Geçen hafta yazdığım; “15 Temmuzla Paralel Yapı Çökertilirken Paralel Din Devam Ettiriliyor” yazımda şöyle demiştim: “Fetö lideri Fethullah’ın paralel dini ile bunların dinî anlayışında bir fark yok. İkisi de ölenlerin ruhaniyetleriyle işi götürüyor. Ayrıca bunlarda “Yaşayan veli, kınındaki kılıç gibidir. Ölünce kınından çıkmış kılıç gibi olur” inancı da hâkimdir. Yani...
İbn Haldun (d:1332,Tunus-ö:1406,Kahire) üstadımızın kitapları, Kurtuba’da cayır, cayır yakılıyor. İlim, irfan, din adına sergilenen bu utanç tablosu karşısında üstadın talebeleri ağlıyorlar. İbn Haldun talebelerine dönüp teselli mi ediyor, ince ince anlamlı bir mesaj mı veriyor? takdir ve değerlendirmesi sizlerin idrakine yakışır. “Evlatlarım ağlamayın! eğer ümmetin haline, ilmî liyakat ve hezeyanına...
Şu son hafta içinde “Ak Partinin Yaptıklarını da Unutmayalım” başlıklı bir yazı yazmış, gerçekten önemli olan devrimsel uygulamaları hatırlatmıştım. AK PARTİ’NİN YAPYIKLARINI DA UNUTMAYALIM *** “Kemalizm’in Türkiye’de istediği ‘makbul vatandaş’ formatı yeni dönemde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından paramparça edildi. “ başlığı ile ENSON Haber sitesinde yer alan haber/yorum üzerine...
27 Şubat’ta Abdullah Öcalan’ın çağrısı, 12 Mayıs’ta PKK’nin silahları bırakacağı kararı ardından 11 Temmuz’da da silahların yakılması ile Türkiye, yeni bir döneme girdi. Naman Bakaç indyturk adına kısaca beş maddede bu gelişmeyi nasıl karşıladığımı sordu. 2013’teki “çözüm süreci”ni desteklediğim gibi şimdikini de can-u gönülden destekliyor, çok hayırlı bir adım atıldığını...
Milletlerin hayatını tarihten okuyor ve onların bozuluş ve çöküş sebeplerini bir “hikaye” gibi görüyor ve üzerinde düşünmüyoruz. Halbuki hikayeler, bir kişi veya toplumun varlık sebebi ile yaşadığı hayat arasındaki gerçeğin, doğruluk veya yanlışlığına işaret etmektedir. Hikayelerimizden ibret almak: Bizim de toplum ve medeniyet olarak bir hikayemiz var. Acaba, bir bu...
İnsanoğlu, yalnızca et ve kemikten ibaret bir beden yahut irâdeden yoksun davranış kalıplarına indirgenmiş bir varlık değildir. Onu insan kılan, iradeli yönelişidir; yani niyetidir. Niyetin menşei ise kalptir; kalp, ruhun komuta merkezidir, nefsin mihveri, aklın yönünü tayin eden özdür. Kalbin yöneldiği istikamet, insanın hayat serüvenine istikamet çizer. Çünkü kalp, yalnızca...
NEDİR BU DERİN GAFLETLER Peki, nedir bu yalanlar, jurnaller, iftiralar? Nedir bu zulümler, entrikalar? Nedir bu mallar uğruna verilen kavgalar, oluşturulan çeteler, mafyalar? Ölüm döşeğinden, kabir kapısından bakıldığında bir sinema filmi kadar kısacık olduğu görülebilecek bir hayat için mi? Kaldı ki, bu kısacık hayatın uzunca bir sorgulaması olacak, azapları veya...
Devletin işleyişi ile ilgili ister ulusal ister uluslararası; Kim ne plan yaparsa yapsın! Kimler ne entrikalar çevirirse çevirsin! Devlet nezdinde sözü ve gücü olan mihrakların hesapları ve hedefleri ne olursa olsun! Bugüne kadar son sözü Recep Tayyip Erdoğan söylemiştir ve söylemeye de devam etmektedir! Söyledikleri idari, iktisadi, askerî ve sosyal...
Kardeşlik; kan bağı, nesep bağı, inanç ve duygusal bağla ilişkilendirilen bir yakınlığı ifade eder. İnsanlar, ya bir anne ve babadan mütevellit kan kardeşidir ya da inanç ve gönül bağı sebebiyle beşerî münasebetlerde mecazi anlamda kardeştirler. Kan bağı ile oluşan kardeşlik bir tercih değildir. İlahi kanun gereği hiç kimse annesini, babasını,...
