİRAS: KAZANMAK İSTERKEN KAYBETMEK İnsan, istek ve arzularının peşinde koşarken çoğu zaman neleri kaybettiğini fark edemez. Daha fazlasını elde etme isteği ise başlangıçta insana güç verir; onu çalışmaya, üretmeye ve kazanmaya yöneltir. Ne var ki bu arzu, ölçüsünü ve dengesini kaybettiğinde, önce insanı açgözlülüğe sevk eder, sonra da onun hayatını...
MÜSLÜMANSA ÂDİLDİR Bir şeyi olması gereken; layık olduğu yere koymaktır. Ulûhiyet ve Rububiyeti Allah Teâlâ’ya tahsis etmek, ubudiyeti/kulluğu insana has kılmak, Yüce Allah’tan başkasına ibadet ve mutlak itaat etmemek, O’na hiçbir varlığı şirk koşmamak adalettir. İtikatta, amelde ve ahlakta orta yolu tutmak; tevhid üzerine olmaktır. Mücerret rey yerine Kur’an ve...
YALNIZ YAŞAYAN VE YALNIZ ÖLEN ADAM Ebû Zer, İslâm tarihinde infâkı ön plana çıkarıp sosyal düzene en keskin itirazları yöneltmiş ve doğru sözlülüğüyle tanınmış bir adâlet savaşçısıdır. Onun bu özelliği Hz. Peygamber’in diliyle şöyle tanımlanmıştır: “Gökkubbenin altında, yer kürenin üstünde Ebû Zer’den daha doğru sözlü kimse yoktur.” Ne var ki bu doğru...
DAVUT’DAN SÜLEYMAN’A ERDOĞAN’IN YOLU KÜRESEL KUŞATMANIN KARŞISINDA BİR MEDENİYET MÜCADELESİDİR Tarih, sadece insanlığın geçmiş köklerinden kopuk sadece yaşanılan çagın bugünlerinden ibaret değildir; zihniyetlerin, medeniyetlerin ve hak ile batılın amansız çatışmasıdır. Osmanlı gibi bir cihan devletinin çökertilmesi ve Batı merkezli “vahşet medeniyeti” tarafından sınırları daraltılmış bir sistemin inşa edilmesi, batı zihniyetinin...
DİN, BİLİM, KEHANET, MİTOLOJİ BİRBİRİNE KARIŞINCA İnsan olmadan mü’min olunmaz. Her insan da mü’min değildir. Ahlak temelli iman, iman temelli ahlak bizi eşref-i mahlûkat, ekmel-i mahlûkat, zübde-i kâinat yapar. Değilse o insan kılıklı mahluk “bel hüm edall” da olabilir; Şeytan’ın, domuzun ya da maymunun insan kılıklı formuna da dönüştürülebilir. İşte...
MÜSLÜMAN HÜRDÜR, SEKÜLER İNSAN ÖZGÜRDÜR İki Kavram, İki İnsan Tasavvuru Müslüman hürdür; modern seküler insan ise özgürdür. Bu cümlede “hür” ve “özgür” kelimelerini günlük Türkçedeki sözlük anlamlarıyla birbirinden ayırmıyoruz; çünkü iki kelime dilimizde çoğu zaman birbirinin karşılığı olarak kullanılmaktadır. Buradaki ayrım kavramsaldır ve iki farklı insan, hayat ve otorite anlayışını...
VELAYET/SİYASETTE İSLAM ŞARTTIR İslâm, Allah Teâlâ’nın gönderdiği gibi varlığını korumaktadır. Hiçbir değişikliğe uğramamıştır. Allah’ın kemale erdirdiği bu dinin dışındaki hiçbir din Allah katında makbul değildir. Peygamberlerin getirdiği bütün dinlerin ortak adı İslâm’dır. Bu bağlamda şu tespit çok önemlidir: Allah’ın peygamber gönderme lütfu, Hz. Âdem’le başlamış ve Hz. Muhammed (s.a.v.)’le de...
KUR’AN’DA TOPLUMSAL NÜFUZ VE HAKİKATE DİRENÇ قَالَ ٱلۡمَلَأُ مِن قَوۡمِهِۦۤ إِنَّا لَنَرَىٰكَ فِی ضَلَـٰلࣲ مُّبِینࣲ Kavminin ileri gelenleri, “Biz seni açık bir sapıklık içinde görüyoruz.” dediler. (el-A`râf 7/60) A‘râf sûresinin 60. ayetinde Hz. Nûh’un tevhid ve uyarı çağrısına ilk cevap kavminin önde gelenlerinden gelir: “Kavminin ileri gelenleri, ‘Biz seni...
DÂVÂYI MENFAATE DÖNÜŞTÜRMEK İnsan ilişkilerinin temelinde güven vardır. Güven varsa dayanışma vardır, yardımlaşma vardır, kardeşlik vardır. Güven varsa insan, kapısını açar; malını emanet eder; sözünü dinler; elinden tutar. Fakat güven istismar edildiğinde yalnızca bir insanın malı veya itibarı zarar görmez. Toplumun ortak güven duygusu da yara alır. Hele bu güven,...
TÜM ANNELERE İyi bir anne sabırlı olmalıdır, derler. Oysa anneliğin sabır sınavı, yalnızca yemeğini döke saça yemeye çalışan bir çocuğa gösterilen tahammül değildir. Sabır, bazen çocuğun aynı soruyu defalarca sorduğunda, gelişim süreci akranlarından geri kaldığında, bir hatasını düzeltmek için zamana ihtiyaç duyduğunda devreye girer. Anne o an şöyle düşünmelidir: “Sabretmezsem...
SÖZ, KALEM VE İTİKAT Yeryüzünde var olan her şey, mutlak manada kendine özgü bir renge sahiptir ve bu renk, yaratıcısı tarafından takdir edilmiştir. Bu takdir ediliş, canlı cansız bütün yaratılmışları kuşatır. Üstelik bu renk, yalnızca cismani varlığın dışa yansıyan fiziki görüntüsünden ibaret değildir, fıtratın rengi de aynı öze dayanır. Allah,...