Sözlerin en güzeli, imanlı insanlar için en müessir ve kalıcı olanı, hiç şüphesiz, Allah’ın Kitabı Kur’ân’ın âyetleridir. Şimdi, geliniz, kafa ve gönül birlikteliği içinde Naziat Sûresi’nin sondan on üç âyetini beraberce dinleyelim: NAZİAT SÛRESİNDEN “Karşı konulmaz büyük felaket olan yeniden diriliş günü gelip çattığında, o gün insan, uğrunda gayret sarfedip...
Günümüzde genellikle Müslümanların, dinî hayatlarını yaşarken ibadet konularında daha duyarlı ve dikkatli oldukları; ama ahlâkî konularda aynı duyarlılığı göstermedikleri müşahede ediliyor. Bu da ister istemez bazı kimselere, “Neden ibadetlerimiz, ahlak üretmiyor?” Kur’an ibadetlerin amacını “takva” olarak gösterdiği halde, neden bazı Müslümanlar, muttaki olamıyor, takvalı bir davranış sergileyemiyor? İbadetlerini eksiksiz yapmaya...
Bırakın ilmihal bilgisini, bugün Üniversite talebeleri Gusul abdestinin nasıl alınacağını bilmiyor. Tek Parti döneminde 29 Farz, 30 Farz, 32 Farz diye, tek A4 sayfa’nın bir yüzüne basılmış bir metin Pazar yerlerinde satılır, camilerde dağıtılırdı. Bunlardan biri de “İslam Dini Nedir, 32 ve 54 Farz, Mevlüd’te Okunan Kaside’ler” adını taşıyordu. den...
Çok erken uyanmıştı. Yatakta bir iki dakika öylece bekledi. Saati kontrol etti. Yatağa girmesi ve uyanması arasında geçen süre çok azdı. Yeniden uyumayı denedi, olmadı. Kalktı, elini yüzünü yıkamadan mutfağa gitti. Bunu uykusu kaçmasın diye yapmıştı. Bir bardağa su doldurdu, sandalyeye oturdu ve suyu içti. Elini alnına götürdü. Alnında dolaştırdı...
“İsm-i Âzam”, sözlük anlamıyla “En büyük/yüce isim” demektir. Aslında Allah’a nispet edildiğinde Allah’ın bütün isimleri –aralarında bir fark gözetmeksizin– büyüktür. Bütün isimler Allah’ın farklı bir vechesinin/fiilinin tecellîsidir ve hepsi tek bir hakîkate işâret etmektedirler. Ama bu temel gerçekliğe rağmen, bu isimlerden bazıları diğerlerinden kapsayıcılık bakımından daha çok öne çıkmaktadır. Bu...
Babasını tanıyorum, kendini, Aziz oğlu Ahmet Nesin’i uzaktan izliyorum.. Matematikçi biri. Bir “Matematik köyü” kurmuştu.. Şimdi yurt dışında, iktidar ittifakı içinde yer alanlara sert eleştirilerde bulunuyor. başkalarını da eleştiriyor aslında.. İdealist biri. Nesin Köyü, aslında içiçe geçmiş 3 köy’den oluşuyor: Matematik, Sanat ve Felsefe Köyleri. Bu köy onlara göre gençlerin özgürlük,...
Günümüz İslam dünyasınin içinde bulunduğu durumla Kur’an’ın müslümanlara ilişkin yaptığı tasviri bir araya getirdiğimizde, neden böylesine trajik bir durumda olduğumuzu, neden hasımlarımız karşımızda zillet içinde bulunduğumuzu daha iyi anlarız. “Daha iyi anlarız”dan aslında demek istediğimiz “daha iyi anlayabiliriz”dir, çünkü hakikatte yüzlerce kere veya hergün Kur’an’ı okuyup da dilimizden düşürmediğimiz halde...
Hamd, varlığın sebebine, her şeyin mâbudu olan Rabb-i Kerîm’edir. Salât ü selâm, varlık nurunun mazharı, âlemlere rahmet olan Efendimiz Muhammed Mustafâ’ya, onun pak âline ve ashâb-ı güzinine olsun. Ey gönül ehli kardeşim, bil ki: Kalp, insanda Mevlâ’ya açılan en büyük kapıdır. Bu kapı doğru yola meyleder, selim hâle gelirse; o...
A`raf sûresinin 9. ayetinde insanın dünya hayatındaki yolculuğu, mahşer meydanında terazinin başında neticelenen bir hesaba dönüşüyor. “Kimin de tartıları hafif gelirse…” cümlesiyle başlayan bu uyarı, sadece bir tehdidin değil, aynı zamanda insanın “ağırlığını” kaybetme ihtimalinin de habercisidir. Peki, “ağırlık” dediğimiz şey nedir gerçekten? Bu yazıda söz konusu ayet üzerinden aklımıza...